SINAV OKULLARI
  • 24.12.2012
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Aile içi eğitimde ki yanlışlarımız…

Aile içi eğitim de iki eğitim şeklini görüyoruz. Bunlardan biri “Çocuklarımla arkadaş gibiyim. Her şeyini benimle paylaşır”,  bir diğeri ise “ Çocuk kısmına fazla yüz vermeye gelmez. Sonra tepene çıkar, baş edemezsin” şeklinde yaklaşımlardır. Peki, bu iki yaklaşım ne derece doğrudur.

 

 Netice itibariyle bu iki yaklaşıma da pek olumlu bakılmamaktadır. Anne baba bu iki yol arasın da orta bir yol takip etmelidirler.

 

Anne ve babalar olarak bazen çocuğumuza bir arkadaş gibi yaklaşıp sorunlarını dinlemeli, doğruyu ve yanlışı ayırt etmelerini sağlayarak özgüven aşılamalıyız. Yeri gelince üzüntülerine ortak olmalı, sevinçlerini paylaşmalıyız. Çocuklarımızın dünyasında samimiyetimizle yerimizi almalı ve zoraki yapmacık tutumlardan uzak durmalıyız. Unutmayalım ki, anne ve baba olmak özveri ve büyük bir sabır ister.

 

Sizler anne ve baba olarak isteyerek ve yahut istemeyerek bu göreve talip olmuşsunuzdur. Şimdik tek seçenek vardır. Nasıl iyi bir anne ve baba olurum? Çocuklarımın dünyasında nasıl yerimi ala bilirim? Eğer siz onların dünyasın da yerinizi almazsanız sizden kalan boşluğu muhakkak birileri dolduracaktır ve o kişi sizin kadar güvenilir ve samimi olmayacaktır. Bu sebeple çocuklarınızın ihtiyaçlarına göre doğru bir davranış sergileyerek aradaki iletişimikuvvetlendirmeye gayret sarf edin. İşiniz ve göreviniz çocuklarınızdan daha mühim olmasın. Kıssadan hisse kendinize bir pay çıkartmaya ne dersiniz?

 

Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken buldu. Çocuk babasına; baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun diye sordu. Zaten yorgun gelen adam; bu senin işin değil diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk; babacığım lütfen bilmek istiyorum, diye üsteledi. Adam: İlla bilmek istiyorsan 20 lira diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk; peki, bana 10 lira borç verir misin, diye sordu. Adam iyice sinirlenip; benim senin saçma oyuncaklarına ayıracak param yok. Hadi derhal odana git ve kapını kapat, dedi. Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı. Adam sinirli sinirli “Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder.”diye düşündü. Aradan bir saat geçtikten sonra, adam biraz daha sakinleşti ve çocuğa parayı neden istediğini sormadığını düşündü, “Belki gerçekten lazımdı”.Yukarı çocuğun odasın çıktı ve kapıyı açtı. Yatağın da olan çocuğa; uyuyor musun diye sordu. Çocuk; hayır, diye cevap verdi. Al bakalım istediğin 10 lira. Sana az önce sert davrandığım için de üzgünüm. Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim, dedi. Çocuk sevinçle haykırdı. Teşekkürler babacığım… Hemen yastığın altından diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın suratına baktı ve yavaşça paraları saydı. Bunu gören adam iyice sinirlenerek; paran olduğu halde neden benden para istiyorsun? Benim, senin saçma oyunlarına ayıracak vaktim yok diye kızdı. Çocuk, param vardı ama yeterince yoktu, dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paralarını babasına uzattı. İşte 20 lira… Şimdi bir saatini bana ayırabilir misin babacığım?

 

Siz siz olun, çocuğunuza vakit ayırın. Onların dünyasında önemli bir yeri işgal ettiğinizi unutmayın ve lütfen o işgal ettiğiniz yerlere layık anne ve babalar olmaya çalışın. Ola ki çocuğunuz yanlış davranışlar sergilediği takdirde, anne ve baba olarak gerekli yerlerde yaptırımda bulunarak disiplin sağlamakta tereddüt etmeyin. Bu yaptırımlar sizin ve çocuğunuzun geleceği içindir. Unutmayın ki ağaç yaş iken eğilir.

 

Selam ve dua ile…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.