• 11.10.2016
Bilal BEBE

Bilal BEBE

‘’Ben daha çocuğum hem de çopçocuğum’’ niye!

Selam dost

Adem oğlu adam!

Bir Evimiz vardı, kerpiçten cam yoktu penceresinde…

Kışın naylonla kapatırdı babam, ışığımız hep kırmızıydı!

Bir annem vardı, saçları upuzun huzur kaynağımdı…

Her elimi atığımda saçlarına, ak sütunu içerken…

Hücrelerimin zerresine kadar huzur akardı, bedenime…

Ninni çalardı gül sesi ile Uyurdum onun sıcaklığında, …

Babam güven kaynağımdı, dağımdı, bedenimin gök kubbesi idi…

Gerçi korku nedir bilmiyordum ki…

Ben çocuktum hem de çopçocuk…

Bir oyuncağım vardı tahtadan, Babam icat etmişti… Oynardım.

Bir köpeğimiz vardı, her defasında beni yalardı korurdu köpek…

Her defasında da annem kızardı, köpeğin yalamasından…

Hep köpekle aynı suyu içerdik, terlik atardı annem köpeğe…

Kızardı niye kızardı bilmiyorum ki ben…

Kızmak neydi ben bilmiyorum ki…

 Ben çocuktum hem de çopçocuk…

Yaz oldu mu damda yatardık hep huzur yeli eserdi…

Annemin saçlarından yıldızları yakalamaya çalışırdım…

Her elimi atığımda yıldızlara, annemin avuçlarında biterdi…

Öperdi annem elimi, ben ak sütunu emerken…

Yıldızlar bir başka parlardı, gözlerine yansıyordu annemin…

Babam namaz kılardı yıldızlar altında… namaz neydi…

Ben din bilmem ki…

Ben çocuktum hem de çopçocuk…

Vatan annemdi bayrak babam…

Vatanım milletim dinim hep onlardı… birde oyuncağım…

Bir akşam vakti idi kerpiçli damdaydık…

Evimizin taaaa orasında bir yıldız yükseldi, yükseldi, yükseldi…

O kadar mutlu oldum ki…

Yıldız evimize doğru geliyordu… Elimi atacaktım ki…

Birden yıldız patladı… yıldız niye patlar…

Ben hiç bilmiyordum ki

Ben çocuktum hem de çopçocuk…

Annem babam yerde yuvalandılar, topraktı bedenleri artık…

Anne diyecek oldum, konuşamıyordum…

Sağ elimi uzatım, yoktu elim, ne olmuştu ki elime…

Sürünerek ancak ulaştım anneme…

Helalinden ak sütunu aradım, saçlarında al al sular akıyordu…

Niye annem sesiz ve soğuktu, yine anne diyecek oldum…

Sesim niye çıkmıyordu, niye bu kadar yorgundum…

Sonra anneme benzer bir melek geldi…

Kaybolan elimden tutarak yıldızlara yükseliyorduk…

Sevineyim mi üzüleyim mi… Bilmiyordum ki

Ben çocuktum hem de çopçocuk…

Sevinmeliyim yıldızlara doğru gidiyorum…

Üzülmeliyim, annem babam ve köpekle, oyuncağımda, uzaklaşıyordum…

Ben uzaklaştıkça yıkılan kerpiç evin taaa tepesinden…

Annem niye bu kadar sesiz babam niye bu kadar sesiz…

Köpek niye havlamıyor, evimiz niye yıkıldı…

Oyuncağımı kim kırdı, niye… Böylemiydi dünya!

Böyle ise eğer dünya ben sevmedim be…

Halbuki annem babam köpek oyuncağım…

İnsanlar ne kadar güzeldiniz… niye yıkıldı her taraf…

Kim yaptı, ben bilmiyorum ki…

 Ben çocuktum hem de çopçocuk…

Sonra…

Davut’un..

Musa’nın….

İsa’nın…

Muhammed’in rabbi sordu…

‘’Şikayetçi’’ misin dedi

‘’Kimden’’ dedim…

İnsandan dedi… Sustum…

Ben çocuktum hem de çopçocuk… NİYE!

Biz dedik böyle siz diyin öyle…

İsteyen gül atar isteyen diken saplar.bayyyy.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.