Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 12.12.2016
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

‘Dünya İnsan Hakları Günü’nde acı tablo…

Dünya iki büyük savaş gördü ve bu savaşlarda, insanların icat ettiği en acımasız silahlar, en acımasız şekilde kullanıldı. Her iki savaşta milyonlarca insan yaşamını yitirdi, bir o kadarı yerinden yurdundan oldu, yine bir o kadarı evsiz kaldı, yüzbinlercesi  sakat kalırken, milyonlarcası psikolojik sorunlarla boğuştu.  Kısacası insanoğlu birbirine karşı olmadık acıları yaşattı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise dünyadaki devletler, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşti. 30 maddelik İnsan Hakları Bildirisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından hazırlandı ve 10 Aralık 1948'de Genel Kurulun Paris'te yaptığı oturumda 8 ülkenin dışında kabul edildi. O günden bu yana 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olarak kabul ediliyor.

Aradan bunca yıl geçmesinin ardından dünyadaki duruma göz attığımızda, hiç de iç açıcı bir tabloyla karşılaşmıyoruz. Belki görünürde bir dünya savaşı yaşanmıyor, ama realiteye baktığınızda neredeyse dünyanın yarısından fazlasında savaşlar, iç savaşlar, çatışmalar, insan hak ve ihlalleri artarak devam ediyor.

Sadece mültecilerin durumu bile vahameti ortaya koyar sanırım. Çünkü Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı raporda, dünyada 21 milyon dolayında mülteci bulunuyor. Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty’nin şu cümleleri ise durumu özetler nitelikte. Shetty, ‘Liderlerin savaş ve zulüm nedeniyle milyonlarca insan evinden oldu. Fakat 193 ülkeden yalnızca 10’u dünyadaki mültecilerin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor.’

Ne acı değil mi? Devletler tarihlerinden gelen acıları bir daha yaşamamak adına büyük tartışmalar sonucu ortaya çıkardıkları kurallara uymak bir tarafa bu gün, bu  tablodan yarar çıkarma peşine düştüler.

Durumu dünyadan bir örnekle geçiştirip, içerideki vaziyete bir bakalım. Aslında dünya ne ise biz de oyuz. İçerinde de pek farklı bir tablo karşımıza çıkmıyor. Neden mi? Bunun için birkaç resmi rakama bakmamız yeterli olacaktır.

Türkiye'de 6 Temmuz 2015 tarihi itibariyle yayınlanan ceza ve infaz kurumu verilerine göre, 294 kapalı, 55 müstakil açık ceza infaz kurumu, 2 çocuk eğitim evi, 5 kadın kapalı, bir kadın açık, 3 çocuk kapalı ceza infaz kurumu olmak üzere toplam 360 ceza infaz kurumu bulunuyor. Cezaevlerinin 167 bin 620 kişi kapasitesi mevcut. Kasım ayı itibariyle tutuklu ve hükümlü sayısı 176 bin 116. Yani cezaevlerinde kapasitenin üzerinde tam 8 bin 496 kişi bulunuyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye ile ilgili 52 yıllık istatistikleri yayımlandı. 1959-2011 arasındaki başvurular ve çıkan mahkumiyetler esas alındığında, Türkiye 2 bin 404 mahkumiyetle İnsan Hakları Sözleşmesini en çok ihlal eden ülke oldu.

Uluslararası Af Örgütü 'Zorla yerinden edilen ve mülksüzleştirilenler: Sur sakinlerinin evlerine geri dönme hakkı' başlıklı raporunu, Diyarbakır’da açıkladı. Raporda, sokağa çıkma yasakları ve yaşanan olaylar nedeniyle 500 bin kişinin evini terk ettiği açıklandı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner ise, sadece Sur’da bin 750 evin yıkıldığını ve 500 evin daha yıkılacağını söyledi.   

Son olarak İstanbul Dolmabahçe'de Vodafone Arena Stadyumunda oynanan Beşiktaş-Bursaspor maçı sonrası yaşanan 2 bombalı saldırıda yaşamını yitiren 38 güvenlik görevlisi ve sivile Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, 14'ü yoğun bakımda 136 yaralıya da acil şifalar diliyorum. İnsan yaşamına kasteden her türlü saldırı ve şiddeti de kınıyorum.

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ndeki acı tablo bu. Bu tablonun tersine dönmesi için insanın, insan olma vasıflarını ortaya koyması dahi yeterli olacaktır.

Sevgiyle kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Şanlıurfa’da en Başarılı Belediye Başkanı kimdir?