Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 21.10.2016
Bilal Çiftçi

Bilal Çiftçi

İslamiyetin Ortaçağı

İslam coğrafyası Altın ve gümüş çağlarını yaşarken Avrupa karanlık çağını yaşıyordu; İslamiyet bugün Karanlık çağlarını yaşarken; Batı dünyası Altın çağını yaşıyor.

Son bulacak, elbetteki bu devran; böyle devam etmeyecek fakat bunun için bizim ne kadar çaba harcadığımızdır önemli olan. İslam dünyası ne zamanki tam manasıyla hak ederse yine Altın çağını yaşacaktır. Dileğimiz bu Altın günlere bizim neslin de yetişmesi ve daha da önemlisi bu Altın çağın gelmesine bizlerin de katkı sunabilmesidir. Bugün hepimiz günlük işlerle uğraşırken; yeni ev, yeni araba, yeni elbiseler ve daha fazla para kazanma hırsına kapılmışken kaçımız Ümmet sorunlarına kafa yoruyoruz?

Ortadoğu coğrafyası kabuğunu kırmaya niyetlenemeden hemen bir Mezhep çatışması riski ile karşı karşıya bırakılmak üzere.. Yeni bir Dünya savaşına ramak kaldı belki de..

Bugün Irak, Suriye,Filistin, Afganistan, Yemen, Arakan vb Müslüman coğrafyadaki savaşlar, bitmek tükenmek bilmeyen katliamlar. Dikkat ederseniz bütün plan-programlar İslam coğrafyasının yeniden dizayn edilmesi üzerine ve işin en garip yanı da hep İslam dışındakilerin bu dizaynı yapmasıdır. Bizler yalnızca seyirci koltuklarında oturmuş, ''Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.'' edalarındayız.

Şahit ümmet olmak! bunun hesabını bile ödemekle bitiremeyiz..

Bizler görevleri ve rolü olan bir Ümmetiz fakat bu görev ve rol nedir?

Bunu idrak ediyor muyuz?

Bunu anlamak ve tam manasında görevimizi yerine getirmek hesabımıza geliyor mu işin püf noktası burada yatıyor..

Bir Müslüman için en büyük Şeref nedir?

Hiç düşünme ihtiyacı olmadan, vereceğimiz cevap nettir:

En büyük şeref Allah’a kul, son Peygamber Hz Muhammed (sav)’e ümmet olmaktır.

Dünyayı biz yönetelim demekle Dünyayı biz yönetemeyiz elbette..

Emek gerek, çile gerek, fedakarlık gerek..

Karanlık Avrupa; Rönesans hareketini başlattığında en dibe vurmuştu, belki de yeniden bizim de en dibe vurmamız gerekiyor, belki de en dip; şu içinde bulunduğumuz an'dır.

Avrupa karanlıktan Altın çağına geçerken bile karanlık ve çirkef  yöntemler kullandı ve bugün hala kullanmaya da devam ediyor.. Katledilen milyonlarca yerli halklar, yüzlerce yıl sürecek sömürgelikler...

Elbetteki bizim rönesansımız daha farklı olmalıdır; belki biraz bilimsel çalışma, biraz Ümmet bilinci ile yeniden şahlanırız.

Ütopyatik bir düşünce gibi geliyorsa bu size; zaten İslamiyetin Altın çağının yaşanacağının inancını da, umudunu da taşımıyoruz demektir.

Öncelikle İnanç, başaracağımıza inanmalıyız. Bütün başarıların anahtar kelimesi de bu değil miydi zaten?

 “İlk adımınızı inançla atın. Tüm merdiveni görmek zorunda değilsiniz; yeter ki siz ilk adımı atın.” Martin Luther King

Kendinize inandıktan sonrası kolay; ''Tevekkül''..

(Azmedip de bir işe başlayınca, Allah’a tevekkül et, Ona güven! Allah size yardım ederse, kimse size galip gelemez. Size yardım etmezse, kimse yardım edemez. O halde, müminler Allah’a tevekkül etsinler!) [Al-i İmran 159,160] 

Ne kadar da kolaydı aslında sınavımız; Kitabı açıp okuyabilseydik, kavrayabilseydik..

Öyle bir Kitap ki, Şân-ı Azîm, Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân!

Sonrası sessizlik, sonrası Lal olmuş dil, iflas etmiş beyin; Ama bir ses yükseliyor Gönülden..

Bir ses ki tüm sessizlikleri yaran, Dertlere deva, Çaresizliklere çare, Hastalıklara şifa..

Büyük Peygamber (SAV)'in büyük duası..

''Eğer bizim bir avuçluk ordumuz mahvolursa, yeryüzünde sana ibadet eden kimse kalmaz; bizi galip et'' Yarabbim Efendiler Efendisinin (SAV) duasıyla açıyoruz sana ellerimizi..

Galip geleceğiz elbet;

Eğerki İnanıyorsak 'Ahirete' ;

Eğerki inanıyorsak 'Cennete' ;

Secdelere kapanıp da 'Ya Hayy, Ya Kayyum' diyen müminlere ;

İslamiyetin altın çağını da bizlerin başlatabileceğine inanmalıyız.

Sağlıcakla kalın..

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.