Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 15.09.2015
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Amentularında tekfir olmayan… (3)

Gönümüz yazarlarının düştüğü çıkmazlardan biriside,  kişinin tekfir edilebilmesi için küfre konu olan söz veya eylemin teviline gidilirken 99 yorumla küfür, 1 yorumla Müslüman olması işaret ediliyorsa kadı nin kişinin Müslüman kabul edilmesi yönünde fetva vermesi elzemdir kaidesini anlayamamalarıdır.

Konuyu şu şekilde izah edelim; kişi küfrü ima eden bir söz söyledi, konu mahkemeye intikal etti, hâkim mahkûma mürted hükmünü uygulamamak için her türlü yoruma başvurur en ufak bir delil dahi bulunursa, ona had uygulanmaz ve Müslüman olarak kabul edilir.

Ama bizim kaz kafalılar konuyu şu şekilde anlamaktadırlar; kişi 99 hal hareket ve eylemleri ile müşrik ve kâfirleri andırsa da, bir hareketi Müslüman olduğunu göstermekte ise o tekfir edilemez demektedir ki bu tamamıyla yalan olup İslam’a iftiradır.

 Zira bir insan bir milyon hareketi ile Müslüman olduğunu kanıtlasa dahi,1 hareketi ile küfrü kabul ettiğini beyan ederse o kişi kâfir olacağından bal gibi tekfir edilir. Bir damla içkinin bir kova sütü mundar etmesi gibi.

“”Kim İslâm’dan başka yaşayacağı bir din, bir düzen, bir medeniyet ararsa, bilsin ki, Allah huzurunda kendisinden böyle bir din, böyle bir düzen asla kabul görmeyecek, ahirette, ebedî yurtta da zarara uğrayanlardan olacaktır”” ali İmran 85 ayeti kerimesine rağmen demokrasi laiklik komünizm sosyalizm veya baasçılık gibi bir sistemi içselleştirenler ve bunların bekası için nöbete duranlar tekfir edilir. Velev bu kişilikler Müslüman olduklarını iddia etseler bile.

Bu türden olanları Müslüman sayanlarda tekfir edilir. Bu ve benzeri Ayetlere rağmen insanları tekfir etmek doğru değildir diyenleri Allaha havale etmekten başka diyecek bir lafımız olamaz.

İslam’a aykırı beyanatları takiyye safsatası içerisinde Müslümanlara şirin gösterme gayretinde olan yazar bozuntusunun akibeti, Belam Bin Bauranin düştüğü çukurdan farklı olmayacaktır. İslam’da takiyye yoktur, ancak ikrah mülci ruhsat olabilir, onunda İslam da şartları belledir.

Küfre ruhsat, ikrahı mülci ile devreye girer ki oda ancak ölüm veya bir azanın kopması kuvvetle muhtemel ise o anda caiz olabilir, gerisi dinde zorbacılık oynayanların yalanlarıdır. Bakınız yüce Allah ahdini bozanları nasılda zem etmektedirler ”Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini basit bir bedel karşılığı satanlar var ya, işte onlar için ahirette hiçbir nasip yoktur. Allah onlarla konuşmayacaktır, kıyamet günü onlara bakmayacaktır, onları temizleyip arıtmayacaktır. Onlar için korkunç bir azap vardır. Ali İmran 77

Bir gerçeğin anlaşılması için şu hakikati not düşmek isteriz, Mekke müşriklerinin müşrik olmasına neden olan etmenler bugün zuhur ettiği halde, bazı hocaların milli duygular nedeniyle heykellere tapınmaları görmemezlikten gelmeleridir. Namaz kıldığı halde günümüz heykellerine tazimde bulunanları tekfir edememek eğer cehalet eseri değilse “…ve ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın. Kimler Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezlerse işte onlar kâfirdirler.” maide 44 tazirine muhatap olan bedbahtlardır

Ayrıca Allah bu gerçeklerin dile getirilmesinin olası risklerini en iyi bildiğinden bize destek olmakta ve “…Artık insanlardan korkmayın benden korkun ve ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın” demektedir. İşte hakikat budur, buna rağmen tekfiri rafa kaldıranların kulakları çınlasın

Akaid kitapları kendi zamanlarında yazıldığı için, günümüze yetmiyor, her şey gibi günah ve şirk te çeşitlendi. Kitaplarda bulamadığımız metni söylemekten çekinmek iyidir. Ama bu dinin sahibi o kitap yazarları değiller ki. Bu dinin sahibi değişmeyen kitabında bize bunları zaten zikretmiştir. Bu dengeyi de muhafaza etmek gerekir. Örneğin akait kitaplarında elfazı köfür ve efali küfür vardır. Lakin efkârı (düşünsel-ideolojik) küfür işlenmemiştir 

Bazı kişilerin, söylem ve fiillere bakılmaz, bir kişi küfrü kabul etmediği sürece, namaz kılıyorsa Müslüman dır, tekfir edilemez, genel bazda şunları şunları yapan kafirdir ama muayyen kişi onları yaparsa dahi biz onu tekfir edemeyiz, kişi küfrü gerektiren bir hal üzerinde olsa bile onun teviline bakmak lazımdır, her halükarda tekfiri kadı yapar demek, akılsızlıktan başka bir şey değildir.

Putlara tapınmayı önüne heykelleri dikip secde etmek olarak tasavvur edenler yanılgı içerisindedirler. Günümüzde heykellere varıp, yaptıkları icraatlarını beyan etmek yapacaklarını taahhüt etmek tapınmanın ta kendisidir, bunu anlaya bilmek hidayeti gerektirir.

Dediğimiz özere tekfiri rafa kaldırmak, adı Ahmet olan herkesi Müslüman kabul etmek cehaletin ta kendisidir.

 Allah onca ayette, inanmayanları kâfirler, zalim, fasık, hayvanlar, dilini sarkıtan köpekler, maymunlar domuzlar münafıklar gibi kavramlarla sıfatlandırıp yerin dibine geçirirken, kâfirlere özel bir sure ile hitap etmiş iken, dilimizi bu tür kelimelerle kirletemeyiz, bize yakışmaz demek, densizlik ve dinsizliktir. Allah’ın kâfir dediklerine kâfir diyememek, başlı başına bir küfürdür.

Kardeşlerim, önümüze gelene kâfir demek doğru değildir, bütün dünya küfre düşse zerre kadar bize fayda etmez, biz insanları kâfir değil Müslüman kılmakla yükümlüyüz, ama hümanizmcilik yaparak kendimizi küfre düşürmeyelim.

Bir mümin, birine duyduğu garaz nedeni ile kâfir derse, karşı taraftaki kâfir değilse, küfür diyene rücu eder. Bu genel kuralı unutmamakla beraber, her kişiyi tekfirle itham etmek doğru olmadığı gibi, İslam demek de doğru değildir, görevimiz kâfire kâfir mümine de mümin demektir. Gerisi haddimizi aşmaktır bizden hatırlatılması

İçinde bulunduğumuz anakarayı, zamanı ve zemini idrak edemeyenlerin hidayeti yakalayabilmeleri mümkün değildir. Her türlü günahların iftihar la işlendiği, küfürlü bir yaşamın egemen olduğu zeminlerde kâfirlerin bulunması kaçınılmazdır. Dolayısıyla her sakalı dedemiz sanmamız kendi bedbahtlığımız olacaktır. Vesselam  


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.