DEDAŞ
sur yapı
  • 04.08.2017
Hakan  Yıldız

Hakan Yıldız

Çağımızın Hastalıkları

Günümüze baktığımız zaman, genelde insanlığın özelde de Müslümanların maruz kaldığı bazı hastalıkların olduğunu görmek çok da zor değildir. Bizi biz yapan değerlerimizi unutmak, aile bağlarının kopması, ekran bağımlılığı vs. bu örnekleri çoğaltabiliriz. Hastalıkları kategorize etmek adına, Ana bir başlık oluşturmak gerekirse maddi ve manevi hastalıklar olarak bu hastalıkları ele alabiliriz. Müslümanlar olarak bu asırda geri kalışımızın sebebi de aslında bu hastalıklardır. Bizler Müslümanlar olarak başta Kuran ı kerimin hükümlerini ve Peygamber efendimzin sünnet ve hadislerini görmezden gelirsek, geri kalmamız işten bile değildir.

 

Manevi değerlerimizi hiçe sayarak yaşayıp, tamamen batı kültürü odaklı bir yaşantı sergilersek bizler müslümanlar olarak elbette geri kalmaya devam edeceğiz. Geçenlerde çocukluk arkadaşlarımla aramızda küçük bir sohbet havasında konuşma geçti. Konuşmanın içeriği tamamen bu dönemin eskiye nazaran insanları yalnızlaştırdığı, insanların zaman geçtikçe birbirini unuttukları ve çocuklukta en küçük bir şeyden bile aldığımız lezzetin şu anda olmamasıydı. Eskiler gerçekten de değerli oluyor.

Şu anda içimizde bir yalnızlaşma hastalığı yaygınlaşmış durumda. Bu maddi hastalıklardan birtanesidir. İnsanlar yalnız kaldıklarında kendilerini daha özgür hissederler. Çünkü yalnız olduklarında yaptıkları hemen her şeyin kendilerine göre doğru olduğunu sanıp o şekilde hareket ederler. Etik olsun ya da olmasın bu yalnızlık onları bi  nebze rahatlatır. Fakat insan nerede ve hangi durumda olursa olsun Yüce Rabbimizin onu her zaman göreceğini unutmamalıdır. İnsan yalnız kaldığı zaman hata etme olasılığı daha da artar. Bu yüzden mümkün olduğu kadar bizler yalnız kalmamaya dikkat etmemiz gerekir. Şimdi kısaca maddi ve manevi hastalıklarımızdan bahsedelim.

 

Maddi hastalıklar; bunların başında, akraba bağlarımızın kopması gelir. Hemen ardından ekran bağımlılığı, onun arkasından, lüks düşkünü olmamız gelir. Tabi bu maddeler çoğaltılabilir.

Manevi hastalıklarımız; Kuran ve Sünnetten uzaklaşmak, Manevi bağlarımızı unutmak ve doğruluğun içimizde ölmesi, yalanın artması.

 

Genel hatlarıyla bu hastalıkların bu dönemde aramızda daha da yaygınlaştığını görebiliriz. Tabi öncelikle hastalığın ciddi olanından tedaviye başlanması gerekir. Büyük hastalıklar varken küçükleriyle uğraşmak vakit kaybından öteye geçmez. Bizler de tedaviye büyük olan manevi hastalıklardan başlamamız lazım gelir. Mesela kuran ve sünnetten uzaklaşmak bütün hastalıkların başıdır. Bir Müslüman bu iki temel maddeden uzaklaşırsa diğer hastalıklar çorap söküğü gibi gelir. Bu hastalık öncelikle kişinin iç dünyasında psikolojik rahatsızlıklara neden olur. Daha sonra o kişi sadece kendisine değil başka insanlara da rahatsızlık vermeye başlar. ‘’Allahtan korkmayandan kork ‘’ atasözü boşuna söylenmemiştir. Ve bu hastalık insanın fıtratında önemli değişiklikler meydana getirir. Herkes islam fıtratı üzere doğar. Daha sonra maruz kaldığı çevreye göre fıtratında birtakım değişiklikler meydana gelebilir. Bir yerde okumuştum, insanın bozuğu yağ gibidir, nasıl ki yağ bozulsa yenmez bazen zehir olabilir, İnsan da bozulursa çevresindekileri zehirlemeye başlar. Diyordu. İşte bu neticeleri meydana getiren hastalık, Kuran ve Sünnetten uzaklaşmak hastalığıdır. Müslümanlar olarak bu asırda bizler kuran ve sünnetin hükümlerine dört elle sarılmamız, Kuran ve Sünnete göre yaşamamız gerekir. Tabi bu hastalıklara çözümler üretmemiz lazım.

 

Akraba bağlarımızın kopmasının tedavisi, bağlarımızı bu asırda daha da güçlendirmek. Ekran bağımlılığının tedavisi, kütüphane oluşturmak, daha çok okumak. Lüks düşkünü olmanın tedavisi, kendinden daha zengine değil de fakir olana bakmak.

Sonuç olarak bizler Allahın hükümlerine ne kadar bağlı yaşarsak hastalıklarımız da o derece tedaviye kavuşur. Teşekkürler diliyorum..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.