Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 28.11.2016
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Beynin Sulanması ve 15 Temmuz Sürecinde Din Simsarlığı - 6

Bundan önceki birkaç yazımızda din kılıklı simsarların, dini söylemler ile Müslüman toplumu ifsatla, kendi kötü emellerine ve çirkin ticaretlerine alet ettiklerini açıklamaya gayret etmiştik.

Din simsarlığını meslek edinen kimi bezirgânlar, zaman içinde peygamberlik iddiasıyla, buna cesaret edemeyenler de mehdi, şeyh dernek veya hoca edasıyla toplum içinde olmadık fesatlara imza atmışlardır.

Tarikat ve cemaatleri arkalarına alan siyasiler veya siyasilere kul olan din kisveli şahıslar bu arenayı alabildiğince kirletmişlerdir.

Yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimi öncesi ve sonrası yaşanan süreçte, din simsarlığının hız kesmeden devam etmekte olduğunu bir kez daha müşahede ettik.

Bu yazımızda, FETÖ denen örgütün, nasıl da dini duyguları istismar ederek insanları kullandığını ve darbenin püskürtülmesinde yaşananlar, darbe sonrası gelişmelerde bazı kesimlerin nasılda din simsarlığına soyunduklarını açıklamaya gayret edeceğiz…

Amacımız salt olarak darbeyi ve karşıtlarını övmek veya yermek değildir,

Darbe girişimi sonrasında işler o denli çığırından çıktı ki tutabilene aşk olsun. Hem darbeciler, hem de darbe karşıtı görünen bazı çevreler, dini çirkin emellerine alet etmişlerdir.

Evvela şu gerçeği ifade edelim ki, ne FETÖ ve benzerleri oluşuma inandım, ne de onlara karşı durduklarını söyleyen siyasi erbabın ve insanları din ile aldatan, yalaka ve bir o kadar tehlikeli olan din simsarcıların dediklerine kandım.

Bu güne dek 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili herhangi bir söz söylemedim, zira insanlar o denli kaskatı kesilmişlerdir ki söylenecek hiçbir söz tesir etmeyecekti. Belki bu yazımızda ses getirmeyecek, kale alınmayacak, belki bazı fanatiklerin tepkisine neden olacak ama olsun, amacımız Allah’ın rızasını kazanmaktır gerisi teferruattır.

15 Temmuz’un mimarı olduğu söylenen cemaat ve darbecilerin piri diye bahsedilen Fethullah Gülen yıllarca din simsarlığı yapmış, Müslümanların pak dimağlarını zehirli söylemleri ile kirletmiş, en çirkin ve galiz haliyle, kendi emellerini gerçekleştirmek için, islam ı kullanmışlardır.

Bizim açımızda, 15 Temmuz darbesinin iki önemli ayağı vardı, birincisi mevcut olan hükümeti görevden alıp kendi iktidarlarını oluşturmak, ikincisi islam’ı yeniden yorumlayarak Hristiyanlığın hoşnut olacağı ve insanları dinsiz kılacak inanç oluşturmaktı.

Bunlar baştan sona kadar, eylem ve söylemleri ile gayri İslami ve insani idi. İslam dünyası yangın yerine dönmüşken, milyonlarca Müslüman katledilirken katillere tepki göstermek yerine, sapık diyaloglar içinde figüranlık yaptılar.

Makam ve mevkilere gelebilmek için haramları işleme pahasına kimliklerini gizlemiş, Belamlık yapılmış, İslami birçok emir çiğnenmiştir. Takiyye adına, ilahi yasaklar helal kılınmıştır, böyle bir zihniyet nasıl Müslüman olabilirdi.

Bu sütunu, fotoyu lanetlemekle kirletmeyeceğim, zaten o, bugüne dek yaptıkları ile hakkın ümmetin vicdanında müstahak olan derekeye yuvarlanmıştır.

Yaşanan menhus hadise, tam olmazsa da, bir anlamı ile emeline nail olmuştur. Zira bu süreçte muhafaza edilmesi gereken birçok imani değer ayaklar altına alınmıştır.

Evvela; Din simsarlığı yapan yapıya, yani FETO’ya paralel, yeni din simsarlarını pekiştirerek ortaya çıkarmıştır.

15 Temmuz darbe girişimini lanetlerken, bu darbecileri doğuran, besleyen, palazlayanlara da söyleyecek birkaç sözümüz vardır.

Bu FETO zihniyeti yıllar yılı bu çirkef derekede iken, birçok siyasi erbabın ve âlim bozuntusu kişilerin bu zihniyete medhu senalar göndermeleri, muhterem hoca efendi iltifatları, medarı iftiharımız demeleri, nerede ise fahri peygamberlik atfetmelerini nereye koyacağız. 

Bu zındık felsefe, evvelce de Allaha karşı işlemiş olduğu cürümler ile zaten fecaattı, peki bugüne dek övülen bu yapı neden bugün terörist ilan edilmektedir. Allah’a kafa tutmuş zihniyetin, Allah’ın kullarına merhamet etmesi beklenir miydi? O da 15 Temmuz gecesi karakterine yakışır bir şekilde olan zehrini kusmuştur.

