Metrolife
Novada

Bıçaklar saplandı bedenimize…

Benzin döküldü yakıldık…

Canavarca katledildik…

Özgecan öldü.

Geride biz kaldık, acısına biz gark olduk.

Üzgünüz,

Kederimiz sonsuz!..

Yüreğimizde fırtınalar kopuyor…

Toplum olarak bir travma yaşadık…

Bacımıza, kızımıza, yeğenimize, kuzenimize… Bize yapıldı!

Yapılabilirdi,

Ya da yapılabilir…

İnsan bedenine ve maneviyatına yönelik yapılan bu saldırı, toplum olarak bizi üzüntüyle beraber korku ve endişeye sevk etti.

Çok anne baba, iki yüz üç yüz metre mesafedeki okula çocuğunu servisle gönderme gayretine girdi, yalnız başına gönderemiyorlar.

Çocuklarını sokağa bırakamıyorlar…

Toplumsal bir sarsıntı yaşıyoruz…

Maalesef zihinsel ve ruhsal gelişimi bozuk kişiler olduğu sürece bu tür vakaların yaşanması olasılığı vardır.

Toplumla bütünleşememiş bireyler oldukça toplumsal norm ve değerlere aykırı davranışlar da olacaktır.

Bu nedenle toplum, bireyin sosyalizasyon sürecinin sağlıklı tamamlanması için gerekli koşulları sağlamak durumundadır.

Çünkü sosyalizasyon süreci insan gelişiminde önemli bir etkendir. Kişinin zihinsel, duygusal ve bedensel gelişimi ile içinde yaşadığı toplumun kültürel norm ve değerlerini öğrenerek sosyal bir varlık haline gelmesi bu süreçte gerçekleşir.

Bu bağlamda, günümüzde sosyalizasyon sürecini sağlıklı tamamlayamamış ve toplumla bütünleşememiş birey sayısının arttığına da dikkat edilmeli ve önemsenmelidir.

Toplumsal değerler ve kültüründen gün be gün uzaklaşan nesiller yetiştiriyoruz; ahlaki değerlerimizde yadsınamaz bir yozlaşma var.

Öyle ya, toplumsallıktan bireyciliğe doğru evirildikçe, birey sevgiyi, saygıyı, kadir kıymeti, hoşgörüyü, aile hukukunu, akrabalık hukukunu, sabrı, sebatı, tahammülü, paylaşmayı, bir arada yaşamayı nasıl öğrenecek?

Dürtülerine, duygularına, güdülerine hâkim olmayı nasıl öğrenecek?

Ancak, yaban hayattaki hayvanlar gibi sorumsuz ve vahşi güdülerle saldırıda bulunacak…

Yazık ki, kültür emperyalizmi toplumumuzda büyük tahribat yaptı. Emperyalistler tarafından hazırlanmış paket programlarla televizyon ekranlarına bağımlı hale getirildiği için akrabalık ve komşuluk ilişkileri unutuldu. Paylaşımdan ve dayanışmadan uzak, bireycilik ve bencillik hâkim oldu.

Aslında bu, bir toplumsal afettir.

Durumun ciddiyetini kavrayarak ve özümüze dönerek, manevi iklimi yeniden tesis edebilirsek, bu neviden kanımızı donduran vakalarla karşılaşmaktan kurtulabiliriz.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.