Novada

2016 Yılının son günü son gecesi ve hiç kimsenin özleyeceği bir yıl olacağını da pek sanmıyorum.

Sosyal medyadan da takip ettiğim kadarıyla kimse memnun değil,

Nasıl olunsun ki; bu kadar acı, ızdırap dolu bir yıl’dan.

Benim de özleyeceğim söylenemez asla 2016 yılını fakat 2017’nin daha iyi olacağının da garantisi yok ki. Hafızamın pekiyi olduğu söylenemez ama son yıllarda her yılsonu aynı düşünce ve beklentilerle geçti ve her defasında daha kötüsü ile karşılaştım.

Umutsuz olmak mı asla.

Benim gayem ne beklediğimizi bilelim ki hayal kırıklığının tesiri de az olsun. Herkesin yeni yılının en azından gönlünden geçen kadar güzel bir yıl olmasını dilerim.

Madem yeni yıl, yeni umutlar varsa belki bizlerde bir şeyler değiştirebiliriz.

Her şeyden evvel hep altını kalın çizgilerle çizdiğim bir cümle vardır; ‘’Değişime kendimizden başlamalıyız.’’

Kendimizi değişmezsek toplumun değişmesini bekleyemeyiz. Çünkü Toplumu oluşturan bireyler bizleriz. Biz trafikte anlayışlı davranmazsak kimseden de anlayış bekleyemeyiz, Biz karşımızdakine saygı duymazsak karşımızdakinden de saygı bekleyemeyiz, buna hakkımız da yok.

Yani değişim istiyorsak eğer öncelikle değişmesi gereken bizleriz. Bu çocuklarımız da bile böyledir Çocuklarımızın birbirine karşı anlayışlı olmasını istiyoruz ama onlara karşı anlayışımız yok veya kendi çocuklarımıza sonsuz tolerans tanırken herhangi bir komşu veya sokak çocuğunun yaptığı hatayı yanlışı, anlayışsızlıkla karşılıyoruz. Çocuklarımızın her akşam kitap okumasını istiyoruz fakat kendimiz 5-10 sayfa okumayız, Çocuklarımıza eğitimin öneminden dem vurur lakin kendimizi de eğitmeye üşeniriz. Gerekirse 40’ından sonra Üniversiteye gidebiliriz veya 60’ından sonra Kuran-ı Kerim okumayı öğrenebiliriz.

Yeter ki bir şeyleri değiştirmeye niyetlenelim.

Herkesin memleketi kendine güzel, biz Urfalılara göre de en güzel memleket bizim yaşadığımız memleket;  belki biraz Biz Urfalıların da desteği,  biraz Belediyelerin çalışması ile Urfa’m gerçekten de çok daha yaşanılır bir memleket haline dönüşür. Yeter ki toplumun fertleri olarak bizlerde değişimin kişide başladığına ve o şekil de topluma yansıdığına inanalım. Tabiî ki sadece inanmak yetmez bunun için çaba da sarf etmeli ilk değişimi kendimizde başlatmalı. Biraz duyarlılık, biraz gayret ile göreceksiniz ki Memleketimiz de çok daha mutlu yaşamaya başlayacağız.

Asker de bir deyim vardır ‘’Vatanını en çok seven; Görevini en iyi yapandır.’’

Bizlerde Urfalı bireyler olarak, üstümüze düşen görevleri yaptıktan sonra belki bize karşı görevlerin yapılmasını bekleyebiliriz belki o zaman hakkımızı talep edebiliriz belki de o zaman daha inandırıcı oluruz. Çocukluğumdan beri sürekli Urfa olarak Gaziantep’le kıyaslama yaparız ama Kimse demez ki Gaziantep şehir olarak çok gelişmiş fakat orada yaşayan insanlar da çok gelişmiş. Bizler Gaziantepliler gibi gelişmedik ki Şehrimiz de Gaziantep kadar gelişsin.

Mesela sosyal medyada görürüz hep işte Almanya’nın maliye bakanı işine bisikletle gidip geliyor ve bizler de çok büyük takdir eder hatta kıskanırız ama Kimse demez ki Alman halkının çok büyük kısmı da Arabadan ziyade toplu taşıma araçlarını tercih ediyor. Bizim toplumda maddi durumu müsait hiç kimse toplu ulaşımı tercih etmiyor.

Netice de unutulmalıdır ki Gaziantep’i geliştiren yöneticileri seçen de Gaziantep halkının gelişmişliğidir, Almanya’yı farklı kılan yöneticileri de seçen Alman halkının gelişmişliğidir. Değişim, gelişim istiyorsak önce kendimizi geliştirmeliyiz. Önce kendimize düşen görevleri yapalım sonra beklentiye geçelim belki de bu bakış açısı en doğrusudur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.