BEYAZGÜL
Sağ Reklam 2
  • 08.03.2018
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Kim kâfiri tekfir etmezse oda kâfir olur -10-

Tekfir şuuru risalesini yazan, yazar Sayın Mustafa çelik hocanın eserinde şöyle bir cümle geçmektedir ''kim kâfiri tekfir etmezse oda kâfir olur '' ( Mustafa çalık tekfir şuurı sh 26) 
 Bugün Müslüman cemaatler arasındaki ihtilaflar, Allaha inanmayanların kâfirlikleri ile alakalı değildir, çıkan sıkıntı, Müslüman tanımında net olmayışlarındandır, kimi kavram ve kaidelerinde anlaşamamalarındandır, kendisini İslam'a nisbet eden birinin, tekfir edilip edilmemesi ile ilgilidir.
Bakın kardeşlerim
Esnaf olabilmek bile bazı kriterlere bağlı iken, Müslüman olmanın kuralı olmalı değil mi?  Müslüman olmak, basit bir mesele olmadığı gibi, orda tutuna bilmek dahi kolay değildir. Günümüz koşullarında. Müslümanım diyen kişi ne cenneti, nede kurtuluşu garanti etmiş değildir,  Müslümanım diyen kişinin Müslümanlığı, Müslümanı olduğu dinin kaidelerini koruduğu sürece devam etmesi ile mümkündür.
 İslam'ı izimlerle karıştıranların, laiklik sistemini kutsayanların, demokrasi kazanımlarımızdır diyenlerin,  hâkimiyet milletindir diyenlerin, itikadı konularda hakkı batıla karıştıranların İslam la ne alakaları olabilir.
 Batıl ideoloji ve sistemler uğrunda mücadele verenlerin,  Tâğut' a kulluk edenlerin… Kimlikleri, konumları, mazileri ve içlerindeki niyetleri ne olursa olsun, bu onları temize çıkaramayacaktır, görüntüleri itibarıyla küfürde boğulanları, namaz kılıyor diye biz zahir ile amel etmek zorunda olduğumuzdan, belki de kalpleri temizdir demekle onlara Müslüman diyemeyiz. bu türden taife ve adamların tek bir isimleri olabilir oda müşriktir. Ki müşrikleri tekfir etmek ise farzdır.
Çünkü İslam'da olması gereken tüm kuralları ihlal etmişlerdir. Biz niyet okuyucu olmadığımızdan, kimin, içinde hangi niyeti taşıdığını bilemeyiz. İslam'da esas olan zahire güre hükmetmektir, kişilerin içinde taşıdığı gizli niyetleri Müslümanları bağlamaz bu tip insanlar teklir edilebilir
Allah kuran i kerimde defalarca ey kâfirler diye buyurmaktadırlar, bu ayetler açık açık kâfirlere kâfir derken, haddini bilmez kişilerin biz ağzımıza kâfir lafzını almayız, tehlike vardır demelerini anlamak mümkün değildir, bunlar kimler adına konuştuklarını sanıyorlar, bunun altında hümanizm hastalığı yatmaktadır. Biz uyarıyoruz, iyi niyetle hümanizm bataklığına düşmeyelim
Bu konu su götürür, cüretkar olmamak lazımdır, tehlike vardır niyetlerini bilmek lazım, kadıya götürmek lazım, şu veya bu guruba kafir diyebiliriz. amaaa şunlara şunlara diyemeyiz, onun dedesi hacce gitmiş fi tarihte( Türk Talebe Birliğinde ) hizmetleri varmış,  talebe iken falan kişi ile camiye gitmişlermiş  miş miş … dolayısıyla bir adam ben kafirim demedikçe, hiç kimseye kafir güzü ile bakamayız ve hiç kimseyi tekfir edemeyiz demek, İslam'ı bilmemektir.
Dinsiz bir devletin dinli sahiplerinin olabileceğini düşünmek, bunu kabul ile ikrar etmek kişileri ve kendini buna inandırmaya zorlamanın aklıselimle bağdaşılacak hiçbir tarafı yoktur ve de olamaz, bu aynı zamanda vahyi ilahiye yede aykırıdır.
Bu çirkin ile güzeli, maruf ile münkiri, hak ile batılı,  iman ile şirki bağdaştırmak olur ki,  bu işlenebilecek cinayetlerin en korkuncudur, bunun adı, din adına zorbalık denir, bunun adı kendi heva ve heveslerini din haline gerdirmektir, bu yeni bir din ihdas etmenin diğer adıdır. Bu tabi olduğu camatın öngörülerini din haline getirmektir. Bu cehenneme konforlu yerden bilet almaktır.
Tarih boyunca bu ve buna benzer çirkin girişimlerde bulunanların sonu çok elim olmuştur, kimi kalkar dinler arası diyalog diye bazı çalışmaların içinde figüranlık yapar, kimi kalkar ılımlı Müslümanlık prensiplerini yazar, kimi kalkar muvahhit mücahitleri terörist ilan eder, kimi kalkar din düşmanlarını Müslüman ilan eder, kimisi de ( kulyaeyyuhelkafirun )diyen Allah'ın ayetlerine rağmen hümanizm lik yapar.
Bütün bu çelişkilerin yaşanması, inandığımız dinin prensiplerini iyi anlamadığımızın göstergesidir, tevhidin başındaki ( LA)'nın ne manaya geldiğini ciddi manada anlamadığımızın izahıdır.
Bizi zem edip haricilikle suçlayanları, kütü maksatla tekfircilikle suçlayanları Allah havale ediyoruz. Allah kıyamet gününde bizimle sizin arasında hakem olacaktır. o ne güzel vekildir diyor ve meseleyi Allaha havale ediyoruz.
Kimse bizim gibi düşünmek zorunda değildir elbette, herkes hesabını Allaha verecektir, bizimkisi sadece tebliğ etmektir, kalplere tesiri verecek olan elbetteki yüce Allah tır.
Birde, biz size katılmıyoruz, hocamızın dediği de öyle değildir, hocamız da sizin gibi düşünemiyordur, diyenlere deriz ki kardeşlerim; bu din her hangi bir hocaya tapulanmış hakikat değildir, ki söylemleri sizi kurtarsın
Hocanızın böyle düşünemiyor olması ya hata ise?  Şayet hocanız veya şeyhiniz hata içinde ise, Siz vebalıdan kurtulabilecekmişsiniz?
Yüce Allah, bu kitabı akıl sahiplerine indirmiştir. Birçok yerde hiç akletmiyecekmisiniz diyerek, bize hakikati araştırmamızı emir buyuruyorlar.
Aklımızı birilerin tekeline vermeyelim, bakın yüce Allah kuranı kerimde ne buyurmaktadırlar'' Onlara; "Allah'ın indirdiklerine uyun" denildiğinde, derler ki; "Hayır, biz atalarımızı ( büyüklerimizi, şeyh ve hocalarımızı, diyanetimizi) üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)? (Lokman Suresi, 21)
Evet, şayet hocalarınız delalet özerinde ise, peki ozaman ne olacak Allaha ne diyeceksiniz 
Son fırsat kaçmadan akledin ve İslam'ı yeniden öğrenin. İtikadınızı kimseye emanet etmeyiniz diyor ve İslam âlemini Allaha emanet ediyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.