ÖZEL CELLA ÇİFTİ
SINAV OKULLARI
  • 17.01.2015
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Siyasetçi, siyasetten yoksun olursa…

Gazete sayfalarını incelerken bir habere rastladım. Encümen üyesi vatandaşın kendilerine yönelttikleri soruları önergeye dönüştürerek, Belediye Başkanına sunmuş ve bu sorular ve sorunlar yumağı olarak basına yansımıştı. Peki, neydi bu yansıyan olay?

Olayın basına yansıyan yüzünde encümen adayı aynı partiden mensup olduğu belediye başkanına sorular sormaya başlar. Sorular halkın merak ettiği sorulardır. Lakin istediği cevabı alamaz. Belediye başkanı ise encümen üyesinin soru sorma tarzındaki saygısız üsluptan rahatsız olur ve bu nedenle sorulara cevap vermek istemez. Belediye başkanı ve encümen üyesi arasında yaşanan gerginlik büyür ve netice itibariyle basına kadar yansır. Encümen adayı ise savunmasını şu şekilde yapar. “Biz halkın bize yüklediği sorumlukları taşıdığımızı ve halktan gelen sorunların dile getirmesinde takipçisi olduğumuzun bilincindeyiz.” Bugün yapılan toplantıda da bu soruları sordum.

Yalnız soru soranın soruyu yöneltme tarzı muhalefetin iktidara hesap sorma tarzı gibi üslup kullanılması, yine encümen üyesinin, mensup olduğu partinin belediye başkanına hesap sorar gibi sorular yöneltilmesi yakışıksız bir olaydır. Bir sorunun cevabını sağlıklı bir şekilde almak istiyorsanız, öncelikle karşı tarafı suçlayıcı, yargılayıcı bir dil kullanmakla sağlıklı bir iletişim kuramazsınız. Buna bir misal verecek olursak “ Su verir misiniz.” demek ayrıdır. “Su versene” demek apayrıdır. Kişi kendini anlatırken savunması da “Ben sadece su istedim” olacaktır. İşte konuşma adabı ve üsluba riayet edilmesi bu nedenle büyük önem arz eder.

Parti içinde muhalefet görüşler olamaz mı? Elbette olur. Yalnız uygun olan bu muhalif görüşlerin partinin kendi içinde çözmesi, basına ve halka yansıtmamasıdır. Ki bu durum tüm partilerin iç disiplini sağlaması için gereklidir.

Yine encümen üyesinin hem partinin mensubu olduğu ve yine protokol nezaketine istinaden kendinden bir üst makamla nasıl konuşulması gerektiğini bilmesi gerekir. Ayrı yeten bir siyasetçi mensup olduğu partinin hangi kademesinde yer alırsa alsın şunu bilmelidir ki aldığı görevle partinin sadece artılarına değil, eksilerine de ortak olduğudur. Partinin eksisi de kendi eksisidir. Bu sebeple bir siyasetçinin halkın diliymiş gibi kendini göstere göstere partisini eleştirme yetkisine sahip değildir. Bilakis eleştirilen konularda siyasetçinin yapması gereken partisinin iç disiplinini düşünerek hareket etmek, halkın verdiği yetkiyi halkın menfaatine kullanmak, çözüm odaklı ve uzlaşıcı tavırlar sergilemek, halkı temsil etmek ve sorunları çözmektir. Bu nedenle siyasetçi siyasetten yoksun olmamalıdır. Kendi yönetiminde huzur ortamı sağlayamayanlar, halk için huzur ortamı nasıl sağlayacaklardır. Yine kendi içinde sorunlarını çözemeyenler, ülkenin sorunlarını çözmeye nasıl talip olacaklardır.

Oysa birlik, beraberliği sağlamak için, ekip ruhuyla hareket etmek gerekir. Bu her kademedeki yöneticiler için geçerlidir. Siyaset takım işidir. Eğer ekip birbirine muhalefet olursa vay o halkın haline… Böyle siyaset olmaz. Aynı çatı altında bulunanlar, halkı yönetmeye talip olanlar, buna mecliste dâhil, birbirlerini sevsin ve yahut sevmesin karşılıklı geçinmek durumundadır. Bir gerçekte şu dur ki, bu halk artık birbirini dil uzatan, her fırsatta birbirini kınayan, yeren, kin ve nefret tohumları eken siyasetçiler görmekten yorulmuştur. Gerek kendi partisinde gerekse muhalefetinde...

 Ülkenin menfaati için işbirliği halinde hareket etmek şarttır. Zıtlaşmaların, hakaret içerikli konuşmaların kimseye yararı olmadığı ayrıca bir konudur. Halkın ve ülkenin menfaati parti ve kişilerden önce gelir. Hangi partinin mensubu olursanız olun. Partinize ve size inanan seçmeninize en önemlisi bu halkın her kesimine karşı birlik, beraberlik ve dayanışma çağrısı yapmak ve bu çağrıya uygun davranış sergilemek iktidara talip olan her kesim için zorunludur diye düşünüyorum.

 

Selam ve dua ile…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.