Metrolife baner
  • 04.03.2007
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Karmaşaya Dönen Cumhurbaşkanlığı

AK Parti Cumhurbaşkanı adayını açıkladı. 
Herkes Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve 
Meclis Başkanı Bülent Arınca odaklanırken, 
Sayın Başbakan sürpriz bir ismi açıkladı. 
T.C Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah gül. 
Başbakanımızın kendini aday göstermemesi 
benim için sürpriz olmadı. Bana sorarsanız 
bu üç isim arasında Abdullah gül, gerek üslubu 
ve gerekse ılımlı, yapıcı konuşmalarıyla 
Cumhurbaşkanlığına yakışan bir aday ve 
Cumhurbaşkanlığı sıfatıyla dışarıda ülkemizi 
en iyi şekilde temsil edecek biri. 
Kıyasıya bir mücadele. Muhalefet muhalefetliğini 
yaptı ve destek olmayacağını açıkladı 
Anavatan Partisinden Sayın Mumcu Demokrasi taraftarıyız. 
Cumhurbaşkanını halk seçsin dedi. 
İnsanın kafasına ister istemez şu soru takılıyor. 
Bundan önceki cumhurbaşkanlarını halk mı seçiyordu. 
Gerek muhalefet ve gerekse diğer partiler olsun, 
uzlaşmacı bir tutum sergilemediler. 
Demek ki bu ülkenin menfi çıkarlarından ziyade, 
daha çok parti çıkarlarının ön plana çıktığıdır. 
Neden mi diye sorarsanız? 
Madalyonun diğer yüzüne bir bakalım. 
Eğer Cumhurbaşkanı Adayı Başbakan Tayyib Erdoğan olsaydı, 
belki ilk turda Cumhurbaşkanı olup Çankaya’ya çıkacak ve 
boşalan iktidar koltuğu için erken seçime gidilecekti. 
Yani anlayacağınız Cumhurbaşkanlığı seçimi şu andaki gibi 
(sözün deyimi) Karmaşaya dönmeyecekti. 
Kanımca asıl mesele şu! 
Cumhurbaşkanı Abdullah gül oldu diyelim. 
Önümüzdeki seçimleri de büyük bir ihtimalle AK Parti kazanır. 
Bu diğer partiler için ne demek biliyor musunuz? 
Kısacası; tarih yine tekerrür etti ve başladığımız yere geri döndük. 
Cumhurbaşkanı adayı Abdullah gül, 
Cumhurbaşkanı olduğu takdirde eşi Hayrunnisa Hanım, 
Çankaya köşküne adım atacak ilk türbanlı forslaydı olacakmış. 
Yok, laiklik elden gidiyormuş. Yok, anayasa değişiyormuş. 
Benim anlamadığım ne biliyor musunuz? 
Başı örten bir bez parçası, bir ideoloji nasıl yıkabiliyor, 
Anlamış değilim. 
Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal zamanında 
Başörtü serbest ve başörtülü şu anki gibi mağdur değildi. 
Ne oldu? Soruyorum? Laiklik mi elden gitti. Hayır! 
Yani geçin bunları! 
Hem Türkiye Cumhuriyetine Laikliği getiren 
M.K Atatürk’ün eşi latife hanım çarşaflı bir bayan değil miydi? 
Hatırlatırım size. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.