SINAV OKULLARI
  • 04.02.2008
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Başörtüye yeşil ışık “ama”

Anayasa komisyonundan başörtüye yeşil ışık 
yakması birçok tepkilere neden oldu. 
Bir kısım zihniyet laiklik elden gidiyor. Yok, Türkiye İran oluyor, 
Buda yetmiyormuş gibi birileri de çıkıp biz başörtüye karşı değiliz. 
Biz simgesel başörtüye karşıyız. 
Diğer bir deyişle bu, kendi deyimleri ile türban oluyor. 
Nur süresi 31’ayeti kerimede, Yüce Rabbimiz şöyle buyurur. 
“Başörtülerini yakalarının üstüne koysunlar…” 
Sizler buna simgemi dersiniz, türbanmı dersiniz orasını bilemem. 
Ama yüce rabbimiz buna başörtü diyor. Başörtü saçı örten nesnenin 
adıysa ve “başörtülerini yakalarının üstüne koysunlar.” ayeti celile deki 
Rabbimizin emrini ihlal etmediği müddetçe nenelerimiz gibimi 
bağlamışız,yok sağa, yoksa sola bağlamışız bizler için fark etmez. 
Allahın’ın emri olan başörtüye, 
simgesel başörtü adını takıp bu tarz başörtüye, 
yahut da türbana karşıyız diyenler. 
Hayır! Sizler, Allahın farz kıldığı bir emre karşısınız. 
Başörtü, Allahın emrettiği bir kulluk görevidir. 
Dünyanın her yerinde dili ve ırkı farklı ama inancı aynı 
olan ve ayetteki emre uyan başörtülü Müslüman bacılarımız var. 
Ve Kur-an’daki örtünme şekliyle kapanırlar. 
Dilleri ve renkleri farklı olan ama dünyanın her yerinden 
Gelmiş hacıları düşünün. Bu hacılar birbirlerini ilk kez 
Kâbe’i muazzama da görürler. Buna rağmen hepsi aynı 
şekilde namaz kılıp rükû ya varır ve secde ederler. 
Şimdi buna damı simge diyeceksiniz merak ediyorum? 
Başörtümüzle uğraşmaktan vazgeçin artık. 
Biz açıkların zorlan kapanmasına, 
Kapalılarında zorlan açılmasına karşıyız. 
Bizi İrademizde hür bırakın. 
Bizi yoktan var edip her türlü nimetle donatan yüce rabbimiz 
bile irademizde hür bırakırken sizlere ne oluyor da seçim hakkımızı 
ve hür irademizi elimizden alıyorsunuz. 
Eğitim hakkımızı elimizden aldınız. 
Kamusal alanda iş imkânımızı da elimizden aldınız. 
Birde gerici ve Yobazsınız diyorsunuz. 
Bizleri geriye götürüp gerici ve yobaz yapmaya çalışan sizlersiniz. 
Çekin ellerinizi başörtümüzden! 
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, Allahın emri olan 
başörtümüzden vazgeçmeyeceğiz. 
Hiçbir dünyalık iş, mevki ve makam Allahın emrinden üstün olamaz. 
Kaç yıl yaşayacağımızı bilmediğimiz fani bir ömür için 
Allahın Emirlerini yok sayıp, ebedi ahiret hayatımızı heder 
edeceğimizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz. 
Başörtüye hakaret edenler ve Türkiye cumhuriyeti için 
Büyük bir tehlike olarak görenler cumhuriyetin kurucusu 
M.K. Atatürk’ün muhterem Annesinin ve değerli eşinin de 
Başörtülerine hakaret ettiklerinin farkındalar mı bilemiyorum. 
Belli ki atamızın izinden sizler değil de ailesi gibi örtülü olan, 
bizler gitmekteyiz. Sizler açıkça yapamadığınız 
Din düşmanlığını laikliğin arkasına sığınıp yapmaktasınız. Ve yine 
sizler laikliği şahsi çıkarlarınız için bir paravana olarak kullanmaktasınız. 
Ahiret inancınız var mı bilmiyorum ama 
bu kadar mağdur ettiğiniz başörtülünün hakkını 
ahirette ilahi sorguda nasıl vereceksiniz? 
Hiç düşündünüz mü? 
Bizde Elhamdülillah Müslüman’ız dediğinizi duyar gibiyim. 
Hem müslümanım diyorsunuz. Hem de Allahın farz kıldığı 
Örtü emrine karşı çıkıyorsunuz. 
Bu nasıl Müslümanlıktır soruyorum sizlere. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.