SINAV OKULLARI
  • 03.07.2018
Aziz BUDAK

Aziz BUDAK

Kim kazandı, kim kaybetti?

 

 

Ülkemizin, bol aday adaylı Şanlıurfa'mızın ve biz basın mensuplarının gündemine bomba etkisi oluşturan 24 Haziran seçimini geride bıraktık.

                Aday adaylarının bolluğu noktasında yine gündemin ilk sırasında alan şehrimiz, adayların belirlenmesi ile Arap ve Kürt aday ayrımı noktasında kısır bir çekişmenin içine girdi. Şanlıurfa'da sadece Arap ve Kürt halkı mı var? Veya böyle bir ayrım tartışmasına girmek doğru mu? Bakan olduğu zaman herkesin sevinç çığlıkları attığı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımıza yönelik, milletvekili adaylarını belirleyen kişi olduğunu ileri sürülerek yakışıksız yorumlar yapanlarda oldu. Bu tartışmalar arasında sayılı günler geçti ve seçim gerçekleşti.

                Her seçimin bir galibi ve kaybedenleri olur, tüm tarafların dediği gibi kazanan ülkemiz olsun ve kazanan ülkemiz olursa kaybeden taraf olmayacaktır.

                Seçim sonuçlarından ziyade değinmek istediğim bir konuda, seçim sürecinde televizyon kanallarında yorumculuk yapan şahsiyetlerin takındıkları üslubu görünce, her geçen gün bir değerimizi daha yitirdiğimizi üzülerek görüyorum. Hatırlarsınız merhum Erdal İNÖNÜ hükümetin tekrar seçilmesi halinde vatandaşı "limon gibi sıkar" terimini kullanarak siyasete hem mizahi yönü hem de efendi üslubu ile çok güzel bir örnek olmuştu. Ancak; şimdi görüyoruz ki; geçmiş dönemlerde bakanlık yapan bir şahsiyet şu parti şu kadar oy alsın anırırım gibi geçmiş kariyerine,  yaşına yakışmayan ve özellikle gençlerimize çok kötü örnek olacak bir tavır içine girmiştir.

                A partisine oy verirsen vatan haini olurun, B partisine oy verirsen fetöcüsün, diğer bir partiye oy verirsen bir hayvana benzetmeler. Sosyal medyadaki karşıt fikirlere sahip insanlarımızın yorumlarına hiç değinmeyelim zira küfürden ve hakaretten başka bir şey yok.

                Bütün bu olumsuzluklar ışığında kaybedenin kesinlikle insanlığımız, efendiliğimiz ve hoşgörümüz oldu.

                Kimin kazandığına değinmeden önce kimler kaybetti, daha doğru bir söylemle Şanlıurfa'mız kazandı mı? Yoksa kaybetti mi? bunu anlatmaya çalışayım. Ülke genelinde bazı partilerin seçim bürolarının camlarının kırılması gibi münferit olaylar dışında bir olay yaşanmazken, her sözümüzün başında dediğimiz peygamberler şehrinde durum nasıldı?

                Belki bu benzetmem birçok arkadaşımı ve hemşerimi kızdıracak ancak görünen tabloyu aktarmakta biz basın mensuplarının görevi. Yoğun seçim çalışmaları arasında, bir cani tarafından vahşice ayakları kesilen köpeğe duyulan üzüntü, maalesef Suruç ilçemizde seçim çalışmalarını sürdürenlere yönelik yapılan saldırıda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza aynı üzüntü ve tepki gösterilmemiştir. Maalesef ne insanlığa, ne siyasete, nede Şanlıurfa'ya yakışmayan bir tablo ile ülke gündeminde yine ilk sıraya oturduk.

                Seçimin kazananı kim sorusuna cevap arandığı şu zamanda biz Şanlıurfalılar olarak şapkamızı önümüze koyup biz nerede yanlış yapıyoruz demenin zamanı gelip geçmedi mi?

                Seçim sürecinin dünya kupası maçları ile aynı tarihe denk gelmesi bize o kadar güzel dersler verdi ki, tabi o güzellikleri görecek göz lazım, bakış açısı lazım. Polonya ve Senegal arasında oynanan dünya kupası maçında her iki ülke takımı seyircisi aynı tribünlerde saygı ve sevinç gösterileri eşliğinde maçı izleme erdemini göstermeyi başarıyor, biz ne yapıyoruz? Seçim çalışmasına gelen belki de aynı okulda okuduğumuz, aynı mahalle takımında zamanında top oynadığımız kardeşimizi vuruyoruz.

                Kazanan ülkemiz olsun dediğimiz gibi kazanan Şanlıurfa'mız olsun diyebildiğimiz zaman bizler kazanırız, geleceğimiz olan gençlerimiz kazanır.

                Herkes ister ki kendi desteklediği partinin ve adayın kazanmasını bu insanın doğasında olan bir gerçektir. Her zaman Şanlıurfa'yı mecliste temsil eden vekiller için yetersiz kaldıklarını, Şanlıurfa'ya yatırım ve istihdam sağlayacak hiç bir çalışmalarının olmadığı hususunda şikâyetler duyuyoruz, seçim sonrası meclise girme imkânı bulan 14 vekilden önümüzdeki dönemde Şanlıurfa'ya ne gibi hizmetler yapılır bunu sorgulamamız gerekmez mi?

                Cumhur ittifakı adı altında bir araya gelen Ak parti ve MHP'nin bundan sonraki dönemde ülke yönetiminde karar verici aktörler olacağı görünüyor. Burada mesele Şanlıurfa'nın başta işsizlik sorununa ne gibi çözümler bulunacak, sorunların yetkili makamlara iletilmesi, takibi ve sonuçlandırılmasında vekillerin ne kadar başarılı olacağı merak konusu.

                Şehrimizin sorunlarını farklı bir bakış açısı ile yapıcı bir dille iletecek diğer bir vekilimizde CHP milletvekili olarak mecliste yer alacak olan Aziz AYDINLIK'tır. Uzun bir zaman sonrası CHP'nin vekili olarak Şanlıurfalı bir hemşerimizin mecliste yer alması Şanlıurfa'mız için bir kazanım olmuştur ve kazan taraflardan biridir.

                Diğer taraftan MHP'den meclise girmeye hak kazanan İbrahim ÖZYAVUZ'da kazanan taraf oldu, Ak parti ile MHP yakınlaşması neticesinde MHP kanadının taleplerinin dikkate alınacağı kanaati hasıl olması nedeniyle, İbrahim ÖZYAVUZ'un kendisini destekleyen seçmenlerine yardımcı olma noktasında daha faydalı olabileceği görülüyor.

                Sadece meclise giren iki vekilimizi kazanan taraf olarak değil de tüm Şanlıurfa'mız kazandı diyebilmeyi çok isterdim ancak, kısır bir çekişmenin içinde olan senden veya benden vekil seçilmedi ayrımcılığının seçim sonrası sürecinde de etki edeceği görülüyor.

                Kazanan ülkemiz olması dileğiyle, hayata geçecek olan yeni sistemi bizler de halkımız gibi merakla bekliyoruz, kalın sağlıcakla.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.