• 03.04.2017
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Takke düştü ve kel göründü...

Ülkemizin gündemi Referandum üzerine bina edilmiş gidiyor.
Seçimlerde ne çıkacak açıkçası bir muamma...
Ülkem kadar dünya gündemi de bu muammanın içinde yerini alıyor.
Düne kadar bizimle ittifak içinde olan dış ülkeler; bugün ülkemize, devletimize, milletimize dişlerini geçirmek için adeta bir fırsat kolluyor.
Yahu biz 
“Ne zaman ayran içtik, ayrı düştük!” diyecegim; aklıma  birden 15 Temmuz darbe gecesi geliyor.
 “Ve mekeru ve mekarallâh, vallâhu hayrul mâkirîn...”
“Onlar bir tuzak kurdular ve buna karşılık Allah da bir tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.” (Ali İmran:34)

Doğru ya! Tuzaklar bozuldu; “Takke düştü ve kel göründü.”
Müttefiklerimizin de maskesi düştü. 
Yahu hiç Haçlı zihniyetten Müslüman'a dost olur mu? 
 Lakin, düne kadar  Amerika ve Avrupa’dan medet uman, onların vicdanına sığınan biz oldugumuzdan, lafımız havada kalıyor. 
Aklıma Hz. Ali'nin şu sözü geliyor:
"Müminin iki yüreği vardır:
Biri kanar, diğeri sabreder!"
Amenna...

Bilakis biz de millet ve devlet olarak kandık kanmasına da
"Bir Müslüman aynı yılanın deliğinden iki defa ısırılır mı?" 
Hiç tarihimizden de mi ders almadık?
Ecdadımızın tarihinden tutun da, İslam tarihimize kadar
Dini Mübin’e  olan kinlerinden vatanımızı, milletimizi bölmek için haçlı seferleri düzenleyen bu Haçlı zihniyet degil miydi?
Biz de yıllarca kapılarında Avrupa Birliği'ne alsınlar diye medet bekleyenler... 
Almazlarrrr... Vallahi siz dininizi değiştirmedikçe, onların dinine girmedikçe sizleri kendilerinden saymazlar.
Heyhat! Almasınlar da...
Onların hain birliği varsa, bizlerin de onları bozguna uğratacak biiznillah imanımız ve daha önemlisi Yüce Rabbimiz var.
"Lekum dinikum veliye din" 
‘Sizin dininiz size, bizim dinimiz bizedir”
Allah varsa, gam yok der Rabbimize sığınır, yolumuza devam ederiz.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu...

Eleştiriyi anlarım da; eleştiri yapanı bir türlü anlayamamışımdır.
Madem yapacaksan niye kötülersin! Eğer kötülüyorsan aynısını sen ne diye yaparsın! 
Devlet politikasında bir metot mudur bu, bunu bilemem; lakin, bildiğim bir şey varsa düne kadar Suriye dış politikamızı eleştirip bizi Suriye’nin iç politikasına müdahale etmekle suçlayan dış mihraklar, bugün Referanduma "Hayır" diyerek, kendi dış politikalarıyla, bizim iç politikamıza müdahale ettiklerinin farkındalar mı? “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” diye sormazlar mı insana?
Rahmetli Erbakan'ın dediği gibi...
"Sizi gidi taklitçiler sizi...."
Bu da benden olsun.
"Sizi gidi dış kapının dış mandalları sizi..."
 Bir gün  İmam Şafi’ye soruyorlar:  “Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız”
 İmam Şafii şöyle cevap veriyor: “Düşman okunu takip edin, o sizi hak ehline götürür.”

Dünya gündeminin, ülkemdeki referandum gündeminden, neden bu kadar rahatsız olduğu da anlaşılmış oluyor. İnşaallah ülke olarak, hak bir menzile doğru yol alıyoruzdur. Bunu ben demiyorum,bilakis düşman okları söylüyor. Yine de Allah en iyisini bilendir. "Hasbünallahi ve niğmelvekil", "Allah bize yeter . O ne güzel vekildir."

Evet mi, Hayır mı?

Devletin zirvesinden; milletimize sirayet eden,
Bir yanda EVET'çiler 
Diğer yanda HAYİR'cılar olmak üzere 
Kıyasıya bir mücadele var.
Peki, Evetçiler ne kadar samimi ya da
Hayırcılar ne kadar hayırcı, orası muallak..

Önemli olan bu kadar EVET ve HAYIR'cılar varken  
Biz neye EVET, neye HAYIR diyeceğiz...
Akla şu soru geliyor:
Sayın Cumhurbaşkanını sevdiğimiz için mi EVET diyeceğiz?
Yoksa sevmediğimiz için mi HAYIR'cıyız. 
Yahut da ülkemizin, milletimizin geleceği için mi referanduma "Evet-Hayır" demeliyiz.

Neyi oyluyoruz. Oylayacağımız maddeleri okumakta yarar var diye düşünüyorum.
Siz siz olun sağ duyunuzu, vicdanınızı en önemlisi iradenizi kimsenin eline bırakmayın...
Maddeleri okuyunca da Sayın Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi bir rejim değişikliği mi var? 

Gerçekten  Şeriat mı geliyor? Allah’ın kitabıyla mı yönetileceğiz? demeye kalmıyor;  Anayasada laiklikle ilgili 24. madde her zamanki gibi layık olduğu makamda oturduğunu görünce endişelenmeyin, kaygilanmayin; Aman ha korkmayın! Şeriat gelmiyor, laiklik de bir yere gitmiyor. Ama bildiğim bir şey varsa "Onlar istese de, istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır."

Anlayacağınız bir rejim değişikliği değil , sistem değişikliği söz konusu olan,eski sistemin hasta yönlerine dair bir çok iyileştirmeler olacaktır.Yalnız her sistemin kendine göre artıları olduğu gibi eksileri de muhakkak olacaktır. Açıkçası bir kurtuluş reçetesi beklemeyin! Yalnız umudunuzu da kesmeyin.

Referanduma " Hayır" denmesi konusunda direnenler ,millet olarak neden hayır demeliyiz.Hiç olmazsa bu konuda milletimizi aydınlatsınlar. Açıkçası gönüller ikna olmayınca,
“Bizdeki muhalefet, iktidarın düşmesi için vatanın düşmesine bile razıdır." diyen N.Fazıl gibi düşünmeye sevk edilmiş oluruz.

 

Bana sorsanız Evet, Hayırlara hususunda,
Siz değerli milletimizin paşa gönlü bilir.
Ama bildiğim bir şey varsa "Külli İrade" ne takdir etmişse o olacak,
"Cüzi irade" de "Külli İrade'ye" hizmet edecektir. Çünkü “Künfeyekun”, “O Allah, Ol der" oluverir”.
Kısaca Allah ne takdir etmişse odur.
Sezai Karakoç ne güzel de demiştir  mısralarıyla...
“Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır.
Yoktan da vardan da öte bir var vardır.”

Kim ne derse desin...
“Mülkün ebedi sahibinden çıkacak bir kader vardır.”
Rabbim ülkemiz, devletimiz, milletimiz, biz ve nesillerimiz,
dünya ve ahiret saadetlerimiz için hayırlı olanı yapsın ve hayırlı kaderler yazsın inşallah... 
Selam ve dua ile...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.