ÖZEL CELLA ÇİFTİ
SINAV OKULLARI
  • 19.06.2018
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Meydanlardaki sertliğin sonucu mu?

24 Haziran’a doğru süre kısıldıkça, liderlerin meydandaki üslubu sertleşmenin ötesine geçerek, ağza alınmayacak hakaretler boyutuna ulaştı. Meydanlarda hakaretler havada uçuşurken, durumdan vazife çıkartan bazı kişiler veya çevreler, liderlerinin mesajlarının yarattığı etkiyle işin boyutunu insan öldürmeye kadar götürdü.

 

Neden böyle oluyor, neden bizlerde demokratik ülkelerdeki gibi seçim yapamıyoruz, neden seçim meydanlarında partiler ve liderler programlarını, yapacaklarını ve nasıl yapacaklarını anlatmıyorlar, neden bir birimize tahammül edemiyor, birbirimizin fikirlerine saygı göstermiyoruz. Neden, neden, neden…

 

 Her şey hepimizin gözü önünde oluyor. Hangisini anlatalım, hangisini gündeme getirelim, hangisini yazalım. İşte, son olarak Urfa’nın Suruç İlçesi'nde yaşananlar gün gibi ortadayken, siyasiler bunun da kendilerine göre yorumluyor, kendilerine göre anlatıyor, kendi taraflarını haklı görüyor. Halbuki ortada bir gerçek var ise, o da insan ölümleri… Bence hiçbir şey bunun üzerinde olmamalı.

 

 Suruç’taki olay mutlak suretle soğukkanlılıkla değerlendirmeli, kutuplaştırmayı daha da derinleştirmemeli ve işi gerçekten halen kalmışsa ki, ben halen kaldığına inanıyorum, bağımsız yargının çözmesini beklemektir. 

 

 Suruç'a gitmelerine izin verilmedi

 

Bu arada, aralarında Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Baro, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, İnsan Hakları Derneği ve Tabip Odası gibi bir çok sivil toplum kuruluşunun başkan ve temsilcisinin bulunduğu heyet, Suruç’ta meydana gelen olayları incelemek ve taziye ziyaretinde bulunmak üzere bu ilçeye gitmek istedi.

 

 Diyarbakır Otogarı önünde toplanarak Suruç'a gitmek isteyen heyete, Diyarbakır çıkışında polis tarafından izin verilmedi. Heyette bulunan sivil toplum kuruluşu temsilcilerine, ‘can güvenliği’ gerekçesiyle izin verilmediği belirtildi.

 

Burada sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen, ‘Emniyet görevlileri ile yapmış olduğumuz görüşmede, kesinlikle gidişimize izin verilmeyeceği, gidiş yapmamız noktasında da bizlere müdahalede bulunacağı net bir dille aktarıldı. Bu siyasal gerginliğin toplumsal bir gerginliğe dönüştüğünün hepimiz farkındayız. Defalarca siyasetçilere, yetkililere bu gerginliğin, toplumsal kutuplaşmanın, siyasal kutuplaşmanın ortadan kaldırılması için çağrıda bulunduk. Ne yazık ki, seçim sürecinde bu gerginliğin daha da arttığının hepimiz şahidiyiz. Biz demokratik bir olgunluk içerisinde herkesin eşitçe, özgürce propagandasını yapabildiği, adil ve özgür seçim yaşanmasını talep ettik. Urfa'nın Suruç İlçesi'nde acı ve hiçbirimizin arzu etmediği bir hadise yaşandı. 4 yurttaşımız yaşamını yitirdi. Yaşanan olay sonrasında Diyarbakır'daki sivil toplum kuruluşları Urfa'daki sivil toplum kuruluşlarıyla beraber Suruç'a hem yaşamını yitiren ailelere ziyarette bulunmak, hem de Suruç ve Urfa'daki yetkililerle buluşmak üzere, bir heyet oluşturduk. Ama maalesef seyahat özgürlüğümüz engellenmiş durumda’  diyerek duruma tepki gösterdi ve benim de kaygılarımı dile getirdi.

 

 

 

Seçime çok az kaldı, siyasi partilere ve liderlerine bir kez daha seslenmek istiyorum. Çıkın meydanlarda projeleriniz ve yapacaklarınızı anlatın. İnsanları kutuplaştırmanın kısa vadede yararını görseniz bile uzun vadede açtığınız bu çukuru derinleştirirsiniz.

 

Bilanço yine ağır oldu

Her bayram olduğu gibi bu bayramda, bunca uyarı ve önleme rağmen trafik kazaları yine bizi derinden üzdü, onlarca ailenin bayramını yasa çevirdi.

 

 Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, Arife gününden bayramın ikinci gününe kadar meydana gelen 51 trafik kazasında 39 kişinin hayatını kaybettiği, 156 kişinin ise, yaralandığı açıklandı. Umarım bu rakam daha da artmaz.

 

 Sevgiyle kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.