Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 04.07.2016
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Beynin sulanması ve ameli sapıklık -4-

Kardeşlerim

Bidatcı ve müsteşrikler, İslam’ı tahrif etmek için, akla hayale gelmeyen tilki kurnazlığı ile çalışmakladırlar. Kuran’ın ifadesi ile Allah, şeytanet hitaben; "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi. Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi. Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver. “Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi. Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım." "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın." Allah dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."

Bugün dahi şeytanlar ve avenesi, atası gibi çalışmakta, direkt olarak saptıramadıklarının sağlarından yaklaşmak suretiyle, dinde yenilikler yaptırmakta, dinde olmayan şeyleri dinin esasları olarak kullara dikta etmektedirler.

Şayet her zerremizin mihengi, kaynağı maddi ve manevi ve gıdası olan kurandan bir milim ayrılacak olursak, şeytan ve müsteşrikler amaçladıklarına nail olmuş olacaklardır.

Hz âdem ile başlayan hak batıl mücadelesi, kıyamete dek devam edecektir. Âdeme secde etmekten imtina ettiği için cennetten kovulan iblis, bunun müsebbibi olarak âdemi gördüğünden, âdemin zürriyetiyle mücadele edeceğini, iğfal, iğva, vesvese ve saptırmalarla onları kulluktan uzaklaştıracağına dair yemin etmiştir.

Şeytan ve evanesi Müslümanlar ile mücadele ederken, her türlü batıl ve ahlaksız yolları kullanmaktan zerrece tereddüt etmemişlerdir. Zaman ve zemine göre savaş metotlarını geliştiren şer ocakları, son yüzyılda akıllara durgunluk veren yeni bir argümanla Müslüman toplumun inancını adeta felce uğratmışlardır.

Bu şeytani akıl, tilki kurnazlığı ile batıl düşüncelerini, ümmet nezdinde kıymetli olan, ulema ve meşayıh özerinden dikta etmeye yeltenmişler ve başarılıda olmuşlardır. Örneğin.

Abdulkadir Geylani’ye atfedilen, İslam ile bağdaşmayan şu sözüne bakalım; “müridim ne zaman ve nerden(denizden karadan havadan) benden yardım dilerse, onun imdadına yetişir ve müşkülatını hal ederim, gelmiş geçmiş herkesin güneşi sönmüş, benim güneşim ilelebet parlayacaktır.”

Bu söylemler kurana, hadise ve İslam’ın ruhuna aykırıdır. Ama dokunmak cesaret ister. Bunun yanlış olduğunu deklere ettiğin zaman seni Abdulkadir Geylani’ye düşman olarak bellemektedirler. Sen kim Abdulkadir’i Geylani’ye laf atmak kim, vay haddini bilmez çakkal,  vay evliyaya düşman zındık, vay meşayihi inkâr eden soytarı.

Daha neler neler, ağza alınamayacak sövgülerin muhatabı olmak işten bile değildir. Ama düşünülmez ki, İslam’a mugayir söylem kimden çıkarsa çıkarsın merduttur. Düşünmezlerki Abdulkadir’i Geylani bu söylemlerden beridir. Bu söylemlerin o zatlara yakıştırıldığı islamı tahrif etmek için bu isimleri kullandıklarını düşünmezler

Değerli kardeşlerim

Kim kime ve neye inanmak istiyorsa inansın, hiç kimse inancınızdan yekdiğerini yargılama hakkına haiz değildir. Bizimkisi sadece nasihattir. İnanmış olduğunuz şahısların, sizi felakete götürebileceğini ikaz etmekteyiz.

Şu hakikati unutmayınız, , ibni Mace ve sahihi Müslim de şöyle bir hadis geçmektedir “kim bilerek adıma hadis uydurursa o bilsin ki cehennemde yerini hazırlamıştır”  bu hadisten hareketle, hadislerin yükününe baktığımızda, ümmeti saptırmak, bir topluma kutsiyet atfetmek veya makam mevki ve dünyalığa sahibi olmak için, birçok hadisin uydurulmuş olduğuna rastlamaktayız.

İncil Tevrat’ın tahrif edildiğini de düşündüğümüzde, meşayıh özerinde nelerin uydurulmuş olabileceğini varın siz düşünün

Tevrat ve İncil tahrif edilmişse, hadislerden de uydurulmuş hadisler olduğuna göre, peşinde gittiğimiz ve mutlak doğru olarak kabul ettiğimiz üstat ve müşabihlerimizin sözleri ve risaleleri tahrif olma ihtimali yok mudur?

Demek istediğimiz budur, elbette ki kuran harici diğer kitapları da mutaale edeceğiz, meşayıh ve âlimlerin sohbetlerinde bulunacağız ama mutlak doğru olarak değil, okuduklarımızı, dinlediklerimizi kuranın şaşmaz terazisine vurmadan, atacağımız adımlar felaketimiz olacaktır.

İsim vermeden söyleyecek olursak, üstat olarak kabul edileni şu anda kalabalık cemaatleri bünyesinde bulunduran birçok müellifin kitaplarında dine mugayir söylemler bulunmaktadır, meşayihe atfedilen binlerce sapık menkıbeler rivayet edilmektedir, bunları kuranın mihengine oturtmadan doğru kabul etmemiz durumunda, şirke düşme tehlikesi kaçınılmazdır.

Uydurulmuş bazı hususları sizinle paylaşmak isterim. Örneğin

< Yapmış olduğumuz ibadet ve sevapları cemaat havuzuna göndermeliyiz, sevaplarınız diğer cemaat fertlerinin gönderdikleri ile harmanlanıp, biriken tüm sevaplar eksilmeden her cemaat ferde aynısı gönderilir. Tabiki kendi cemaatı na ( İslam’da olmayan bir uygulama)

< salavat kampanyası hatim kampanyası her gün bir milyar kelime i tevhit kampanyaları. (islam ile alakası olmayan bir bidat)

< hayvanın kuyruğuna, bacaklarına, dişlere, kafası ve diğer organlarına belli bir fiyat konulup, 20-30 kişiden toplanan paralar ile bir kurbanlık koyun kesmeye yeltenmek. (Peygamberin uygulamasında rastlanmayan bir yenilik)

< Güya milletin dini duygularını diri tutmak, ama asıl gayesi Müslümanları sövüşmek olanların uydurdukları, ölünün ilk haftası, 40. Gün, 52 günü 3. Günde mevlit okutmak, hatim indirmek, 70 bin tevhit çektirmek, yörelere göre değişkenlik arz eden daha neler neler. (Sahabenin yapmadığı ameller)

< uydurulan dini gün ve geceler, İslam’da olmayan ama cemaat ve tarikatlar tarafında ibadet aşk ve niyetiyle yapılan birçok zikir çeşitleri, tesbihat, rabıta ve… (hiçbir fıkıh kitabında geçmeyen uyduruk ibadetler)

< Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır uydurmasına inandırıldıktan sonra, şeyh edinebilmek için aklını eşikte bırakmak gerekir, yoksa istifade edemesiniz yalanıyla inananları kandırmalar. ( şeytani aklın zirve noktası)

< Kendi şeyhlerini yüceltmek için onlar gecede 1000 rekât namaz kılarlar. Her rekâtında bir hatim okurlar yalanlarıyla halkı uçuk şeylere inandırma ve kendilerine köle kılma şarlatanlığı.( insan aklı ile alay etme girişimi, )

 

Bizden âcizane olarak hatırlatmak, gerisi sizin bileceğiniz. Biz az söyledik siz tamamını anlayın. Rabbim bizleri hak özere kaim kılsın


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.