Novada
  • 03.07.2016
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Ramazan Bayramı ve Sivas Katliamı

Bir Ramazan ayını daha geride bıraktık. Hani derler ya geçen zaman ömürden geçiyor diye… Gerçekten de öyle…

 

Hani derler ye nerede o eski ramazanlar, nerede o eski bayramlar diye… Gerçekten de öyle…

 

Mutlaka ramazanlarda, bayramlarda bizden önceki jenerasyon için de farklıydı, bugünkü jenerasyonla bizim jenerasyonun yaşadığı ramazanlarında, bayramlarında farklı olduğu gibi…

 

Muhakkak ki, her jenerasyon kendi dönemindeki ramazanların, bayramlarındaha güzel, daha farklı yaşandığını anlatır, anlatmakla kalmaz hararetli bir şekilde savunur da…

 

Yine bir Ramazan Bayramı geldi çattı. Bu jenerasyon ne Ramazan ayından, ne de devamında gelen bayramdan tat almadı, herhalde almayacakta. Nedenine gelince; yaşanan çatışmalar, toprağa düşen bedenler, yıkılan kentler, siyasetteki istikrarsızlık, ekonominin her geçen gün biraz daha dibe doğru yol alması, dün hiç yere yaratılan düşmanların her nedense bugün birden bire dost olması, bayrama rağmen çarşı pazarda yaşanan durgunluk ve bunun sonucunda ortaya çıkan istikrarsızlık…

 

Ramazan bitti, bayram geldi. Şimdi ise hepimizin içini trafik terörü korkusu sardı. Uzun bayram tatili nedeniyle yakınlarını görmeyenler, ya da sevdikleriyle tatile çıkmak isteyenler, yollara düştüler.

 

Bilindiği gibi ülkemiz trafik terörüne her bayram tatilinde onlarca insanın ölümünü, yüzlerce insanının yaralanmasını, milyarlarca lira maddi zararın oluşmasını izliyor, görüyor. Ne yazık ki, henüz tatilin başında olmamıza rağmen onlarca ocağa ateş döştü, onlarca insan hastane köşelerinde şifa arıyor.

 

Yola çıkanlar, yola çıkacaklar ne olur dikkatli olun, ne olur birkaç saat geç gidin ama sağlam gidin. Ne olur, bu kadar acının yaşandığı, ramazanın ve bayramın bile tat vermediği bir süreçte daha fazla acı yaşatmayın.

 

SİVAS KATLİAMI…

 

2 Temmuz 2016 Sivas katliamının 23’ncü yıl dönümü. Tarihe karar bir leke olarak geçen katliamın üzerinden tam tamına 23 koca yıl geçmesine rağmen ne tartışmalar bitti, ne de gerçekler ortaya çıkartıldı.

 

Sivas katliamının 23’ncü yıl dönümü nedeniyle bir yazı kaleme almak istedim. Ama arşivimi tararken, 2009’da yani katliamın 16’ncı yıldönümünde yazdığım köşe yazım gözüme ilişti. Bende 7 yıl önce kaleme aldığım yazımı sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü değişen bir şey yok, hatta ateş daha da harlandı ve daha fazla yeri kapladı, neredeyse tüm ülkeyi sardı.

 

Ateş halen yanıyor

 

Asım Bezirci, Metin Altıok, Behçet Safa Aysan, Muhlis Akarsu, Nesimi Çimen, Asaf Koçak, Hasret Gültekin, Muammer Çiçek, Serkan Doğan ve Edibe Sulari…

 

Kimi yazar,

 

Kimi karikatürist,

 

Kimi tiyatrocu,

 

Kimi şair,

 

Kimi de ozandı.

 

Ama hepsinin ortak özelliği, bu toprakların yetiştirdiği ve bu toprakların zenginliğini anlatan bir düşünce, birer fikir adamı olmalarıydı.

 

Onlar şiirlerinde, yazılarında, kitaplarında, karikatürlerinde, oynadıkları oyunlarında güzelliği, kardeşliği, farklı kültürlerin, farklı dinlerin, bu ülkenin, bu toprakların mozaiğini en güzel anlatan, en güzel yazan, en güzel oynayan ve de en güzel söyleyen birer aydındı.

 

Üzerinden tam tamına 16 yıl geçti. Sivas’ta Pir Sultan Abdal etkinliklerine katılmak üzere kente gelen aydınlar, 16 yıl önce göz göregöre, göstere göstere bir katliama kurban gitti.

 

Cumhuriyetin temelinin atıldığı kent, 33 aydınıyla birlikte 35 kişiye sahip çıkamamıştı. Sivas 16 yıldan bu yana halen bu acıyı, bu yükü, bu sahip çıkamamanın verdiği ezikliği yaşıyor.

 

O gün; insanları diri diri yakabilecek zihniyetteki onbinleri oraya kim topladı,

O gün; günler öncesinden taşından-benzinine o ortamı kim hazırladı,

O gün; o kara günü, o kara lekeyi bu ülkeye kim yaşattı, 16 yıl geçmesine rağmen tamamen aydınlığa kavuşmadı.

 

Belki Sivas, 16 yıl önce aydınlara sahip çıkamadı. Ama dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’inden – Başbakanı Tansu Çiller’ine, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’den-İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu’na, Ana muhalefet lideri Necmettin Erbakan’dan – o gün görev yapan polisinden askerine kadar hiç kimse aydınına sahip çıkmadı.

 

Tarih o gün görev yapanları ve olaydan sonra yaptıkları açıklamaları not etti.

 

Çünkü o gün, sadece aydınlar yakılmadı. Aydınlarla birlikte bu ülkenin kültürü, sanatı da yakıldı.

 

Çünkü Sivas’taki ateş, bu gün farklı şekillerde, farklı aktörlerle ülkenin her köşesinde halen yanıyor.

 

 

Sevgiyle kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.