Günak sağ reklam
  • 21.11.2017
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Yerel yönetimlerde kayyım ve istifalar…

Demokrasilerin en temel yönetim şekillerinden biri yerel yönetimler, yani belediyelerdir. Her zaman söylüyorum, tekrar etmekte fayda var. Yerel yöneticiler, halkın oylarıyla geldikleri makamları, hukuk dışı bir işe karışmadıkları ve bu suç mahkemece kanıtlanmadığı sürece seçimle gitmeli ki, demokrasi zarar görmesin.

 

Yaklaşık ondört ay önce bir Kanun Hükmünde Kararname ile yerel yönetimlere kayyım atanmaya başlandı. Bugüne kadar birkaç istisna hariç, kayyım atanan belediyelerin neredeyse tamamı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) belediyelerinden oluşuyor. Sanırım, DBP’li 103 belediyeden şimdiye kadar 82’sine kayyım atandı, resmen kayyım atanmayan bazı belediyelerin faaliyet yetkileri ise, kaymakamların onayına bağlanarak fiili kayyım uygulaması gerçekleştirildi.

 

Kayyım atanan belediye başkanlarının hemen hemen hepsi ‘terör örgütüne yardım ve yataklıktan’ yargılanıyor. DBP’liler her zaman şunu söylediler ‘biz ilk günden bu yana, sürekli olarak müfettişlerin gözetiminde ve denetiminde olduk. Eğer bir suç olsaydı görevden alınmamız bugüne kalmazdı. Ama bu bir siyasi kararla gerçekleşti’ iddiasında bulundular. Yetkililer de, ‘bu belediyelerin örgüte maddi kaynak aktardığını, örgüte eleman kazandırdığını, örgütün en önemli finans kaynaklarından biri olduğunu’ öne sürdüler.

 

Görevden alınan yerel yöneticilerin sanırım 82’si tutuklu yargılanıyor. Suçları onaylanırsa ne ala, suçsuz bulunurlarsa o zaman seçmenin oylarına yazık olacağı gibi demokrasi de geri dönülmez bir yara alacaktır.

 

7 Haziran seçimlerinden sonra gelişen olaylar ve yaşananlar hepimizin malumu. Yaratılan bu ortam ile kayyım atamaları özellikle bölge dışında sıradanlaştığı gibi büyük oranda da alkış aldı. Ama şimdi yerel yönetimler konusunda farklı bir uygulama yaşanıyor. İktidar partisi AK Parti’de, seçimle o koltuklara gelenler, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle istifa ettirilerek, o koltuklardan kaldırılıyor ve bugüne kadar 6’sı koltuklarını bıraktı. Kulis bilgilerine göre, bu furya, bir süre daha devam edecek.

 

Sokaktaki vatandaş ise, bu tabloya bakarak, ‘bizim seçtiklerimizi görevden alarak, ceza evine attılar. Peki, AK Parti kendi belediye başkanlarını neden görevden aldı. Neden seçimi beklemedi. Bunlar FETÖ’cü mü? Yolsuzluk mu yaptılar? O zaman neden haklarında soruşturma yapmıyorlar, dava açılmıyor? Gibi soruları sıralıyorlar.   

 

ERDOĞAN’IN ‘ATOM KARINCASI’ MI GELİYOR?

 

Adına revizyon mu dersiniz, tasfiye mi dersiniz, başka bir şey mi dersiniz, her ne derseniz deyin, ama AK Parti‘de, ‘metal yorgunluk’ adı altında başlayan görevden almalar, il ve ilçe yöneticileriyle devam ediyor.

 

Daha önce bazı il ve ilçe yöneticileri görevden ayrıldı. Bir süreden bu yana da bazı il ve ilçe yöneticileri, Ankara’ya çağrılarak, başlayan kongrelerde ‘aday olmamaları yönünde’ uyarıldı. Bunlardan biri de Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Dara Akar’dı.

 

Muhammed Dara Akar, yaklaşık 3 yıldan bu yana il başkanlığı yapıyor. Kendisi avukat ve TRT Kurdi’de program yapıyor. Ankara dönüşü düzenlediği basın toplantısında, ‘"Çok değerli Cumhurbaşkanımızın talimatı ve gösterdiği istikamet içerisinde teşkilatlarda, önemli değişimler gerçekleşti. Partimizin Türkiye'de, il kongreleri süreci başladı. Öyle zannediyorum ki yakın bir zamanda Diyarbakır İl Başkanlığının kongre tarihi açıklanacak. Bizler de bu kongre sürecinde vazifeyi bir başka arkadaşımıza devredeceğiz. Bu vazifeler, bizlere emanettir. Diyarbakır'da, zahmetli bir dönemde çalışmalar yürüttük. 14 yıldır AK Partinin çeşitli kademelerinde, görev yaptım' dedi.

 

Kulislerden elde ettiğim bilgilere göre, il başkanlığı için 100’ün üzerinde girişim olmuş ve bu sayı 15’e kadar gerilemiş. Fakat Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kutbettin Arzu’yu il başkanı yapacağı yönünde bilgiler aldım.

 

 

Kutbettin Arzu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yaptı. Daha sonra AK Parti’den milletvekili seçilen Arzu, 2009’da ise Demokratik Toplum Partisi adayı Osman Baydemir’e rakip olmuştu. Arzu, bir dönemde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcılığı görevi gerçekleştirdi. Erdoğan’ın ‘atom karınca’ dediği Arzu,  parti içindeverilen her görevi yapmasıyla biliniyor.

 

 

Sevgiyle kalın.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.