Novada

Hakkın ve halkın nezdinde tiksinti uyandıran, ümmeti birbirinden uzaklaştıran, din adamları ile avam arasını açan (din adamı kavramı yanlıştır. Meramımızı anlatmak için kullandık) saf duygulara hançer misali saplanan, beraberinde imanı, ameli ve ahlaki yozlaşmayı getiren, ümmetin başındaki en büyük belalarından birisine verilen isimdir din bezirgânlığı,

Yazımız, bu iğrençlikleri topluma işleten, imanın dejenere olması ve insanları bu derekeye sürükleyen âlim bozuntuları ve sapık cemaat, tarikat, vakıf ve dernekler hakkında olacaktır.

Bu yazıyı kalem alırken, kişi ve kurumları isimlendirmeyeceğim, muhataplarım kişiler olmayıp fikirler olduğunu bilinmesini isterim. Zira o denli sapık oluşumlar vardır ki isimleri yazsam bu sütünler yetmez, biz hakikati anlatalım, okurlar kimlerin kim olduğunu tayın etsin.

Her gün o kadar sapkın düşünceler yayılmaktadır ki onları tasnif edip anlatabilmek, onlara reddiye yazmak mümkün değildir.

Evet, konumuz dini sapıklık, din tüccarlığı ve bezirgânlığı olacaktır. Din tüccarlığı; İnsanların dini inançlarını sömürerek yapılan ticarettir. Din konusunda bilgisiz, cahil halkın bulunduğu ülkemizde, birkaç menkıbe öğrenenlerin yürüttükleri kirli eylemdir,

Bu batıl alış verişlerin en kerihi, en mide bulandıranı, haram olan ticaretten daha çirkefi, haram olanı helal, helal olanı haram diye satmaya yeltenmektir.

Haram bir ticaret fâsıklık sayılırken, haramı helal diye pazarlamak küfürdür. Bu alışverişlerin en çirkini şüphesiz Allah’ın dinini kirli emellerine alet etmek, ayetleri tahrif edercesine başka manalar yüklemek, dünyalık karşılığında, Müslümanın dini duygularını istismar ederek satmaktır.

Yüce Allah yüzlerce ayette batıl ticaretten bahsederek insanları bu çirkin eylemleri işlemekten men etmiştir bakınız k kerimde bu türden fiillere Rabbimiz nasıl tepki vermektedir Allah'ın Ayetlerini Ucuza Satmak Konusunda Ayetler   "...Ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden korkun. Hakkı bâtıl ile karıştırmayın, bilip dururken hakkı gizlemeyin." (Bakara: 2/41-42)

"Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de onu az bir paha ile değişenler (onu maddî karşılık ile satanlar) var ya, işte onların yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah ne onlarla konuşur ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için acıtıcı bir azap vardır." (Bakara: 2/174)

 "Onların ardından (ayetleri tahrif karşılığında) şu değersiz dünya malını alıp, 'nasıl olsa bağışlanacağız' diyerek Kitab’a vâris olan birtakım kötü kimseler geldi. Onlara ona benzer bir menfaat daha gelse onu da alırlar. Acaba Allah'a karşı haktan gerçekten başka bir şey söylemeyeceklerine dair kendilerinden, o Kitabın hükmü üzere misak kuvvetli söz alınmamış mıydı ve onlar Kitab'ın içindekini ders edinip okumadılar mı? Hâlbuki ahiret yurdu, takva sahipleri/Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?"  (A'râf: 7/169)

Anlatacaklarımızda Müslüman kişi veya âlim olan zat ticaret yapamaz anlamı çıkarılmasın. Elbette ki Müslüman kişi ticaret yapmalıdır. Zira en büyük tüccar âlimler ve peygamberlerdir.

Lakin hiçbiri, adı Müslüman, âlim ve cemaat lideri diye lanse edilen bugünkü adi simsarların yaptığı gibi, ticaretini dini kılıflara sarmalayarak pazarlamamıştır. Ve bu denli Allah’ın dinini ticaret metaı durumuna düşürmemişlerdir Örneğin

Adam çörek otunu satmakta, kimse neden çörek otu satıyor diye bu adamı yargılayamaz, zira sağlığa zararı olmayan bir bitki, kimilerine göre faydalı ve şifa olan bir ilaç

Ama bu ticaretini ilahiler eşliğinde, ağlamaklı bir sesle, fon müzikler eşliğinde, ağlamaklı vaaz sitilinde ayet ve hadislerden dem vurarak, zoraki yorumlamalar ile satıyorsa, burada art niyet vardır. Buna ticaret demek saflık olur, bunun adı din tüccarlığıdır.

Hazırlamış olduğu kıble bulma pusulalı seccadeyi satmak güzel bir şeydir ama dinin direği namaz diye başlanan reklam içerik itibarıyla mide bulandıran, yalan ve kurnazlıklarla işlenince bunun adı ticaret olmaktan çıkar din tüccarlığı olur.

Yazılan bir romanını pazarlarken, dini nesil yetiştirme seferberliği diyerek, bu kitabı almanın sevap, karşılığının kesin cennet sağlayacağını deklere etmeyi masum saymak saflık olmaz mı?

Özerine dualar yazılan beze, Yanmayan kefen demek ve dolayısıyla buna sarmalayanların kabir azabını çekmeyeceklerini, mahşerde rahat edeceklerini, makamlarının cennet olacağını deklere etmek… Zındıktık olmaz mı?

