Novada

Nedendir bilemem ama bugün yazı yazmaya başlamadan önce aklıma küçük bir hikâyecik geldi.

Belki kıssa da diyebiliriz. Hani hisse almamız adına söylenmiş olan küçük anlatılar.

Ben kendi adıma hissemi aldım almasına, ancak siz sevgili dostların da bu hikâyecik ya da kıssayı bilmesi adına ekliyorum.

“Bir gün anne kurt yavrusunu ininden çıkartıp tepeye götürmüş. Aşağıdaki sürüyü göstererek:

 ̶  Bak evlat! Bunlar koyundur, etleri lezzetlidir, yakalamak da kolaydır demiş.

Sonra yavrukurt çobanı gösterip:

 ̶  Bu kim? Demiş.

Anne kurt:

 ̶  O çobandır, çok dikkat etmelisin ona demiş.

Bu sırada yavrunun gözü çoban köpeğine ilişmiş ve sormuş:

 ̶  Ya şu bize benzeyen nedir? Demiş.

Kurt derin bir oooof çekerek:

 ̶  O, bize benzeyip bizden olmayandır, asıl evimizi yıkan odur demiş.”

***

Sevgili Dostlar,

 

Günümüz insanlarını ne güzel tasvir etmiş değil mi?

Etrafımıza baktığımızda bize benzeyen ve hatta bizden sandığımız o kadar çok insan var ki…

Ama biz onları sadece dış görünüşleri ile bize benzetip, söylemlerine bakarak da bizden zannediyoruz.

Dıştan bize farklı gözüküp ama içten kendi sinsiliklerini, hinliklerini, cinliklerini planlayıp uyguladıklarını göremiyoruz.

Bunları düşman gibi görmediğimizden “Düşmanınızın silahı ile silahlanın” kutlu sözünü dahi dikkate alıp ona göre davranamıyoruz.

Çünkü bunlar Allah’ın lanetlediği münafıklardır.

Senden, benden gibi gözükürler ama bizden değillerdir.

Bir bakarsın en koyu Türkçü kesilir, bir bakarsın azılı Kürtçü

Bir bakmışsın laiklik savunucusu, bir bakmışsın ateşli şeriatçı

Bunlar için Mevlana:

 ̶  Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol demiştir.

 

Bize düşen dostu düşmanı iyi bilmek, ona göre tedbir almaktır.

Zaman münafıkların cirit attığı ahir zamandır.

Bizi yaratan yüce Allah(cc) bize hakikati ve doğru yolu hem yazılı Kur’an ile ve hem de örnek insan sevgili Peygamberimiz(sav) ile göstermiştir.

O halde kesindir ki, ölçümüz Kur’an ve Sünnettir.

Bu iki ipe sıkı sıkıya sarılıp tutunmadıkça cirit atan münafıklar dün olduğu gibi yine hinliklerini, cinliklerini yapacak; bu aziz milleti ayrıştırıp kutsal vatanımızı böldürüp parçalatacaklardır.

 

Bizlerde bölünüp parçalanmamak için iri olacağız, diri olacağız.

Yüz yıllardır emanet edilen bu topraklarda nasıl hür ve bağımsız yaşamış ve yaşıyor isek, bundan sonra da doğu/batı, Sünni/alevi, Türk/Kürt ayrımı yapmadan, bir ve bütün olarak aynı vatanda Al bayrağın gölgesinde dostları sevindiren düşmanları çatlatan birliktelikle yaşamaya devam etmeliyiz.

 

Sevgili Dostlar,

 

Yazacak elbette çok söz var ama şiir çok yazılan “sözlerin özüdür” diyerek sözü şiire bırakıyor, vatanını canından aziz bilen milletimi saygı ile selamlıyorum.

 

TEHLİKEDE VATAN

Bir gün Bitlis diğer gün Van

Ateş düşer can evime

Bitsin artık diye bu kan

El açarım hep rabbime

 

Elazığ’a ateş düştü

Yandı yurdun her bir yanı

Çekilsin gözlerde ki örtü

Bölecekler bak vatanı

 

Doğu, batı ayırmak ne?

Vatan bize emanettir

Sürmeyin öne bahane

Bu kalleşçe hıyanettir

 

Şanlı bayrak altında biz

Bağımsızız yüz yıllardır

Planlar kurun boş yere siz

Allah’ın da planı vardır

 

Birleşirken bütün batı

“Ayrılın” der bize, neden?

“Bunların cinlik fıtratı”

Diye demedi mi deden?

 

Halil, tehlikede vatan

Gün bir olma zamanıdır

Bil ki bedende dolaşan

 

Asil ecdadın kanıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.