Metrolife
  • 14.01.2015
Halil Doğan

Halil Doğan

Kent ve sanat

Bir kenti oluşturan en bariz yanı; mimarisi ve sanat eserlerinin bir arada olmasıyla, halkın sanata bakış açısını ortaya kaymaktır. Şanlıurfa yıllarca mimari olarak dini mimari üzerine şekillenen bir kent olması nedeniyle, modern dünyanın bir çok sanatsal yapısından uzak kalmış olması. Eski dönemlerde feodal güçlerin elinde gelişen kent; daha sonra ticaret, meslek ve sanat gibi işkollarını temsil edenlerin hâkimiyeti altına girmiştir. Osmanlı ve daha eski medeniyetlerden kalan mimarilerin birçok yapısı zamanla ya yıkılmış veya şimdiki mülk sahipleri tarafında ranta kurban edilmiştir.
 Mezopotamya’nın o mistik yapılarına baktığımızda Yüzlerce yapı yok olmuş veya kaderine terk edilmiştir.Sanatı zayıf kentlerde; zamanla aynı orantıda insani ilişkiler
zayıflamış ve aynı binada veya aynı mahalleyi paylaşanlar bile birbirine yabancı birer birey olmuşlar...Tarihi kentlerin; “Müze Şehir”, “Uygarlığın Doğduğu Şehir”, “Dünyanın
En Eski Şehri” “Doğuştan Marka Şehir” gibi isimlerle anılması, kentin geçmişten gelen mirasını oluşturmuştur.

 Mirası korumak ve kimliğini korumak, kentte yaşayanlara ve sonradan gelip yerleşenlere “tarih ve kent bilinci” kazandırılarak da gerçekleşecektir.
 Kentin tarihi alanlarında; sanat sokağı tarzında veya kentin tarihi sokaklarından birinin  sanat sokağı adıyla oluşturulması. Kentimize modern bir imaj verecektir
Şanlıurfa Mahmut oğlu kulesinin restorasyonu sonrası yapılan alanın sanat sokağına çevrilmesi bir çok sanat dalının gelişmesine öncülük edecektir.
Sanat sokağında; yılda bir yapılacak olan geleneksel sinema ve fotoğraf günlerinin yapılması kenti sanatsal olarakda marka kentlerin içinde yer almasını sağlayacaktır.
 Kentimizi, ekonomik faaliyetlerin dışında “birlikte yaşama ortamı” olduğunu ön plana çıkarıp kenti bir “eğitim ve kültür Merkezi”ne
dönüştürmek gerekir.

Bunun alt yapısını oluşturacak olan kent yöneticilerinin buna duyarlı olması ve geleceğin şekillendiği 21.ci yüzyılda daha sağlıklı ve daha müreffeh bireylerin ortaya çıkarılması için sanatın ve kentin özgürleşmesi gerekir.

Özgür ve daha demokratik bir sanat kimliğinin oluşmaşı dileğimle.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.