Novada
  • 02.03.2015
Halil Manuş

Halil Manuş

Eğitim nerde başlar?…

Sevgili Dostlar;

    Başlık olarak bir soru cümlesi seçtim. Çünkü eğitim öyle basit bir kelime değil.

Öncelikle eğitim nedir bir tanımını görelim. Türk Dil Kurumu sözlüğünde eğitimin tanımı şöyle yapılmakta.

    Eğitim: Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme

    Eskiler bu kelimeye kısaca “terbiye” derlerdi.

   Eğitim bir süreç işidir. Daha doğmadan anne karnında başlar bu süreç; ölünceye kadar da devam eder.

   Okullarımıza çocuklarımız altı yaşında başlıyorlar. Yani öğretmeni altı yaşında görüyor. Bu altı yıl anne babasından alıyor eğitimi. Çocuk okula geldiğinde bir davranış elde etmiş şekliyle geliyor. Eğitimi bazı eğitim bilimciler “istendik davranış değişikliği” olarak tanımlıyorlar. Ne demek istendik davranış değişikliği? Kısaca şu demek, çocuk altı yaşına kadar anne babasından öğrendiği davranışları istekli olarak daha düzenli, toplumun kurallarına uygun şekilde davranışını isteyerek ve bilerek değiştirme sürecidir.

    Okullarımız açılırken Eğitim Öğretim yılı diye açılır. Yani önce eğitim sonra öğretim gelir. O zaman öğretim nedir diye baktığımızda Türk Dil Kurumu bu kelimeyi şöyle tanımlar.

    Öğretim: Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi

 

   Tanımlardan yola çıkacak olursak öğretim sadece belli bilgileri verme işi iken; eğitim davranış değişikliği yaptırma işidir. Davranış değişikliğine de kişinin istekli olması şartı vardır.

    Bu yazıyı bir eğitimci olarak kaleme almamdaki ana neden okullarımızdaki öğrencilerin davranış bozuklukları yanında, okul dışında kalmışların da davranışlarının bozuklukları sonucu neler yapabildiklerini haber programlarında içlerimiz yanarak izlemekte oluşumuzdur.

    Çok uzağa gitmeye gerek yok. Peygamberler şehri diye bildiğimiz Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesindeki bir okulumuzda okul dışından okula gelenleri uyaran Meslektaşımız Müdür Başyardımcısı Mustafa Canpolat’ın başına gelen olayda gösteriyor ki bizler ne kadar da eğitmeye çalışsak da istendik olmadıktan sonra davranışa geçmiyor.

    Burada bir soru daha sorup cevabını sizler verirken yetkililerinde gereken düzenlemeyi yapma konusunda harekete geçmelerini dilerim. Sorum şu:

Öğretmenin eğitim öğretim dışında birde okul içi ve okul dışı güvenlik görevi mi var?

    Yirmi yedi yıllık eğitim hayatımda böyle bir görevin olduğunu hatırlamıyorum. Zaten eğitim ve öğretim görevini tam yerine getiremeyen öğretmenlerimize birde güvenlik görevi verilirse seyredin o zaman siz temaşayı der, birazda öz eleştiri yapmak isterim.

 

ÖĞRETİRKEN EĞİTMEDİK

 

 Sınavlara meyilliyiz

Öğretirken eğitmedik

Bizde suçlu değil miyiz?

Öğretirken eğitmedik

 

 Kanunları, kuramları

Denklemleri, tangramları

Ezberlettik kavramları

Öğretirken eğitmedik

 

 “Gitsin” derken “yolumuzdan”

Azar duydu dilimizden

Suçlu çıktı elimizden

Öğretirken eğitmedik

 

 Aşk dokurken halımıza

Mânâ verdik gülümüze

Gülüp geçtik halimize

Öğretirken eğitmedik

 

 Saygı olmaz sevgi yoksa

Tadı kalmaz tuzlar koksa

Adam olmaz aya çıksa

 

                                       Öğretirken eğitmedik.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.