• 15.10.2007
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Allah dostları Ramazanları nasıl geçir

Ramazan mübarek bir ay. Mübarekliğini daha çok hissetmek için mübareklerin yasadığı gibi yaşamak, onlar gibi bu ayin kıymetini bilmek gerekiyor. 
Bunun en güzel yolunu da hiç şüphesiz Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ve O’nu yakından takip eden Allah ve Rasulullah dostları bize gösteriyor. 
Asrımızda yasamış ve birçok hizmetleri bulunan Allah dostlarından bazılarının Ramazandaki yaşantılarını söyle sıralayabiliriz : 

Abdulhakim Arvasi Hazretleri: Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri, 11 ayın sultanına Receb-i şeriften hazırlanırlardı. Her ne kadar hilali gözleseler de mübarek ayın girdiğini kokusundan anlarlardı. Ramazan ayını büyük bir fırsat bilir, direkler arasında vakit geçirenlere çok şaşarlardı. Hatta ona göre insanlar bir ay boyunca kalabalık yerlerden kaçmalı, fikrini zikrini bozmamalı, evlerinde oturup huşu içinde dua ve zikir yapmalıydı. 

Muhammed Raşid Erol Hazretleri: Bütün Allah dostları gibi Muhammed Raşid Hazretleri de hayatının bütününde Server-i Kainat’ı rehber edinerek ona göre bir hayat yaşardı. On bir ayın sultanı olan Ramazan-ı şerife Receb-i şeriften hazırlanırlardı. Evlerinde olsun, camide olsun sürekli huşu içinde dua ve zikir yaparak sevenlerine bu şekilde örnek oluyordu. Ramazan ayına daha çok ehemmiyet verirlerdi, devamlı aile fertlerine bu ayı ibadetle geçirmeyi, Kur’an-ı Kerim okumayı tavsiye ederlerdi. 

Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri: Üc ayların fazilet ve bereketini ve bu üç aylarda birbirini takip eden mübarek gecelerin kudsiyetini ve Müslümanların bu günlerde manevi kazanç sağlamaları bakımından önemini halka anlatmak için İstanbul’un selâtin camilerinin kürsülerinden yaptığı vaaz-u nasihatlerle yetinmeyen Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, talebelerini seferber ederek, yol paralarını da kendi cebinden verip Istanbul’un dışına, kaza ve köylerine göndermek suretiyle akıl almaz zorluklarla elde edilen vaaz müsaadeleriyle vaaz ettirirdi. 

Bediuzzaman Hazretleri: Bediuzzaman Hazretlerinin talebelerinden Mehmet Fırıncı ağabey, Bediuzzaman Hazretlerinin her dakikası bire bin verebilen bir ayda ibadetsiz bir zaman boşluğu bırakmak istemediğini belirterek su ifadeleri kullanıyor: “Onun için iftardan sonra zaten akşamla yatsı arası kendisinin her zaman normal olarak evrad vaktidir ve sahura kadar sürer. İmsak vakti girer girmez hemen sabah namazını kılar, kendisine has tesbihatını yaptıktan sonra kuşluğa kadar istirahata çekilirdi. Ondan sonra kalkar, gene Nur dersleri ve evrad u ezkâr ile meşgul olurdu. Ustad Hazretleri geceleri çok parlak ışıkta evrad ve ezkara devam ederdi. Loşluktan hoşlanmadığını görürdüm.” 
Yine Bediuzzaman Hazretlerinin talebelerinden rahmetli Bayram Yüksel de Necmeddin Şahiner’in ‘Son Şahitler’ isimli kitabında Bediuzzaman’ın Ramazanı ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Üstadımız, Ramazan’ın on beşinden sonra kendisi yatmazdı, bizi de yatırmazdı. Hatta çoğu gece kontrol ederdi. Eğer uyurken yakalarsa, bize su döker, uyandırırdı. Bizleri uyumamaya alıştırırdı.” 
 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.