• 24.03.2016
Bilal Çiftçi

Bilal Çiftçi

Bir insan neden okumaz?

Allah; insanları yaratırken sonsuz nimetlerle dolu bir kainat sunmuştu kullarına, Evren de varettiği milyarlarca canlı arasından, insanoğlunda  çok önemli bir özellik diğer tüm yarattıkları arasından sıyrılmasına ve şuanki medeniyete ulaşılmasına sebebiyet vermişti... 

Akıl!

Tartışmasız en önemli nimettir akıl insanoğlu için, fakat kullanabilenler için tabiki. Akıl değil midir bizi diğer tüm canlılardan farklı kılan, önplana çıkaran, Dünya'ya hakim kılan ve belki de ilerde tüm Evrene hükmettirecek olan?

Verilen bir nimeti kullanmazsak zaten ona sahip değiliz demektir.

İnsanların okuması gerekiyor ama herşeyi okumalıyız. Dinimizi okuyup, hayatımıza yansıtmalıyız; Bilim ve Fen okuyup, insanlığa sunmalıyız; Kitap okuyup, yaşantımıza aksettirmeliyiz.

Birçok baba-anne tanıdım çocuklarına kitap okuması gerektiğini söyleyen fakat kendileri yılda birkez bile bir sayfa aralayıp ta okumayan..

 

Allah ile aramıza aracı koymamak için okumalı, Toplumlarda konuşulanları anlamak için okumalı,  Dünya'ya hükmetmek için okumalı, Boşa ömür harcamamak için okumalı...

 Bir Ülkenin topyekün gelişim gösterebilmesi için bireysel olarak öncelik; okumaktan geçer.

 

Okuyup kendimizi geliştirmeliyiz. Bugün bu coğrafyalar da yaşanılanları anlamamız için, bunca zulüm eziyet çeken toplum olarak, toplumlara önderlik edip yön vermemiz için okumalıyız.

Okumak beynin gıdasıdır, ruhun gıdasıdır, tüm vücudun gıdasıdır.

 

Kürk mantolu madonna da ''Bir kitabı okurken geçen iki saatin; ömrümün birçok senelerinden daha dolu olduğunu fark edince, insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünürüm'' diyor Sabahattin Ali.. Okumak bu kadar değerli iken, Dinimizin ilk emri iken neden okumayız? Bir kitabı okurken geçen iki saatin; ömrümün bir çok senelerinden daha dolu olması!!! Bu ürkütücü ve düşündürücü cümle yetmeli aslında Toplum olarak, lakin yetmezse istatiksel verilere bakalım isterseniz.  

 

        -Maalesef Türkiye'de ihtiyaç malzemeleri sıralamasında kitaplar 235. Sırada yer almaktadır.

-Türk çocukları kitap okuma konusunda çoğu Afrika Ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır. Japonya'da toplumun % 14 ü, Amerika'da % 12 si, İngiltere'de ve Fransa'da %21i düzenli kitap okurken Türkiye 'de yalnız 10.000 kişide 1 kişi düzenli kitap okuyor.

 

-Nüfusu 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100 bin tirajla basılırken, 73 milyon nüfuslu Türkiye'de bu rakam 2-3 bin civarında kalıyor.

-Türkiye'de 1 kişinin kitap okumaya ayırdığı zamanın; bir Norveçli 300, Amerikalı 210, İngiliz ve Japon 87 katını ayırıyor dünya. Ortalaması da Türklerin ayırdığı zamandan 3 kat fazla.

 

-Kitap için Norveçli 137, Alman 122, Belçika ve Avusturyalı 100 dolar, Güney Koreli 39 dolar ayırıyor. Dünya ortalaması 1,3 dolar iken, Türkiye'de bir kişi kitabı yılda ancak 0,45 dolar harcıyor.

 

-Türkiye'deki kahvehane ve kütüphane sayılarının kıyaslaması şöyledir; Kütüphane sayısı: 1.412-Kahvehane sayısı: 570.000-Buna göre 49.000 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmektedir.

 

Kısacası; Türk halkı günde altı saatini televizyona, üç saatini ise internete ayırırken, kitap okumaya yılda ancak altı saat harcıyor.

Bu istatiklere bakarak bile okumak ile alakalı fikirleriniz değişmediyse size söyleyebileceğim ve verebileceğim hiçbirşey de yok;

Ancak bu istatiklerden sonra okumak gerektiğine dair bir kıvılcım oluştuysa beyinleriniz de asla ertelemeyin hemen şimdi birer kitap alıp okuyun.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.