Hasan Ray

Hasan Ray

Ağlayarak gelen, gülerek gidiyor

Her defasında yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim…

Eskiden Şanlıurfa’ya atanan öğretmen, polis ve memurlar için kullanılan bir cümle vardı:

“Urfa’ya gelen ağlar, giden ağlar” diye bir cümle.

Katılıyorum bir zamanlar böyleydi…

Ya şimdi?...

Sanmıyorum… (Gelenin ağladığı kısım dışında)

Bana katılan da katılmayan da gidip Şanlıurfa’daki hastanelere baksın…

(Bakarken de fazla yorulacaklarını sanmıyorum. Çünkü zaten bir iki hastaneden başka gidecek yer bulamayacaklar…)

Yetersiz Yatak sayısı,

Yetersiz Hekim sayısı,

Yetersiz hemşire,

Yetersiz personel (Temizlik, güvenlik vs.),

Yetersiz Cihaz sayısı (Say say bitmez…) ile karşılaşacaklardır.

Yaptığımız haberlerde de defalarca bunları yazdık ama yazdığımızla kaldık… Bir tane babayiğit vekil,  bakan ya da bürokrat çıkıp ‘bu nedir ’diye sormadı…

Koskoca Şanlıurfa’da elde kalan iki üç özel hastane var.

Bu özel hastanenin biri ‘acil serviste mesai saati dışında SGK geçersiz’ deyip vatandaştan artı para alıyor.

Hal böyleyken gelen ağlıyor ama giden de ağlıyor.

Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Himmet Durgut, basınla bir araya geldiği toplantıda bir nevi isyan etti.

Sayın İl Sağlık Müdürü Himmet Durgut’un cesur açıklamalarından bazı cümleleri olduğu gibi veriyorum.

Bu cümleler gelenin neden ağladığını gidenin ise neden güldüğünü anlamak adına açıklayıcı olacaktır…

“Malum Urfa’da personel istihdamında sıkıntı var. Mecburi hizmetini tamamlayan personelimiz bir an evvel başka illere gitmek istiyor.

Sağlıkta şiddet bunu iyice körüklüyor. Dolayısıyla bu konuda biz hastalarımızdan biz biraz daha anlayış bekliyoruz, biraz daha tolerans bekliyoruz. Kesin olan şu ki biz onlar için varız, onlar için çalışıyoruz.

Şanlıurfa’da doğum oranları Türkiye ortalamasının 2 katı. Fakat çocuk servislerimiz, yeni doğan servislerimiz merkezde tek bir hastanede veriliyor.

Bunun çözümü için biz hızlıca, yarın da inşallah bununla ilgili bakanlıkta toplantımız olacak. OSM Hastanesinde ve eski fakülte binasında biz hızlı bir şekilde kadın doğum çocuk hizmetini vermeye başlayacağız ki birden fazla noktada hizmet verebilelim hem de ulaşılabilirliği sağlamış olalım. İnsanlar tek bir ulaşım vasıtasıyla kadın doğum hizmeti vereceğimiz yerlere ulaşabilsinler”

İnsanların kaçmasının sebebi aslında bir kısır döngüdür. Ankara şartlarında günde ortalama 50 hastaya bakan bir çocuk doktorumuz, burada aynı şartlarda yaklaşık olarak günde 200 hastaya bakıyor.

Bu çok yoğun bir iş demek, stres demek. Tabi sağlıkta şiddet de işin üstüne eklendiği zaman kimse gelmek istemiyor.

 Dolayısıyla personel sayısı az, gelene daha fazla iş yükü oluyor, böyle bir kısır döngü oluşuyor maalesef.”


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.