Novada
  • 06.08.2016
Barış Yaşar

Barış Yaşar

Gerçeği Görebilmek

Gerçeği Görebilmek Ezoterik, Batini, Ilıman İslamcılık ve Aşırı Muhafazakârlık, Vahhabilik düşüncelerine karşılık merkezi çok sağlam tutmamız gerekiyor. Merkez de Ehli Sünnet ve'l Cemaat'tir.

Zaman bize gösterdi ki Batini, Ilıman İslamcılık aklıyla hareket edenler İslam'ın ruhundan uzaklaşarak akıllarını başkalarının ceplerine koymuş ve başkalarının himayesine girmiştir. Bunlar Kur'an'ı bir bütün olarak ele almaktan uzaklaşmış, kendi manevi değerlerine, ülkelerine saldıracak kadar alçalmış ve hatta terör örgütü haline gelmişlerdir. Bunun en büyük örneği, dünyaya İslam'ı yayacağız deyip Papa'yla kol kola gezen İsrail'in, ABD'nin sözcülüğünü yapan, kelime-i şahadette "Muhammeden Resulullah" demeseniz de olur diyen, bünyelerindeki görevli kadınlara bu ülkede örtünün, şu ülkede açılıp saçılın diyen FETÖ (Terör Örgütü)dür.

 Zira bunlar kendi bünyesinde olmayanları kendi fikirlerini benimsemeyenleri ötekileştirmiş ve kendilerine engel olanları da imha etmişler ve ne yazık ki buna da hizmet demişlerdir. Tek tek yaptıklarını anlatmayacağım burada, zira bütün halkımız onların kirli yüzlerini çok net görüyor artık. Aynı şekilde aşırı muhafazakârlık, modern muhafazakârlık! Buda yeni bir akım) dediğimiz İslami fikir alanına salt akılla giren, "Kur'an bize yeter" deyip, Kur'an'daki cihad ayetlerine dayandıklarını iddia ederek olaylara dar bir pencereden bakıp salt ve kıt fikirlerle Müslümanları tekfir edip kesen öldüren akımında en büyük örneği DAİŞ terör örgütüdür.

Bunlar İslam'ın ruhundan uzak oldukları gibi İslam'a büyük zarar vermektedirler. Bunlar Kur'an'ı bir bütün olarak ele almaktan uzak, Efendimizin (s.a.v) Sünneti, Sahabe-i Kiram ve âlimlerimizin içtihadını, kısaca 1400 yıllık birikimimizi yok sayan akımlardır. İşte bu, oluşumlara ya da akımlara karşı merkezi yani Ehli Sünnet ve'l Cemaat'i çok sağlam tutmak gerekiyor. O da, Kur'an'ı bir bütün olarak Efendimizin (s.a.v) Sünneti'yle birlikte değerlendirerek, Sahabe Efendilerimizin Âlimlerimizin içtihatlarına bakarak yani 1400 yıllık birikimimizden kopmadan değerlendirmeler yapmakla mümkün olacaktır. Sonuç olarak bu kısa değerlendirmeyi yaparken yetkililerden bir talepte bulunmak istiyorum.

 

O da şudur, Ülkemizde ne kadar dini cemaat varsa bunların ezoterik, batini, ılıman İslamcılık ve vahhabilik, aşırı muhafazakârlık akımlarına dönüşmelerini engellemek için yapılandırmalarını ve faaliyetlerini büyük bir öz verilikle takip edilmesi hatta Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlanmasını talep ediyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

    Yazara Ait Başka Makale Bulunamadı.