• 09.01.2018
Dyt Abdurrahim iDER

Dyt Abdurrahim iDER

OMEGA  3

 

 

Omega 3 yağ asitleri vücudumuzun sentezleyemediği, dışarıdan almamız gereken uzun zincirli yağ asitleridir diyebiliriz. Kaynağını Alfa Linoleik Asit (ALA) oluşturur. ALA, eikosapentaeonik (EPA) ve Dokosaheksaenoik asit (DHEA) gibi metabolitlere dönüşür. Bu dönüşümden sonra da vücudumuzda kullanmaya başlarız. İnsan beyninin %60’ının yağ olduğunu ve bunun da üçte birinin omega 3 yağ asitlerinden oluştuğunu söylerek vücut için ne kadar önemli olduğunu vurgulamış oluruz diye tahmin ediyorum. Bu yağın eksikliğinin kronik hastalıklar başta olmak üzere vücutta neredeyse etkilemediği hastalık yok denecek kadar azdır. Gelin bunu bu kadar önemli bir yağ asidi yapan özelliklerine şöyle bi göz atalım:

Yararlarıyla başlayalım:

 Kalp sağlığının korunmasında ve kalp hastalıklarından korunmada etkisi göz ardı edilemeyecek kadar büyük önem arz eder. Omega 3, kalp hastalıkları belirleyicisi olan kandaki iltihaplanma göstergesi C reaktif proteinin (CRP) azalmasını sağlayarak kalp sağlığını korumada yardımcı olur. Aynı zamanda iltihap hormonları oluşumunu azaltır. Alfa Linoleik Asit (ALA) ile hem koroner kalp hastalıklarını hem de koroner kalp hastalıkları oluşum risklerini yüksek oranlarda azaltır, kalp ritim bozukluklarını önler. Kalp sağlığını korumada ise  pıhtılaşmayı önleyen, damarları genişleten, kan yağlarını azaltan bir yapıya sahip olması son derece etkilidir. Bu özellikler aynı zamanda tip 2 diyabet, insülin direnci, obezite, hipertansiyon oluşumunu da önleyerek kalp sağlığının korunmasına yardımcı olduğunu söylemekte fayda var. EPA ve DHEA alarak pıhtı oluşumunu önleri, kan trigliserit düzeylerini ve damar sertliğini azaltmış oluruz. Bunlar da kalp ritim düzensizliklerini, kalp krizini, ani ölümleri ve inmenin oluşumunu engellemede etken rolü üstlenir.

Kilo korumada ve obezite oluşumunun engellenmesinde de son derece etkilidir. Yağ depolanmasının engellenmesini ve kilo almanın en önemli nedenlerinden biri olarak gösterdiğimiz insülin direncinden korunmada da  kullanımı yaygındır.

Sinir sisteminin sağlığı için de gerekliliğini göz ardı etmememiz gerekir. Gözdeki retina hücrelerinin ve sinir hücresi zarlarının işlevlerinde rol oynar. Retina gelişimi için özellikle vurgulamamız gereken  DHEA’ dır. Ayrıca, beyindeki DHEA miktarının azalmasının öğrenmede güçlükler ortaya çıkardığı bilimsel çalışmalar ile ortaya konmuş bir gerçektir. Depresyon ise tedavisinde özellikle EPA kullanımı üzerinde durulmaktadır.

Hücrelerin kontrolsüz büyümesini engelleme gibi çok önemli bir özelliği barındırmasıyla çağımızın bir diğer vebası olan kanserin önlenmesinde kullanımı son derece önemlidir.

Toplumumuzda  gittikçe yaygınlık gösteren ülseratif kolit, romatoid artrit ve kronik obstrüktif akciğer hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde potansiyel etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz.

PEKİ HASTALIKLARA KARŞI KOYABİLMEK İÇİN NE KADAR ALMAMIZ GEREKİR:

Birçok hastalıktan korunmak için günde en az 1 gram omega-3 yağ asidi alınması öngörülebilir; ancak günlük omega 3 gereksiniminin tam olarak hesaplanmamız için  cinsiyet, yaş, hastalık, gebelik gibi faktörler gereksinimi etkileyecektir dolayısıyla hesaplamanın sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için bu faktörlerri göz önünde bulundurmalıyız.

Omega 3 takviyesi; karaciğer yağlanmasının, insülin direncinin ve obezitenin azaltılmasında etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanımı son derece yaygındır. Şeker hastalarında özellikle de trigliserid yüksekliği baş göstermişse 1 gram EPA ve DHEA önerebiliriz.

Hangi besinlerden alabiliriz sorusu takıldıysa kafanıza bir sonraki yazımızda da ona değineceğiz.

‘’SAĞLICAKLA KALIN’’

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.