Metrolife
Novada
NOT; Ara verdiğimiz tevhit içerikli yazılarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah
SİYASİ TEVHİT; Aslında tek başına, uzun uzadıya ele alınması ve masaya yatırılması gereken bir konu olmakla beraber, burada da kısaca değinmek isteriz.
İslam siyaset dinidir. Siyaseti ibadet, ibadeti siyaset olan din, dini İslam’dır. Siyaset insanların dünya ve ahret saadetlerini temin eden bir ilim dır. Siyaseti politika ile ilişkilendirmek cehaletin alametidir. Politika etik kuralları olmayan, her türlü hile ve zorbalığın mubah sayıldığı bir uğraş alanıdır.
Günümüz partilerin hangi çirkef söylemlerle birbirlerini itham ettiklerini görmekteyiz, işte bu politikadır. Hem politika ile uğraş vermek, politikacı olmak, Müslüman’ın kimliğine de, şahsiyetine de, inancına da yakışık olması söz konusu değildir. Gayesi değerin de, aracıda değerli olmayan uğraşlar tezat oluşturur. Gayesi ve aracı ilahi olmayan oluşumlar tevhidi değildir
Müslüman’ca çalışmaların amacı da aracı da İslam’ca olmalıdır. İslam’ca çalışmanın adı tebliğ, emri bil-maruf ve nehyi anıl-münker’dir. İslami siyaset hayatı has ve hoş kılar. Allah a has kılınan hayat, insan için hoş olur.
Geçmiş konularımızda bahsettiğimiz gibi, dinde ulûhiyet yetkisinin devrinin mümkün olmayışı gibi İslami hükümler arasında seçme muhayyerliğimiz de yoktur. Namaz vb gibi ibadetlerimizi Allah’ın hükümlerine, içtimai ve siyasi konuları tağutların hükümlerine göre düşünmek, tevhidin oluşumuna engel teşkil eder.
Yüce ilahımız “Siz kitabın bir kısmına inanıyor diğer kısmına inanmıyor musunuz? Hiç akıllanmayacak mısınız?” diye buyurarak Kuran’ı ahkâmın emirlerinde ayrımcılığın kabule şayan olamayacağını ifade buyururlar
Zümer 22 de Allah Teâlâ şöyle buyururlar:
“Allah kimin bağrını İslam’a açmış ise işte o rabbinden bir nur üzerindedir. Allah’ın zikri üzerinde kalpleri kararmışların ise vay haline, işte bunlar apaçık bir sapıklık içerisindedirler. ”
Bu ayet karşısında saygı duruşuna geçmek gerekir. Amenna ve seddekna demek gerekir. Demek ki dini anlamak, dini kavramak, dine mensup olmak, hakkı batıldan ayırabilmek, İslam’ın nuruna erebilmek ve tağutlara başkaldırmak Allah’ın bir lütfüdür.
Bizi yıllarca Arapça okutabilecek birçok zevatın, hala tağutlara dalkavukluk yaptığını gördüğümüzde, göğüsleri İslam’a açılmanın ne manaya geldiğini daha iyi anlıyoruz. Tüm asırlarda önemli olan tevhit konusu 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla geçişte daha belirgin bir önem kazanmıştır.
İslam’ın hükümlerin yürürlükte olduğu zaman dilimlerinde şirke davetiyeler basılıp dağıtılmıyordu. Ama 21. Yüzyılda cehenneme davetiyeler taahhütnamelerle postalanıyor.
Küfrün sokak başlarını tuttuğu köpeklerin salıverildiği ve taşların bağlandığı ülkelerde (ki içinde bulunduğumuz anakaralar bunlardan bir tanesidir. ) imanı muhafaza etmek ve tevhidi kuşanmak özel bir çaba sarf etmeyi gerektirmektedir.
Akla karanın, hak ile batılın birbirlerine karıştırıldığı, inançların geriye dönüştüğü toplumlarda Müslüman’ca bir düşüncenin muhafazası çok zor olmaktadır.
İmanın ateşten bir kor olup elimizi ve yüreğimizi yaktığı bu zaman da, imanı muhafaza etmek ciddi bir sabır istemektedir. Batılın ve küfrün bilerek haykırıldığı ve yayıldığı bu zamanımızda, sağlıklı bir görüş ve objektif bir bakış sahibi olabilmek gerçek manada tevhidi gerektirir.
Özellikle ama özellikle bu zaman dilimlerinde dostu ve düşmanı tespit etmek ciddi bir önem arz etmektedir. Belamların çok olduğu, kuzu postuna bürünen kurtların gezdiği bu günümüzde dostlarımızın tespiti büyük önem arz etmektedir.
İşte sevgili dostlarım! Görüldüğü gibi tevhidi kuşanmak ve muhafaza etmek çok zor olmuştur. Bu karmaşık durumdan kurtulabilmek ve tuzaklara yakalanmamak, ilahi vahyin ışığında bilgi ile bilenmek ve bolca amel edip Allah’a dua ve niyaz da bulunmamız gerekmektedir.
Allahın rahmeti ve bereketi özerimize olsun

MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.