• 04.04.2013
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Okullarda kıyafet özgürlüğünün açtığı uçurumlar…

Milli eğitim bakanlığına bağlı okullar da,  öğrencilerin ilk-orta ve liseleri kapsayan tek tip kıyafet bildiğiniz gibi, ilgili yönetmeliğin resmi gazetede yayınlanmasıyla tarih oldu.

 

Serbest kıyafet uygulaması sosyo- ekonomik yönden, okul ve öğrenci güvenliği açısından kamuoyunda çok tartışıldı. Okullarda ki kıyafet özgürlüğüne olumlu bakanlar da oldu. Eleştirenler de. Yararları şunlar olur, zararları bunlar olur diyenlerde.

 

Sonuç itibariyle baktığımız da kıyafet özgürlüğü çocuklarımızın eğitim hayatına ve hayatımıza girmiş olduğudur.

 

Benim gibi bu kıyafet yönetmeliğine olumlu bakanlarınız, artılarla –eksileri tartanlarınız, sonra olumlu-olumsuz bir karara bağlayanlarınız ve bu karar neticesinde de haklı olanımız- olmayanımız ve yahut yanılanımız muhakkak ki olmuştur.

 

Yakın zaman da katılmış olduğum veli toplantısının gündemi özellikle “Okullardaki kıyafet serbestliğinin öğrenci üzerinde ki olumsuz etkileri” üzerinde yoğunlaşması dikkatimi çekti. Bu konuyla ilişkin ısrarla söz almak isteyen veliler, katılım için yükselen sesler, sorunlar ve şikâyetlerde cabasıydı. Peki, ne idi bu şikâyetler?

 

Kime dokunsanız bin ah işitiyorsunuz.

 

Gerek Okul idarecilerinin, gerek öğretim görevlilerinin, velilerin, hatta ve hatta bir kısım öğrencilerin bile okuldaki kıyafet özgürlüğünden muzdarip olduğunu görüyoruz.

 

 Bir veli “ Çocuğum yarın hangi kıyafeti giyeceğim.” diye düşünüyor. Diğer bir veli “Kızım bugün giydiğini yarın giymem” diyor. Çocuğuna kıyafeti beğendiremeyen başka bir veli ise çocuğuyla evde kıyafet tartışmasını yaşıyor ve buda beklentinin üzerinde bir maddi kayba yâda ailenin maddi harcamaya girmesine sebep oluyor.

 

 Ya maddi durumu yeterli olmayan ve bir evde 3/4 çocuk okutan anne baba ne yapsın.

 

 “İki gezmelik kıyafetim var. Başkada yok. Kimse benim ruh halime verilen zararı düşündü mü?”diyen genç kızın sesine kim kulak verecek. Her gün aynı kıyafeti giyen bir öğrenci nasıl bir ruh hali çerisinde olur sizce.                 

 

Önümüz yaz. Kıyafet özgürlüğü ile kızlar daha güzel, erkekler daha havalı görünmek için yarış halinde olacaklar.

 

Kız öğrenciler şu an böyle giyiniyorsa, yazı düşünmek bile istemiyoruz, diyen öğretmenlerimiz var.

 

Anlayacağınız kıyafet özgürlüğü ile serbest olanlar daha serbest olacak, imkânı olmayan öğrencinin de sorunu üçe katlanacaktır.

 

1)Maddiyatsızlık

 

2)Ruhsal bozukluk

 

 3)Onun var benim niye yok diyen ve bunun neticesinde ailesinden soğuyan belki de utanan bir gençlik hâsıl olacak.

 

Kılık kıyafete yansıyan bu farklılık öğrenciler arasın da zengin, fakir ayrımını bariz şekilde ortaya sermeye başladı bile. Çocuklara ve gençlere hitap eden ve daha çok eğitim yuvalarında sahnelenen (Selena, pis yedili vs.) dizilerde zengin-fakir çatışması öğrenciler arasındaki diyaloglarda  ” fakirler, varoşlar, ezikler” gibi rencide edici sözlerle gençlere empoze ediliyor. Ve gençlere hitap eden bu diziler özellikle(Pis yedili) bana sorarsanız ileriki yıllarda gençlerin çatışmasını gözler önüne seriyor. 1980 ‘li yıllar 12 Eylül darbesini,1997’de28 Şubat post modern darbeyi, sağcılar-solcular, ideolojiler-izimler ile karşımıza çıkarken bu çatışmalar ileriki yıllarda zengin –fakir çatışması olarak karşımıza çıkacağa benziyor.

 

Bunun ortaya çıkmasında en büyük tezahürde “Okullardaki kıyafet özgürlüğü” ile sanırım olacaktır.

 

Selametle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.