DEDAŞ
sur yapı
  • 24.07.2017
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Trenden, Lokomotife...

Nisan ayının başlarıydı. Urfa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Referandum mitingi için hummalı bir çalışma içerisindeydi. Ülke genelin de Referandumdan ne çıkacak. Bir yanda  EVET’ÇİLER, diğer yandan HAYİR’CILAR  derken, Urfa bir gelin gibi süslenerek, Reisi Cumhurunu beklemeye koyulmuştu.

Gördüğüm bir rüya vardı, tesirinde kaldığım. Sadık ve yorumu kendi içinde olan bir rüya...

Siyah boyalı bir oda...

Tahiyatta oturmuş bir vaziyette Allah Azimüşşanın 99 ismi olan Esmaül Hüsna zikrini sesli bir şekilde çekiyorum. Gözüm kapıya ilişir. Üstünde siyah paltoyla Cumhurbaşkanı içeri girer. Ben zikretmeye devam eder haldeyim.

Cumhurbaşkanı sessizdir. Tahiyyatta oturur gibi oturur. Ellerini dizlerine katar, Allah Azimüşşanın esma zikrini yüzü bana dönük bir şekilde zikretmeye başlar. O zikrettikçe Esma zikrin’den yükselen sesler adeta bir duvardan diğerine çarpar. Oda, Allah Azimüşşanın ismiyle yankılanmaktadır.

Sonrasın da...

Rüyada arz etmek istediğim asıl kısım burada başlıyor.

Cumhurbaşkanı ayağa kalkar. Kapıya doğru ilerler. Referandumdan sonra Bakan Faruk Çeliğin görevden alınacağı talimatını verir. Gerekçe olarak da Referandum da yeterince çalışmadığını ileri sürer.

Uyandığım da

Eşime gördüğüm rüyayı anlattım. Yorumun rüyanın içinde olduğunu, Rüyam eğer sadık bir rüya ise, Cumhurbaşkanının doğru yolda olduğunu, referandum mitinginde  Cumhurbaşkanının konuşmasıyla Urfa’da EVET’ÇİLER çoğalacağı, Referandumdan Evet çıkarsa, Cumhurbaşkanının referandumdan sonra Faruk Çeliği görevden alacağı yorumunu  yapmıştım.

 Gaybı sadece Allah bilir. Bizde sadece onun bize gösterdiği kadarını biliriz.

Bakalım zaman ne gösterecekti...

Referandumdan Evet çıktı. Aradan zaman geçti. Tatil için İstanbul’a gittik.

Hem Sılai Rahim yapacak, hem de uzun süredir görmediğimiz dostlarımızı görecektik.

İstanbul da görüştüğüm birçok arkadaşım Urfa’nın  Erdoğan’ı ne çok sevdiğini Referanduma da tam desteğin ülke genelinde Urfa Harran’dan gelmesinin Urfa için büyük bir ayrıcalık olacağını belirtiyorlardı. Öyle ki İstanbul sokaklarında gezerken “Şanlıurfa şimdi ne kadar güzeldir” yazılı THY  billboard  reklamı bile ayrıcalığımızı sunuyordu.

Kısmet İstanbul’dan Urfa’ya nasip oldu döndük. Urfa da bir yuhalama muhabbeti almış başını gidiyor. Ne olmuş, neden olmuş, niçin olmuş derken...

Yer: Harran...

Hedef Bakan Faruk Çelik...

Şahidler: Cumhurbaşkanı ve halk

Hani rüyam aklıma gelmedi değil.

Harran gibi kritik bir noktada Sayın Faruk Çelik yuhalaması talihsizlik iken konuşması daha büyük bir talihsizlik olmuş sanırım.

 Kısmet... Allah’ın takdiri ne diyebiliriz. “Sizin için şer görünen, hakkınızda hayır olabilir” diyen bir dinin mensubuyuz. Olaya birde bu cihetten bakmak lazım diye düşünüyorum.

