Metrolife
Novada

Her nerede bir zulüm varsa, ona bir insan olarak karşı durmalı.

Etnik ayırım yapmadan hepsinin acısını yüreğinde hissedebiliyor, hepsi için sesini yükseltiyorsan İnsansın…

Suriye'deki zulümde Arap, Kürt, Türk… Hepsi mazlum.

Hayır, sadece etnik olarak birini tutup, diğerlerini umursamıyorsan!.. Sana ne demeli?

Bakınız, sonradan türemiş din karşıtları bir tarafa, Arap, Kürt, Türk… Hepsinin inancı birdir. 

İnanç birliğinden ötürü bin yılı aşkın bir zamandır tek vücut gibidirler.

Tek vücut oldukları için birlikte oluşturdukları Osmanlı Devleti Cihan'a hükmetmiş, kâfirlerin, gücünün yettiğine zulüm etmesinin önüne geçmiştir.

 

Öncesinde İslam'ın güçlenmesi ile ilk dönemlerde fethedilen topraklarda İsrailoğulları ve Bizans'ın hakimiyetine son verilmesi ile İslam adaleti, şefkat ve merhameti hakîm kılınmıştır.

İslam coğrafyası olarak adlandırılan coğrafyamızda, Halife Hz. Ömer'in fethi ve daha sonrasında Selahaddin Eyyubi'nin fethi ile Kudüs de buna dahil olarak İslam adaletinden nasibini almıştır.

 

Fakat batı dünyası İslam'ın geniş bir coğrafyada egemen olması karşısında boş durmadılar. Hele Kudüs'ün Müslümanların olmasını hiç sindiremediler. Hıristiyanlar, Müslümanlar üzerine defalarca haçlı seferleri düzenlediler, yılmadılar. Dördüncü, besinci, altıncı... Derken dokuzuncu haçlı seferini düzenlediler. 

Her zaman yeni bir haçlı seferi her Batılının içinde bir ukdedir. 

“Siyasi mahfilleri, “spor barış ve kardeşliktir” sloganına rağmen spor karşılaşmaları dahil, her alanda fırsat buldukça maskeli bir haçlı seferini yürütmeye her an hazırdır. Haçlı savaşları, sömürge savaşları, siyonizm, eski sömürgecilik, yeni sömürgecilik, askeri sömürgecilik, iktisadi ve kültürel sömürgecilik, vs... Hepsi aslında aynı bütünün parçalarıdır. O bütünün adı ise, küfrün İslâm'a karşı birlikteliğidir.”

Bugün dahi aynı emeller içerisindeki Batının bilim ve teknikte ileri düzeyde yakaladığı gelişimle dünyaya hükmetmesi karşısında, Müslüman toplum ve devletlerin adeta hipnoz edilmişçesine uyuşuk bir durumda ve dünyadaki gelişimlerin gerisinde kalmalarının neticeleri yaşanmaktadır.

İnsanlık tarihinde bugüne değin görülmemiş barbarlıklara şahit olmaktayız.

Ne ilginçtir ki, insanlık vicdanına sığmayan tüm bu olaylar Müslümanlar arasında yaşanmakta.

Yazık ki, batının türlü hile ve oyunlarıyla birbirine düşürülmüş olan Müslüman toplumlar, gerçekliği idrak etmekten son derece uzak bir görünüm içindeler.

Peki, bu noktaya nasıl gelindi?

Bu soruya verilebilecek en net cevap, aynı inanca sahip olduğu halde fikren bölünmüşlüktür.

Bilinmelidir ki, bu çatışmalar ve parçalanmışlıktan Müslüman hiçbir topluma fayda gelmeyecektir. Aksine, parçalanıp küçülerek batının kölesi olacaklardır.

Bu durumdan kurtulmanın tek yolu ise tek ortak fikir İslam'da birleşmektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.