Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 27.10.2015
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Amentularında tekfir olmayan… (6)

Geçen hafta işlediğimiz Ehli kıblenin tekfir edilip edilemeyeceği hususunu, bu yazımızda da irdelemeye devam edeceğiz.

 

Bazılarının sandığı gibi, kıbleye dönüp namaz kılan her kişi Ehli kıble değildir. Bunu biraz açacak olursak, imanı Allah'a has kılmayan, hâkimiyeti Allah'a tevdi etmeyen, Allah dışındaki ilahları ret etmeyen, yaşamında Allah'ı Rabb olarak kabul etmeyen, karmaşık inanç sahiplerinin Ehli kıble olabilmeleri mümkün değildir.   

                                                                                                                                      

Eğer sanıldığı gibi kıbleye dönüp ibadet etmek kişiyi Ehli kıble kılmış olsaydı, müşriklerinde Ehli kıble olması gerekirdi.               

                                  

Zira cahiliye döneminin müşrikleri, her günün, her haftanın ve yılın muayyen zaman dilimlerinde kıbleye yönelirlerdi. Kıbleyi tavaf etmeden şehirden dışarı çıkmadıkları gibi her Mekke'ye girişlerinde de yaptıkları ilk iş Kâbe'yi tavaf etmekti..

 

Görülüyor ki Kâbe'yi tavaf etmek, Kâbe'ye yönelmek müşrikler arasında önem arz eden dini ve sosyal bir aktivite idi. Mekke müşrikleri Kâbe'ye her şeyden daha fazla değer veriyorlardı. Taşradan Kâbe'ye ziyarete gelenlerin bilumum ihtiyaçları ücretsiz karşılanıyordu. Yeme içme ve barınma temizlik ve diğer hizmetleri ücretsiz karşılanmakta idi. Bakıyoruz ki Mekke müşrikleri Kâbe'ye gereği gibi hürmet ve saygı duyuyorlardı ve ibadet maksadı ile tavaf ediyorlardı.

 

Şimdi müşrikler Ehli kıble mi oldular, Ehli kıble hakikatini kavramadan, kişileri Ehli kıble ilan etmek bizi yanlış sonuçlara götürür.

 

Akılları kıt, layık eğitimin kültürüyle şekillenen günümüz insanları ve Müslümanları, kelimelerin ıstılahı manasını anlayamamaktadırlar.     

                                                                                                

Bunun içindir ki meseleyi yanlış anlamakta ve aktarmaktadırlar, neymiş efendim, namaz kılmak için kıbleye yönelmek gerektiğinden, namaz kılan herkes kıbleye yönelmekteler imiş ve Ehli kıble imiş ve dolaysı ile de bunlar tekfir edilemezler imiş. Bir sürü miş miş… 

Tamam, da kardeşim Müslüman'ın tekfir edilebileceğini kimse iddia etmiyor ki. Müslümanı tekfir etmenin akıl ile bağdaştırmak mümkün değildir. 

 

Müslüman Müslümandır. Müslümanı tekfir etmenin kime ne faydası olabilir ki? Müslüman'ın başka ismi ve vasfı olmaz. Ama Müslüman olmayanı da tekfir etmemekte küfürdür. Bunu da bilmek gerekir.

 

Biz diyoruz ki bir kişinin Ehli kıble olabilmesi, kıblenin çağrıştırdığı kavramları, manaları, inançları, kıblenin sahibine has kılmakla mümkün olur. 

 

Kıbleye yönelme dışında, birçok meseleyi, hükmü, sevgiyi, hâkimiyeti, devleti, nizamı, yasayı, şeriatı, yönetmeyi ve yönetilmeyi Allah'tan başka güçlere teslim eden, bu teslimiyetin böyle olmasının gerekliliğine inanan, kıblenin öngörülerini 1400 yıl önceki çağdışı söylemler olarak kabul edenleri, İslam dışı izmleri nizam ittihaz edenleri, demokrasi ve laikliği özümseyenleri Müslüman ve Ehli kıble olarak kabul etmek yanlıştır.

 

Bu yanlışlık çok korkunç sıkıntıları beraberinde getiren çılgınca bir iddiadır. Bu dini anlamamaktır, dini algılayamamaktır. Bu dinin dinamiklerini bilmemektir, bu dini kul ile Rabb arasında ibadet (namaz, oruç, hacc) dini olarak lanse etmektir.  Bu dini İslâm'ı ve kavramlarını dar kalıplara mahkûm etmektir.

 

Bu, dinin devlet nizamı olarak, siyaset dini olarak, yaşam dini olarak indirildiğini bilmemek ve inanmamaktır      

Rabbim, ifsada uğramış akıllarımızı ve bilgilerimizi ilahî vahyin evrensel nuru ile düzeltsin. (âmin) 

 

Son olarak diyoruz ki bilmeyenler bilsin ki, Ehli kıble ehli imandır. Ehli imanı tekfir etmek mümkün olmadığı gibi, tekfire kalkışanlar küfürdedir. Bunun gibi, ehli iman olmayanları da Ehli kıble olarak kabul etmek mümkün olmadığı gibi, illede müşrikleri Ehli kıble gösterme hastalığına tutulanlarda küfürdedir. 

 

(Rabbim dilerse konumuz devam edecektir)


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.