• 31.07.2017
Halil Koçakoğlu

Halil Koçakoğlu

RAÇİNSKİ

 

     1800 ‘lü yıllarda Rus bilim dünyası önemli bir bilim adamının aldığı kararın şaşkınlığını yaşıyordu. Matematik profesörü Raçinski, üniversitedeki saygın yerini bırakıp ülkenin uzak köşelerinden birinde yer alan Tatevo adlı köyde öğretmenlik yapma kararı vermişti. Onu bu kararından vazgeçirmek için, “Büyük gemiler, büyük seferler yaparlar. Siz, yolcuları bir nehrin kıyısından diğer bir kıyıya taşıyan küçük bir sandal değilsiniz. Siz okyanuslar aşabilecek büyük bir transatlantiksiniz.” diyenlere Raçinski şöyle cevap veriyordu: “ Siz de çok iyi bilirsiniz ki bu halkın cehaleti kocaman bir okyanus gibidir. Milyonlarca köylünün derin ve kara cahilliği karşısında, biz oralara sadece çok az bilgi sahibi olan yeni yetme öğretmenleri göndermekle yetiniyoruz.”*

   Raçinski ismi hayatıma eğitim fakültesini başladıktan hemen sonra girdi. Kendisi de bir dönem İzmir’in köylerinde öğretmenlik yapmış olan babam bu ismin her öğretmen tarafından bilinmesi gerektiğini söyleyerek anlatırdı hikâyesini: “Raçinski, şanını şöhretini bırakarak ülkesinin en geri kalmış yerlerine gidip oralarda yaşayan, görmezden gelinen, geleceklerine dair hiçbir umut beslenilmeyen, geleceklerine dair hiç bir umut taşımayan insanları eğiterek hep birlikte aydınlık bir gelecek kurmayı düşünen idealist bir öğretmendi. Bunu en azından kendi adına başardı.” Babam,  Raçinski’nin şu sözünü aklımdan çıkarmamamı isterdi hep: “Öğrenemeyen öğrenci yoktur. Öğretemeyen öğretmen vardır.”

Raçinski’nin bu şaşırtıcı tavrı bir hayalperest olmasından kaynaklanmıyordu. Bu tavır aynı zamanda dönemin Rusya’sına bir tepkidir. Raçinski o dönemin Rus toplumunu hamaset ile kendini kandırdığını düşünür: “Abartılı övgülere bakılacak olursa, bizde her şey var. Fakat gerçekte ise hiçbir şey yoktur. Bunu da biz ürettik diyebileceğimiz hiçbir şey yoktur. Çiçek hastalığından ya da bakımsızlık yüzünden her yıl yüz binlerce küçük çocuk telef oluyor da biz hala Rus milletinin zekâsı, çalışkanlığı, yetenekli olmasıyla, nazik ve asil olmasıyla övünüp duruyoruz.”*der.

   Elbette Raçinski, Rus toplumunun bir potansiyeli olduğunu düşünüyordu. Böyle bir potansiyele inanmasaydı en ücrada kalmış bir Rus köyünden işe başlamazdı. Onun tepkisi hiçbir başarı göstermeden sadece övünüp durmaya karşı idi. O, Rus toplumuna inanıyordu: “İşte ben de, halkımızın akıl ve vicdanında gömülü ve gizli olan kıymetli cevherleri meydana çıkarmak için doğduğum köye gidiyorum.”*  Aslında bu inanış sadece kendi milletinin bir cevhere sahip olduğuna dair bir inanış değildir. Raçinski’nin bu inanışı tüm insanlığa yöneliktir. İnsanlığın gerçek manada bir eğitim ile kendinde saklı cevheri ortaya çıkaracağına olan bir inançtır.  

    Raçinski, kendi köyü olan Tatevo’da öğretmenliğe başladığında önünde büyük zorluklar vardır. Birincisi Rus devletinin köylülere bakış açısıdır ki devlet, köylüleri sarhoş, işe yaramaz, eli kırbaçlı jandarmaların dilinden başka bir dilden anlamayan yığınlar olarak görmektedir. İkincisi ise köylülerin kendi kaderlerini kabullenişleridir. Onlara göre köylü milleti tembel, sarhoş gezen, kırbaçtan başka bir dilden anlamayan insanlardır. Onlara göre Raçinski’nin buraya gelme amacı ise zengin insanlarda sık rastlanılan kırsala duyulan geçici özlemdir. Raçinski buraya gönlünü eğlendirmeye gelmiştir.

   Raçinski bu tarz zorlukları hep yaşadı. Fakat sabırla bunların üstesinden geldi. On yıllık köy öğretmenliği hayatında iki kere diploma verme gururunu yaşadı. Raçinski’nin metodu ruhu eğitmek üzerine kuruluydu. O, eğer insanlara güzel şeylerden bahsedilip onlara güzel şeyler gösterilirse içlerinde saklı kalan cevherin ortaya çıkacağına inanıyordu. Zihin eğitimine önem veriyordu. Zihinden işlemler yaptırmak en önemli yöntemlerinden biriydi. Raçinski’nin insan doğasının iyi olduğuna dair bu yaklaşımı J.J Rousseau’nun eğitim anlayışıyla birebir örtüşmektedir. Raçinski’nin Tatevo’daki öğrencilerinden birçok bilim adamı ve sanatçı yetişti. Ülkenin ünlü üniversitelerinde Tatevolular ismiyle nam saldılar. Bunların içinden ünlü ressam Bogdenof Bielski, kimya alanında Bogdanof Zabolotni, Din adamı Vasilef ulusal çapta tanınan şahsiyetler oldu.

   Raçinski’nin hikâyesi güzel bir başarı öyküsü olarak okunmalıdır. Sadece öğretmenlerin değil işinde başarılı olmak isteyen herkes için rehber olmalıdır. Fakat Raçinski’nin hikâyesi kapitalizmin isterseniz her şeyi başarabilirsiniz mottosuyla öne sürdüğü sahte başarı hikâyeleri ile karıştırılmamalıdır. Ülkelerin kaderi kişilerin hayalleri ile şekillenmez. Çünkü hayallerde keyfilik vardır. Toplumların kaderi bugün sizin başarı hayalleri ile şekillendiğinde yarın sizin kuracağınız kâbus senaryoları ile bataklığa sürüklenebilir.

  Raçinski’nin idealize ettiği şey politika haline getirilmelidir. Sistem bu ideale göre şekillenmelidir. Hangi idealdir bu?

    İnsanların rakip değil aynı havayı soluyan, canı acıdığında aynı tepkileri veren, mutlu olduğunda gözyaşları döken canlılar olduğunu bilmek ve bu bilinçle birlikte adil fırsatlar verildiğinde tüm insanlığın gerçek iyi de buluşacağı idealidir bu.   

  • * Petrov Grigory, İdeal Öğretmen, Zafer Yayınları, 2005, İstanbul

MAKALEYE YORUM YAZIN
Damla Zengin Damla Zengin 02.08.2017

Muhteşem bir yazı... Tesekkurler.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.