Novada
  • 21.04.2016
Halil Manuş

Halil Manuş

Siz engelli adayı değil misiniz?

"Hanım etti, her ola, halayıh etti, kôr ola"

  Bu deyim Şanlıurfa’da kullanılmakta imiş. Köşe yazarlarından Mehmet Sadık ALİCAN almış “Engelli Urfalılık” başlıklı köşesine

  Hem bu deyim dikkatimi çekti hem de başlık dikkatimi çekti.

Yazıyı dikkatlice okuyunca deyiminde yerinde, başlığında yerinde olduğuna kanaat getirdim.

  Yazı içeriği Şanlıurfa’da ki tekerlekli basketbol maçları ile ilgili

  Bu arada süper lige çıkmayı başaran tekerlekli sandalye basketbol takımını ve tekerlekli sandalye basketbol takımını destekleyen Büyükşehir Belediyesi ‘ni tebrik ederim.

***

Sevgili Dostlar,

  Sahi millet olarak spor denilince neden ilk olarak futbol gelir aklımıza?

  Futbol bizim milli sporumuz mu?

  Neden ata sporumuz olan güreş, okçuluk, cirit, yüzme… sporları öne çıkartılmaz?

  Bunlara ilave olarak son yıllarda altın madalyalarla birincilik kürsüsüne çıkan ve bayrağımızı gururla dalgalandıran, istiklal marşımızı dünyaya dinleten tekvandocularımız, karatecilerimiz neden çocuklarımıza rol model olarak tanıtılmaz?

  Varsa yoksa futbol…

  Okullarımızda dahi Beden Eğitimi Dersi futbolsuz yapılamazmış gibi işlenmekte.

Bilimsel araştırmalarda “Çocukluk çağında İyi düzenlenmiş bir fiziksel aktivite programı çocuğun spor ile günlük aktiviteleri arasında bir denge sağlamalı” diye belirtirken, “Eğitim programı ile uyumlu bir şekilde düzenlenmiş fiziksel aktivite çalışmalarının eğitim ve öğretime olumsuz etkilerinin olmadığı” özellikle vurgulanmaktadır.

  Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı yeni eğitim öğretim yılında her öğrencinin bir spor dalında uzmanlaşacağı bir program hazırladıklarını açıkladı.

Gerçekten bu yerinde ve güzel bir haber. 

Düşünenleri ve uygulamaya koyacakları tebrik ederim.

***

  Hani başta belirttim ya yazının “Engelli Urfalılık” başlığı dikkatimi çekti diye.

  Engelli denilince bizler hemen hepimiz ya yürüyemeyen, ya gözleri görmeyen ya da kulakları duymayan insanları düşünür onlara engelli gözüyle bakarız.

  Gerçek bu mudur peki?

  O zaman gözleri görmediği halde verdikleri eserleri ortada olan Âşık Veysel’i, Cemil Meriç’i,  Kani Karaca’yı,  Eşref Armağan’ı hangi sınıfa dâhil edeceğiz?

Sahi şu soruyu sorsam sizler ne cevap verirsiniz:

  ̶  Okumayan, yazmayan, fikir üretemeyen kişileri engelli sınıfına koymuş olsanız hangi sınıfa girerler? 

***

Sevgili Dostlar,

  Sizler vereceğiniz cevabı düşünürken ben kendimi engelli insanlarımızın yerine koydum bir duygudaşlık(empati) yaptım. Sonuçta hepimizin birer engelli adayı olduğumuz gerçeği ile yüz yüze geldim. İstedim ki bu duygudaş yaklaşımım sonucu gönlüme düşenleri siz dostlarımda okusun, kendilerinin de irer engelli adayı olup olmadıklarına karar versinler.

\"\"

ENGELLİ ADAYIYIZ

Engelli değilsek bugün

Engelli adayıyız biz

Ne getirir bilinmez gün

Engelli adayıyız biz

 

Görür iken gözlerimiz

Kıymetini bilmeliyiz

Yarınları bilemeyiz

Engelli adayıyız biz

 

Her uzvumuz ayrı güzel

Yaradan yaratmış özel

Kopan yaprak olur gazel

Engelli adayıyız biz

 

Bakar ama çoğu görmez

Engelli de kimmiş bilmez

Kaza yaşa göre gelmez

Engelli adayıyız biz

 

Halil, şükret şu haline

Koy seni onun yerine

İnsan insandır biline

 

Engelli adayıyız biz 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.