Sonuç itibariyle bu memlekete hizmet veren

Urfa da, taş üstüne taş katanlar başımızın tacıdır.

Urfa’ya emek veren ve hizmette daha ileriye götürmek için katkı sunan herkesten Allah razı olsun.

 

Urfa’ya Urfalı Bakan...

Urfalının en büyük arzusu Urfa’ya Urfalı Bakandı. Hamd olsun buda oldu.

Urfa’dan hep vefa gören Cumhurbaşkanı ve Başbakan, yeni kabinede Urfa’ya Bakan atamak yerine Urfalılar içerisinde bir Bakan seçmesi açıkçası  bizi onurlandırdı. Tabii Bakan Fakıbaba olunca hafızalarımızdan silinmeyen, mıh gibi zihinlerimize yer eden “Bu trenden inen, bir daha binemez ”diyen Cumhurbaşkanımızın sözü aklımıza gelmiyor değil.

Kasımpaşa ruhuyla beslenmiş, esip gürleyerek  dünya ülkelerine rest çekmiş, One minute’le hizaya getirmiş, 15Temmuz da Milletiyle Destan yazdıran Cumhurbaşkanımız Urfa halkı için Kasımpaşalı prensibinden vazgeçip, “Urfa için Urfalı demiş, hatanın neresinden dönülse kardır” zihniyetini kabul etmiş, trenden indirdiklerini trene bildirmekle yetinmeyip, bizzat lokomotifin başına getirip makinist yani kaptan yapmıştır. Daha ne olsun. İşte vefa...

Biz biliriz ki kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.

 

Gelelim Fakıbaba’ya...

Halk olarak hem şaşırdık hem de çok sevindik. Siyaset uzun soluklu bir yol. Lakin bu uzun soluklu yolda aklıma Fakıbaba gelince birde sabır geliyor.

Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır,demişler ne kadar da doğru demişler.

Urfa sevdalısıydı.

Çıraklık, kalfalık tam da ustalık dönemi derken Urfa tabiriyle Ak Parti ithal Belediye Başkanıyla bayrak değişikliğine gitti. Bu da Fakı babanın çok gücüne gitti. Sabır imtihanı oldu sabretti, zoruna gitti küsmedi, yılmadı ve hız kesmedi önce milletin vekili sonrada Bakanı oldu.

Fakıbaba’nın  imtihanı mıdır? nedir desem bilemiyorum... Urfalının deyimiyle “İthal Belediye Başkanına koltuk verdi. Yine İthal Bakandan koltuk devraldı. Bana sorarsanız hizmeti getirenin yerlisi, ithali olmaz. Esas olan liyakat ve hizmettir. Allah’ın izniyle bu niteliklerde Fakı baba da yerli olmak kaydıyla fazlasıyla mevcuttur.

Fakkıbaba’yla anladık ki siyaset uzun soluklu bir yol ise; bu yolda sabır en güzel katıktır.  İnşallah gelende gideni aratmayacaktır.

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Eşref Fakıbaba’ya İthafen...

Allah dini üzerinde ayaklarımızı sabit kılsın. Makamlar geçicidir. Bunu yaşayan olarak, bizden iyi siz bilirsiniz. Halkın hakkını titizlikle ayakta tutmak bulunduğunuz makamlarda sizlerin hem görevi, hem de üzülerek söylüyorum ki üzerinizde ağır bir vebaldir. Rabbim bu yolda da yar ve yardımcınız olsun. Bu görevi ifa ederken, Hakkın hatırı bütün hatırlardan ali olmasını adınıza temenni ederim. Nitekim bizleri alçaltan ve yükselten odur ve feth edilen her yürek ve her kale sadece ve sadece onun lütfudur. Yaratılanı severiz yaratandan ötürü düsturuyla, Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Yeni görevinizle gelişiniz memleketimize ,milletimize ve ülkemize hayırlara  vesile olsun inşallah....

 

Selam ve dua ile...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.