Zaten FETÖ’yü doğuran, besleyen ve palazlayan mevcut sistem ve hükümetler değil miydi. Bu cani ayni cani iken, 40 küsur yıldır bütün siyasi erbabın FETO hakkındaki ifadeleri övgüleri çarşaf çarşaf ortada iken, İslam’ı tahrif etme görevini ifa ederken, kısaca, Allaha karşı teröristlik yaparken öveceksin, devlet veya hükümete kafa tutunca terörist ilan edeceksin,

Kendini aklamak adına da şimdi anladık, bizi aldattılar, biz bilmiyorduk bunların terörist olduklarını, halkım beni bağışlasın veya bana ahmak diyebilirsiniz demek mazeret sayılacak mıdır?

Oldum olası bu FETO zihniyetini, şeytanın aramızda gezen iki ayaklı etten kemikten temsilcileri olduğunu söyledik durduk, ama kimseye sesimizi duyuramadık.

Bugün dahi FETÖ’yü aratmayacak onlarca sapık ekol, dernek ve cemiyetler, toplumda cirit atarken alkışlanmaktadır. Ey Müslüman kardeşim, bu sistem parazit doğurmak üzere dizayn edilmiştir, gayri sistemin kuyruğundan sinek olmaya can atmayın, kutsal bellediğiniz bu oluşumun sizi göçtürebileceği en ehven yer çöplüktür, ötesi yok.

Dedik ki 15 Temmuz darbe girişimi, Din simsarlığı yapan FETÖ’ye paralel, yeni din simsarlarını ortaya çıkarmıştır,  Bu gurupların teröristlerden bir farkı da yoktur.  Zira Tâğutlardan yana tavır alanlar, Allah katında teröristlerdir. Gayri İslami yönetimlere itaatin farziyetini ileri sürenler teröristlerdir.

Ne yani bir gurubun terörist sayılması için illede devlete kurşun sıkması mı gerekiyor. Bu adamlar her an Allah’ın ayetlerine kurşun sıkmaktadırlar, terörist olmak için bu yetmez mi?

İki zalim ( sistem ve FETÖ) kozlarını paylaşırken, bizim âlimlere ne oluyordu ki, bunların çekişmesinden yana taraf oluyor, imani ve ilahi değerler güçlü taraf uğruna feda ediliyordu.

İlk gecede seçtikleri başkanlarının çağrısına kulak vererek, canları pahasına, gelen belayı def edenleri, hafsalam almazsa da, bu dirayetlerini anlıyorum. Ama cübbe ve İslami kimlikleri ile İslam’a iftira hükmündeki ucube beyanatlarını, İslami perspektifte bir yere oturtamıyorum. Bu zümrelerinde din bezirgânlıklarını şiddetle lanetliyorum.

Tek millet, tek vatan, tek tek’ler ve mini eteklerin cenneti olan demokrasi ve laikliği koruma mitinginde, islami değerler katledilmiştir. Hem de âlim, şeyh, dini STK lar ve İslami camialar tarafından

Hâkimiyet milletindir dev panoların gölgesinde, islama zıt olan (demokrasi ve laiklik)  bir sistemi Allah’ın ayetleri delil getirilerek muhafaza ve müdafaa edilmekte idi.

Laik bir devletin başkanını ululemir diye topluma deklere etmek, Mitinge gelmeyenleri bağilikle suçlamak akıl tutulması idi. Bu nasıl bir yalakalık ve haddini bilmezliktir, adeta gözler kör kulaklar sağır kafalar beyinsiz olmuştu, bunlar dünya kaygısına ahiretlerini satar olmuşlardır.  

En büyük din istismarı burada işlenmiştir. Hiçbir yasasında İslami emare olmayan bir sistemi kollayıp korumayı cihat diye lanse etmeye çalışmak, zındıklığın, din tüccarlığın adı idi, İnsanları demokrasiye sahip çıkmaya çağırmak hangi ilmi gerçeğe, iman ve izana sığardı. Minareleri demokrasi mitinglerine elet etmek din tüccarlığı değilmidir.

Bu arada Diyanete ne oluyordu ki daha önceki darbecilerin, ateistlerin cenaze namazlarını kıldırdığı halde bu darbecilerin namazlarını kılmayacağız diyordu. Yani Allah’a isyan eden başarılı darbecilerin cenaze namazı kılınır. Ama hükümete karşı darbe girişiminde başarısız olanların cenaze namazı kılınmazdı öylemi. Bunun İslam da yeri varmıdır.

Son olarak, millete indirilmek istenen darbe püskürtülmüştür, ama ümmete büyük bir darbe indirilmiştir. Zira akla karalar birbirine karışmış, değerler dumura uğramış, karşı durulması gereken beşeri sistem, Müslümanlar tarafında benimsenmiştir.

Bu gurupların teröristlerden bir farkı yoktur. Zira Tağutlardan yana tavır alanlar, Allah katında teröristlerdir. Gayri İslami yönetimlere itaatin farziyetini ileri sürenlerde teröristlerdir.

Ne yani bir gurubun terörist sayılması için illede devlete kurşun sıkması mı gerekiyor. Bu adamlar haran Allah’ın ayetlerine kurşun sıkmaktadırlar, terörist olmak için bu yetmez mi?

 

Selam ve dualarımla..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.