• 19.09.2007
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Zalim ve mazlum

Toplumsal değerlerden bahsederiz hep. İyi olmak, saygılı davranmak, 
kusurları affetmek, haksızlık etmemek vs… gibi. 
Eğer karşımızdaki insan temel değerlerden yoksun ise 
Hakkımızı savunmak için nasıl bir yol izlemeliyiz. 
Acaba hiç düşündünüz mü? 
Haklı olup ta haksız duruma düşmek varsa işin içinde. 
Bir takım insanlar egolarını tatmin etmek için mi yoksa 
Gerçekten haleti ruhi yelerinde bastırılamayan öfkeleri 
Yahut ta aşağılanma kompleksimidir bilinmez, 
Karşısındakini ezmek için her türlü haksızlığı mubah görür. 
Hırs ve güç gözlerini öyle kara eder ki, karşısındakini ezmekten 
Gizliden gizliye bir haz duyar hale gelir. 
Hissiyatında bir benlik, ahirette zavallı, dünyada ise 
canavar olmuş bir benlik. 
Mevki,makam,şan,şöhret öyle azdırmış ki 
Ben gibi bir ben var mı? 
Diyecek hale getirmiş bir benlik. 
Kendisinden bir üst makamdakilere ceket ilikleyip, 
Yaldızlı kelimelerle tabiri caizse yalakalık ta bulunan 
Muhterem mevki sahibi (ismi lazım değil) 
Kendisinden hak talep edilen mazluma karşı, bir aslan kesilir. 
Güçlü, zayıfı ezer misali. 
Yetki sahibi kendisi olduğundan 
Almış olduğu yetkiyi kendi şahsi çıkarlarına alet eder ve 
Mazlumun boynuna boyunduruk yapar. 
Öyle ki, mağdur olan kişi hakkını savunmakta 
biraz ısrarcımı davrandı. 
Eyvah! 
Vay mazlumun haline ki olacak işleri bile olmaz hale gelir. 
Hakkını almak nerde, haklı iken haksız duruma getirilir. 
İsmi lazım olmayan şahsın rütbesi var ya, makamı var ya, 
Kim gözetir kul hakkını. 
Yahut zalim olan anlar mı? 
Mazlumun gözyaşlarını. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.