Novada

Uzun bir zamandan beri beynimi kemiren bazı parazitleri sizlerle paylaşmak isterim

Kirlenen herhangi bir nesneyi temizlemek mümkündür, arızalı teknolojik bir örünü veya hastalanan organlarımızın arızasını, uygun operasyonlarla onarmak mümkündür, velev bu organ kalbimiz olsa da.

 

Ama gerek maddi vegerekse manevi yönde arızalanan organ beyin olunca, müdahale etmek cidden çok zor ve tehlikelidir. Beyin sulanınca beyindeki suyu almak nasıl ki zor ve hayati yönde tehlikeli ise, beyindeki şirki söküp almak kolay olmadığı gibi. Müdahale bazen manevi ölüme neden olabilmektedir.

 

Konuya nasıl başlamak lazımdır bilemiyorum lakin ruhumuzu sarmalayan, imani ve ahlaki hastalıklar, anlama, dirilme, ve karşı koyma melekelerimizi onarılması göç bir şekilde tahribatlar yaptığı, harap olan maddi ve manevi duyu organlarımız neticesinde, değer kıstas ve mihengimizin de bozduğu aşikardır.

 

BU HASTALIKLI BEYNİN eseri olarak, yarı çıplak bir bayanın yarısı kapalı olduğu için Hamd eden anlayışın egemen olduğu bir toplumu yaşıyoruz.

 

Yığınla bilginin hıfzedildiği toplumda, Bilinç oluşmuyorsa, sapla saman birbirinden ayırt edilemiyor demektir, hikmet olmayınca salt bilginin faydası olmuyor demektir, yaşanan hadiselerin perde arkasını göremeden, tiyatro veya beyaz perde de yaşananları, yaşamın kendisi olarak görmeye odaklananların yapacağı tek şey, hırsında sahneye ya ayakkabı fırlatmak olacak yâda TV ye kurşun sıkmak olacaktır.

 

Okudukları kişiye analizden yoksun sadece bilgi yüklüyorsa ki maalesef hastalık bu, asrısaadet zamanındaki vatan, bayrak, devlet sevgisini 21. Yüzyılın kokuşmuş sistemlerine, özelliklede anakaramızda egemen olan, laik, demokrasi olan ve bilumum çelişkiler yumağı TC ine yorumlama hastalığına duçar oluyoruz.

 

Bu anlayış, dine mugayir, kadınlı erkekli danslı toplantıları, şirk kokan tevessül seanslarını, İslam artı izmleri din olarak hafızalara yerleştirmektedir.

 

gıdım gıdım dinimizden uzaklaştırıldığımızdan ötürü, yavaş yavaş ısıtılan kazanın içindeki çekirgenin halinden memnun olması misali, cehennemi andıran gönümüz koşullarına, Hamd etmekte ve bu diyarı İslam’ın beşiği, Müslümanlığın en iyi yaşandığı ülke olarak görmeye başlıyoruz.

 

Örneğin; Hoca denen zat, önünde mahşeri kuru kalabalık, esip gürlemekte… bu adamlar ( PKK yı kastederek) şu şu ahlaksızlıkları yapmakta, çocukları dağa kaçırmakta, fesat etmektedirler, dolayısıyla bertaraf edilmeleri vaciptir farzdır demekte, kuran ve hadisten deliller getirerek Allah ın haramlarını helal kılanların öldürülmeleri gerektiğini dile getirmekte idi, zoraki yorumlamalarla.

 

Ve onun içindir ki kolluk kuvvetlerinin (polis, asker koruyucular) yaptığı çatışmaların cihat olduğu ve ölenlerin de şehit olduğunu zırvalamakta idi.

Devletin bekası ve muvaffakiyeti için nida ve dualar yapmakta, cemaat da, kulakları sağır edecek gürültüler ile âmin diyorlardı.

 

PKK ve terör örgütlerin yaptıklarını, İslam’a ve insanlığa uymadığı oranda lanetlemekteyiz, bizde her türlü insanlık dışı eylemi en kati ifade ile lanetliyoruz. İyide hoca kardeşim, PKK veya diğer örgütlerle savaştığı için dua ettiğin, payidar olması için niyaz ettiğin devletin yaptıklarına niye bakmıyorsun,? Genelde ( eğitim, yaşam, yasama yargı) ve özelliklede devletin terörle mücadele alanında yaptıklarına bakıldığında, halk katında olmazsa da, hak katında teröristlik değilmidir.

