Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 03.08.2015
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Gizli Ajanda, ‘Tek Adamlık’…

AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halen devam eden 13 yıllık iktidarı döneminde, birçok çevre hep şunu söyledi, ‘bunların gizli ajandası var’ diye… 

Fazilet Partisi’nden kopup AK Parti’yi kuran ve kısa bir süre içinde iktidara gelen Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi;

Kimi dönem mağduriyetleri,

Kimi dönem demokrasi ve hukuk devletini,

Kimi dönem Avrupa Birliği ve reformları,

Kimi dönem darbeleri,

Kimi dönem işkence ve insan hak ihlallerini,

Kimi dönem türbanı,

Kimi dönem yolsuzlukları,

Kimi dönem çözüm ve barış süreçlerini ön plana çıkartarak, iktidarda kalmayı başardı.

Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi;

Zaman zaman aydınlarla,

Zaman zaman liberallerle,

Zaman zaman sanatçılarla,

Zaman zaman Alevilerle,

Zaman zaman Romanlarla,

Zaman zaman Kürtlerle,

Zaman zaman cemaatlerle,

Zaman zaman aşiretlerle işbirliği yaptı, sorunlarına eğiliyormuş görünümü vererek, iktidarını daha da sağlamlaştırdı.

Geriye dönüp baktığımızda Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, bir-iki istisnanın dışında ne bir sorunu tamamen çözdü, ne de bir zamanlar kendisine destek verenlerin sözünü dinler oldu.

Kaba tabirle Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, işi bittiği kişi, kurum-kuruluş, sivil toplum ve grupları ya çöpe attı, ya da sırtını döndü. Sorunları ise, bir daha ki sefere kullanma olasılığını göz önünde bulundurarak, derin dondurucuya gönderdi.

Yani 13 yıllık süreci gözümüzü kapatarak hatırladığımızda, Recep Tayyip Erdoğan’ın gizli ajandasının ‘tek adamlık’ olduğunu net olarak görebiliyoruz.

KOALİSYON BAHANE

7 Haziran’da sandıklar kuruldu, halk sandığa gitti, oyunu kullandı ve ortaya bir tablo koydu. Halk, AK Parti iktidarına ‘dur’ dedi, balans ayarı verdi. Amma velakin, 13 yıldan buyana hep tek başına iktidar olmaya alışkın olan ve tüm gücü elinde bulunduran AK Parti, iktidarını devretmek bir tarafa, koalisyon kurulmasına bile karşı görünüyor.

 AK Parti’nin onursal başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet kurma görevini 1 ay sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu’na verdi. 45 günlük sürenin sonuna doğru ilerlerken, seçim öncesi başlayan gerilim arttı, tansiyon yükseldi ve sonucunda da eller yeniden tetiğe gitti.

Bugün her taraftan ölüm haberleri geliyor, doğa tahrip ediliyor, failli meçhul cinayetler yeniden başlıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinin hemen ardından hem siyasi partilerin kapatılması, hem de dokunulmazlıkların kaldırılması yeniden gündeme geliyor, 30 kentin mülki idari amirleri ile toplantılar yapılarak Olağan Üstü Hal (OHAL), tarzı uygulamalar yeniden tartışma konusu yapılıyor.

Aslında AK Parti’nin koalisyon kurma düşüncesi falan yok. Şimdi sadece bir tiyatro sahneleniyor. Asıl amaç, kaosun derinleştiği bir ortamda iktidarı devretmeden azınlık hükümetiyle seçime gitmek.

Zaten AK Parti’nin onursal Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, hemen seçimin ardından  ‘seçim yenilenmeli’ demesi gerçek niyeti ortaya koymuyor mu?

Sözde çözüm sürecinin yürütücüsü Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın ‘Selahattin Demirtaş'ın 'Seni başkan yaptırmayacağız' sözü çözüm sürecinde gerilimi başlattı’ demesi AK Parti’nin gerçek düşüncesinin itirafı niteliğinde değil mi?

 

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.