Nalı şerif diye çizilen resmin bulunduğu ortama, hiçbir belanın tesir etmeyeceğini, bu resmi bulunduran ordunun bozguna uğramayacağını, yangın, sel, talan ve bilumum tehlikelerden otomatikman korunacağını söylemek, bunun ahirette sağlayacağı faydaları zırvalamak, kelimenin en hafifi ile din bezirgânlığıdır.

Kimi kalkar kurtuluş muştusu reçeteleri, kimileri sırlı duaları, yekdiğeri…arşı alayı titreten dualar,… Ümmü sıbyan duası, HAVASUL HAVAS ve daha yüzlerce saçma sapan isimler zikrederek dini duyguları istismar edilmesi, din adına dini düşünceleri tahrif eden tılsımlar pazarlayabilmekte…  Kişide tevhidi inancı kirleten hadsizler…

Adam kitabına sırlar ismini vermiş ya, öbürü bir parmak üste çıkarak, acayip sırlar demekte, daha sonraki yazar peygamberin dilinden sırlar diyor, öbürü denenmiş garantili tesirli peygamberden varid olan sırlar diyerek alçaklaştıkça alçalmaktadırlar.

Şaban ayında okunacak dualar, yok ramazanın başında, ortasında, sonunda okunacak dualar, yok şurada burada şu hastalığa bu hastalığa karşı okunacak dualar, peygamberi rüyada görmek için okunacak dualar ve sonu gelmez uzun uzun listelemelerle kuranı sadece dünyalık için parselleyen zındıklar.

Tabi bu duaların hepsi kendisinin bastırdığı kitaplarda mevcut, hatta ve hatta iyi seks yapma, yatakta performansça boğa, gergedan olabilme, burada yazmakta hayâ edeceğim daha nice ahlaksız şeyler için denenmiş ayet ve dualar diyerek Allah ın ayetlerine hakaret etmekten çekinmeyen zalimler, din tüccarı hadsiiizzz düzenbazlar.

Uydurduğu hadis veya duayı başka yerde bulmak mümkün olmadığını iyi bilen rezil, illaki bu kitabın alınacağını bilmekte. Zira bu duayı okumanın 70 şehit sevabı kazandıracağını, şefaate nail ve cennete gireceği garantisini verircesine kitaplarının satışı için zırvalamaktan hayâ etmeyen iki ayaklı şeytan iş başında.

Adam şeyh makamında adeta vaz edercesine uydurduğu 70 küsur risalelerini cennete varış bileti hükmünde pazarlayarak şarlatanlık yapmaktadır. 3- 5 risale al, bu eylemi ‘’emri bilmaruf nehyi enilmünker” say, ve hop cennet… Bu işlenebilecek en adi ticaret şeklidir, Rabbimiz bizleri bu şarlatanların şerrinden muhafaza buyursun

Evet, kardeşlerim bu din tüccarların yaptıkları hadsizliktir, dini istismardır. Nasıl oluyor da Peygamberin içinde bulunduğu ve savaştığı harpte Müslümanlar yenilgi yaşıyorlar, ama senin resmini çizdiğin ve adına nalı şerif dediğin paçavra resmin, bulunduğu ordu mağlup olmuyor, hiçbir sıkıntıya uğramıyor…  Her türlü bela musibet ve afetten salim olabiliyor… Bu akıl tutulması ötesi bir çılgınlıktır.

Diyelim bu adamlar şeytana uymuş birer sapık, dünya leşine tamah eden yaratıklardır, peki bunların önünde saf durup dinleyenlerden hiç akıllı yok mudur?  Hiç mi akıllı bir beni âdem yoktur ki oha çüşşş deyiversin.

Bu soytarılara, şeytandan miras alınmış postuna kurulmuş olan ve insanlara şifa dağıtmaya yeltenen hadsizleri dâhil ettiğimizde konunun ne kadar çığırından çıktığını daha iyi analiz etmekteyiz.

Kanserden vereme, doğum yapmayan kadından eşyası kaybolan adamın derdine kadar her şeye % 100 garantili şifa dağıtıcıların ( tabi makul ücret karşılığı )  istila ettiği coğrafyamızda sağlıklı iman sahibi olmak cidden hüner ister.

Bunlara inanmaya müsait zümrelerin bulunmasına paralel, ayrıca bunların pazarlamacıları da vardır. Yeminler ederek, başlarında geçen uyduruk hikâyeler anlatarak kişileri tuzağa çekmektedirler.

Bakın Kardeşlerim

Elbette ki dua gerekir, duamız olmazsa ne kıymetimiz kalırdı Rabbimizin önünde, ama dua kişi ile Rabbi arasında olan bir yakınlaşmadır, derdini sahibine iletip yardım dilemektir.

İllede şu şekilde veya bu dua ile yalvarmak gerekir diye bir kaide yoktur. En samimi duygularınla hangi dilde olursa olsun, şartlarına riayet ederek talepte bulunmadır.

Zaten Rabbimiz birçok ayette, yakarmamız gereken durum ve niyazı k. Kerimde bize bildirmiştir. Ayrıca para vererek havaslar içinde boğulmanın bir manası yoktur.

Amacımız tevhidin oluşması önünde kurulmuş tuzakları hatırlatmaktır. Doğrusunu Allah bilmektedir

 

Selam ve dua ile


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.