Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 26.05.2015
Halil Manuş

Halil Manuş

BEN VARIM DİYEBİLMEK

Dert yanacağına bakınıp sağa, sola

Bismillah diyerek çık bakalım bir yola

Alın terin aksın; heyben, helalden dola

__Yeter ki; sende olsun, halisane ihlâs

__Yontulur, inceltilir… Kalem olur kalas.

Sevgili Dostlar;

   Bugün özeleştiri yapmak istedim. Yazıma geçen haftalarda “Dert Yanacağına” başlıklı köşe yazımdaki şiirden bir dörtlükle başladım. O yazıda etrafımızda ki pek çok kişinin durumundan dert yandığını; oysaki Necip Fazıl’ın ifadesiyle “kim var denildiğinde sağına soluna bakmadan ben varım diyebilen” bir anlayışla durumunu bilerek ona göre yeni hareket alanları oluşturmalı, şikâyet eden değil sirayet eden olmalı.

   Öz eleştiri yapmak istediğimi söylemiştim. Öz eleştiri kişinin kendisini eleştirmesi olarak bilinir bilinmesine de ancak ben kendimi değil kendimin çalıştığı okulumu yapılan güzellikleri görme adına ve hatta bundan sonra yapılacak işlere ışık tutma adına eleştirme değil anlatmaya çalışacağım.

   Okul Eyyübiyede Makamın karşısındaki parkın bitiminde A ve B Blok şeklinde yüksekçe bir konumda havadar bir yere hayır sahibi Mehmet Hacıbozanoğlu adına yapılmış bir okul.

  Okulun bahçe istinat duvarlarının yan kısımları beton kalıplarla duvar yapılmış fakat ön cephe çocukların en fazla yoğun olduğu bahçe duvarı çit demirleriyle çevrilmişti. Çocukların yaslanması ve top oynarken top vurmaları sonucu aşağı doğru eğimli hale getirmişti. Bu durum ilerisi için bir tehlike arz etmekteydi.

  Tehlike gelmeden görebilmektir marifet. Okul Müdürü Sedrettin Uzundağ bu durumu erken fark edip ona buna dert yanmadan “Ben Varım” diyerek gerekli girişimlerini yapmış ön cephenin de beton duvar yapılmasını sağlamıştır.

\"\"

  Bununla da yetinmemiş okul personeline durumu açmış; okul öğretmenleri ile birlikte bizzat kendisi de eline fırça alarak okulun bahçe duvarlarını renkli boyalarla boyamıştır.

  Okul bahçesine çocukların oynamaları için oyun çizgileri çizdirmiştir. Bahçede bir o yana bir bu yana başıboş şekilde koşup duran çocuklar artık çizilmiş oyun çizgileri üzerinde oynamakta ve diğer öğrenciler de etrafta seyirci olarak onlara eşlik etmekteler.

\"\"

  Okulların görevi sadece öğretmek değil beklide en başta gelen görevi eğitmektir. Eğitim demek en kısa tanımı ile “davranış değişikliği” oluşturmak demektir. Çocukların bahçedeki davranışları, sıra olurken, sınıflara çıkarken, ders işlerken, öğretmenlerine soru sorarken ki davranışları eğitim ile olur. Eğitim içinde araç gereç önemli yer tutar. Bir idarecinin görevi eğitim ortamını en güzel şekliyle hazırlamak, hazırlamaya gayret sarf etmek olmalıdır. Ki bu görevini sayın müdürüm Sedrettin Uzundağ çok iyi yapmak için elinden geleni yapmaktadır.

  Bazen böylesi yapılan güzellikler nedense görülmüyor, görmezden geliniyor. Ama önemli olan “yap bir iyilik at denize, balık bilmezse Hâlık bilir” sözü doğrultusunda yapılanın Hak katında bilinmesidir.

   Okulun eli kalem tutan bir personeli olarak bu güzellikleri görüp de yazmasam olmazdı. Bu yazıyı yazmamda ki asıl sebep “bilgi paylaşıldıkça çoğalır” cinsinden bu yazıyı okuyan diğer okul idarecilerimizden de böyle güzelliklerin çıkması içindir.

   Ben gördüğümü yazdım. Ama biliyorum ki görmediğim ne güzellikler yapılıyor. Buradan bu güzelliklerin yapılmasına ön ayak olan, bizzat kendi çabalarıyla katkı sağlayan tüm meslektaşlarıma teşekkür eder saygılar sunarım.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Sizce en başarılı belediye başkanı kim?