İçki, zina, kumar, faiz ve daha yüzlerce haramı yasallaştıran devlet tir, fesat çıkardığı için gurupları terörize ederken, Allah ile savaşa girişenleri neden göremiyorsun.

 

Fuhuş turizmine aktarılan milyar dolarlar, turist seferberliğine sunulan faizsiz krediler ve katkılar, her gün açılan yani yeni plaj ve oteller, bunların hangisi İslam’a uygundur. bunlar nesli fesada sokmuyor mu?

 

Karma eğitimin zorunluluk olduğu, yasalarında İslamin İ sine dahi tahammül edilmediği, İslam nizamının kaim olması için çalışanların hapiste olduğu, her türlü kumar çeşidinin teşvik edilip, devlet eliyle oynatıldığı ülkeye İslam ve ülke menfaati için çalışanlara mücahit, ölenlerine de şehit derken hiç Allahtan korkmuyormusun.

 

Bu aynamazlığın adı cehalet değilse ki değil, sapkınlığın, belam lığın ve satılmışlığın adı olmaz mı?

 

Hoca denen meczup, bir yerlere yaranmak için ahiretini dünya leşi ile takas eden sarıklı, satılmış biri olabilirdi lakin cemaate ne demeli? Bu cemaate ne oluyordu ki bu sapık din adamın zırvalamalarına âmin diyorlardı, ona bir türlü akıl erdiremedim ve halen erdirememekteyim.

Gerek sosyal faaliyetlerde, gerekse cemaat ve vakıflar bazında olsun, kirli ve sinsi bir akıl tarafından yönlendirildiğimizden, artık zerrece şüphem kalmadı.

 

Hani farkında olmadan yıllardır kahrolsun Amerika, kahrolsun İsrail diye bağırıp durmaktayız ya. Sahi neden hep bu şekilde bağırmaktayız. Neden kahrolsun İngilizler, moskof veya başka bir ülke veya olgu demiyoruz.

 

Hani dile kolay geldiğinden imidir veya söyleye söyleye dilimize aşina mı oldu, yâda birilerin yönlendirmelerinin kurban mı olmaktayız...

 

Geçenlerde, 35 yıl önce şehit edilen bir kardeşimizin anma mitingi vardı, onun dava adamlığı ve şehadeti münasebetiyle yapılan bir etkinlik, ama ne gariptir ki bu anma programında yine kahrolsun Amerika ve kahrolsun İsrail denilmekte idi.

 

Tamamda kardeşlerim onu şehit edenler ne Amerika idi nede İsrail, hemen yanı başınızdaki o cellat değil miydi kardeşinizi Şehit eden ve ettirenler, neden onlara değil de Amerika’yı kahrediyordunuz

 

Ayrıca gerek Ortadoğu’da ve gerekse diğer bölgelerde yaşanan dramları analiz edecek olursak, , yürürlüğe konulan her türlü entrikaların İngilizler tarafında planlanıp proje edildiği, Vatikan tarafından desteklendiği, sonrasından bir tetikçinin eliyle görürlüğe konulduğu bir gerçektir. Ama ne gariptir ki bu gerçeğe rağmen, kahrolsun İngilizler diye bir nara duymadım. Aynen bunun gibi

Cumhuriyetin ilk yıllarında bu yana Müslüman veya diğer etnik guruplara yapılan baskılar, yaşanan mağduriyetler, işlenen kepazelikler hep CHP ye mal edildi. CHP nin mazisi kirlidir amenna, peki CHP neyin ve kimin örünü, kimse ana müsebbibi sorgulamaz.

 

CHP bir maşa idi. Aslında fail devletti, Kemalist zihniyet, laiklik ve demokrasi belası idi. ama kimse devlete laf etmez varsa yoksa CHP.

 

En ateşli Müslüman yazarçizer ve hatiplerimiz dahi, İslam’a ve etnik bir guruba yapılmış bir zulmü deklere ederken, konuyu getirip CHP zihniyeti diye bitirmektedir. Hedef saptırmak bu olsa gerek, kimse, adeta tanrılığını ilan eden, varlığını laiklik demokrasi ve cumhuriyet e dayandıran tüzel kişiliği görmüyor, görmek istemiyor.

 

İşte bu, adı konulması zor bir hastalık ve inançsal sapıklıktır. Tedavisi de yoktur. Ancak ölümle cehennemde temizlenecektir.

 

Rabbim bizleri her türlü sapıklık ve sapkınlıktan muhafaza buyursun, amin

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.