Metrolife baner
  • 06.11.2018
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Kadına yönelik şiddet yine gündemin ilk sırasında…

Kadına yönelik şiddet; ne yazık ve ne acıdır ki, ‘Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ gibi özel günlerde, popüler birinin şiddet görmesiyle veyahut  hunharca işlenen bir cinayet sonucu gündeme gelir, konuşulur-tartışılır ve bir daha ki olaya kadar unutulur gider. Önceki tecrübeler de gösteriyor ki, bu olayda böyle olacak galiba…

Maalesef bugünlerde kadına yönelik şiddet yeniden gündemin ilk sırasında… Bunun en büyük nedeni elbette şiddet uygulayanın ünlü Komedyen Ahmet Kural, şiddete uğrayanın da ünlü Ses Sanatçısı Sıla olmasından kaynaklanıyor.

Bu olayın duyulmasıyla birlikte hemen hemen herkesim açıklama yaparak, şiddeti tasvip etmediğini ve kınadığını yüksek sesle açıkladı. Bunlara bakarak diyebiliriz ki, kadına yönelik şiddete karşı toplumsal bir duyarlılığımız var. O zaman en zirvedekiler bile neden şiddet uygular, neden kadına yönelik şiddet en alt seviyelere inmez, neden bu konuda gündem sürekli diri tutulmaz, neden caydırıcı cezalar getirilmez, neden kadınlar hep ikinci sıraya itilir.

Tüm kınama ve karşı duruşa rağmen Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de kadına yönelik şiddette sürekli olarak yukarıya doğru bir yükselme grafiği var. Zaten rakamlarda bunun söylüyor. Ayrıca bu rakamlara ‘kol kırılır yen içinde kalır’ mantığıyla gizli kalan şiddetler dahil değildir. Ve bu rakamlar sadece kadın cinayetlerine aittir. Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz kadına yönelik şiddet sadece cinayetlerle sınırlı değil ve bunun bin bir çeşidi var.

Şimdi şöyle bir-iki rakama bakalım. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun geçen yıl yayımladığı raporuna göre, kadın cinayeti sayısı 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 25 artış göstererek, 409 olmuş ve bu cinayetlerin yüzde 39’unu koca, erkek arkadaş ya da eski koca ya da eski erkek arkadaş tarafından işlenmiş.

Farklı bazı kaynaklardan edindiğim bilgilere göre, tablo bu yıl da değişmemiş. Yılın ilk 6 ayında 206 kadın eşi, babası, oğlu, sevgilisi veya tanımadığı bir erkek tarafından katledilmiş.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre de, bu yıl şiddet gören 300 dolayında kadın kimlik değiştirmek zorunda kalmış. Kimlik değiştiren kadınlar, sistemde görünmediği için bu kez çocuğunu okula yazdıramama veya  devletten yardım alamama gibi birçok mağduriyet yaşamış.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun geçen yıl yayımladığı raporun en çarpıcı verisi ise, kadın cinayetlerinin işlendiği kent sıralamasında ortaya çıkıyor.

Kadın cinayet işleme sayısında İstanbul ilk sırada yer alırken, onu Antalya, Bursa,  Adana ve Gaziantep takip ediyor. Raporda, Tunceli, Rize, Erzurum, Kırklareli ve Hakkari’nin aralarından bulunduğu 18 kentte ise, kadın cinayeti işlenmediği yer alıyor.

Gerçeklerin söz konusu verilerden daha vahim olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ayrıca şiddetin okuma-yazmayla bir alakası olmadığını, bu olay, bir kez daha gösterdi bize. Hani derler ya ‘Ne Ekerseniz Onu Biçersiniz.’ Allah aşkına hangi tarafa baksak şiddeti görüyor ve şiddetin övüldüğüne şahit oluyoruz. Ee durum böyle olunca da sıradanlaşan şiddet sürekli artıyor.

Sevgiyle kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.