Novada

Japon mühendis Kishi Ryoichi intihar etmiş.

 Niye?

Yapımında çalıştığı ve daha faaliyete geçmemiş bir köprünün halatlarından biri kopmuş. İddia o ki kopan halatın sorumluluğunun kendisinde olduğuna inanan mühendis bu utancı kaldıramamış.

Allah Allah ne utangaç insanmış.

Yaptın bozuldu canın sağ olsun güzel kardeşim. O çekik gözlerine niye kıydın?

O kadar zamandır bu ülkede çalışıyorsun hiç gördün mü yaptığı işte bir başarısızlık gördüğü için bırak intihar etmeyi kendi kulağını çeken birini?

Bak daha geçen yıl, üç yüz bir insan göçük altında kaldı. Göçük altında kalan insanların yakınları da hesap edildiğinde yaklaşık on bir bin insanın etkilendiği bir facia.

Bırak intihar edeni birazcık utananı hiç gördün mü? Yetkili, etkili kimselerden birinin koltuğunu bıraktığını gördün mü?

Senin intihar ettiğin günün belki bir gün öncesi belki aynı gün Gaziantep’te bir çöp kamyonun freni patladı. Büyük bir dehşet saçarak ancak bir evin duvarına toslayarak durabilen kamyonun taşeron şoförü kafasına saplanan inşaat şişi ile öldü. İş arkadaşları bu kamyonların hemen hepsinde böyle problemlerin yaşandığını söylüyor. Hani kim sorumluluğu üstüne aldı?

Siz Japonlar bu kafayla fazla yaşamazsınız. Bizim ülkede kendi onur kalitenizle iş yapsanız toplu ölümler görülür be!

Aslında sizin gibileri bu memleketin kapısından sokmamak lazım. Arkadaş kültürümüzü, ahlaki yapımızı dejenere etmek için mi geldiniz? Hem intihar etmek günahtır. Kendi canına kıymak günahtır. Git başkasının canına kıy…  Bak ortalıkta gezinen binlerce taşeron işçi var bırak onlar ölsün…  Hayır, bir de gitmiş mezarda intihar etmiş. Bak ölürken bile çevreye zarar vermeme düşüncesi.

Seppuku yani harakiri Japon kültüründe önemli bir kavram. Karnın yarılarak iç organların dışarı çıkarılması suretiyle yapılan bir intihar etme kültürü. İnsanın onuru uğruna, gururu uğruna atabileceği en uç noktayı göstermesi açısından ise çok önemli. Üstlendiği bir sorumluluğun neticesinde toplumun yara alması veya zarar görmesi Japon insanı için katlanılamayacak kadar büyük bir onursuzluk ve bu onursuzluktan ancak kendi karnını yarmak suretiyle intihar ederek kurtulacaklarına inanıyorlar.

Onuru uğruna kendini öldürmeyi düşünmek daha büyük ve ulvi bir amaç için yaşamak demek aslında. Bu haliyle Japon toplumunda halen görülen bu uygulama onların aşkın bir topluluk olduğunu göstermesi açısından önemli. İnançlarına duydukları samimiyeti ticari bir meta olarak pazarlamaya çalışmıyorlar. İnançlarına olan samimiyetlerini nesnel göstergelerle ispatlamıyorlar, bu samimiyet davranışlarına yansıyor. Bu samimiyeti kazandırmak için okullarında Değerler Eğitimi diye ders de vermiyorlar. Sadece o samimiyeti toplumsal olarak davranışlarıyla birbirlerine gösteriyorlar.

Samimi olarak söylersek Japonların bir iş neticesinde başarısızlığa uğramaları sonucunda (ki bu sonuçta kimse ölmemişse) onurlarını kurtarmak için kendilerini öldürmeleri kabul edilebilir bir şey değil. Ama bizim ülkemizde görünen şekli ise hiç kabul edilir değil.  

 

Hiç kimseden başarısızlık sonunda intihar etmesini beklemiyorum. Ama verdiği sözü tutamamanın onursuzluğunu yaşamaktansa onuru ile intihar etmeyi düşünen insanlarla aynı göğün altında yaşıyorsak en azından bir utanma emaresi görmek bizim hakkımız olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.