Günak sağ reklam
  • 27.11.2018
Ahmet  Örenler

Ahmet Örenler

Tarım ve Ötesi 2…

Sizlerin de hak vereceği gibi yıllardan beri süregelen/sürdürülen bir tarım politikamız yok. Bunu en basit şekilde Soner Yalçın’ın da söylediği gibi; “tarım, köy, orman, hayvancılık, gıda, su bakanlığının adının sürekli değiştirilmesinden anlayabiliriz. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adıyla ile değiştirildi sonra bu da bizi kesmedi tuttuk Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birleştirdik adına da Tarım ve Orman Bakanlığı dedik.

Ekonomik gelişmişliğimiz herkesçe malum üretmekten ziyade daha çok tüketmeyi severiz. Hem de öyle böyle tüketmek değil, bazen çok fazla aşırıya kaçtığımızda şakkadanak ithal eder piyasadaki arz talep dengesizliğini gidermeye çalışırız ne var ki orada da ölçüyü kaçırıp kendi üreticimizi perişan ve malını çöp ederiz. O da kesmez bazen bizi sıfır gümrük tarifesiyle kapılarımızı ardına kadar açar kendi üreticimizi piyasadan sileriz.Sonra sonra aklımız başımıza gelir, cari açık uçmuş nedir bu hal, arkadaş biz bu malı niye üretemiyoruz deriz teşvikleri ardı arkasına patlatırız, bu defa da üretimi yapacak kimseyi bulamayız. Sonra yine deriz ki bu böyle olmuyor haydi ithal edelim deyip paralarımızı dışarıya mesut bir şekilde göndeririz.

Ve sonrasında 193 ülkeden tarımsal ithalat yapar konuma geliriz. Mesela Hollanda var bilir misiniz ki bizim Konya Ovası kadar ülkelerinde yaptıkları tarımsal üretimle 2016 yılı ihracatları 85 milyar Euro ile rekor kırdığı dönemde ki aynı tarihte bizim tarımsal ihracatımız 17,1 milyar eurodur. Senin ülkende tarımsal planlama, tarımsal strateji yok diye üretilen ürünlerde yıllar arasında ancak savaş ve kıtlık yıllarında görülen dalgalanmaları yaşarsın. Elin oğlunun ülkesinde %5 bilemedin %10 fiyat dalgalanır.

Gereken önemi vermediğin çiftçin üretmez bir şekilde üretimi bırakır, sonrasında piyasada ürün azalır, arz düşer, fiyat artar, alım zorlaşır 1 kg patates olur 4 TL millet başlar “noluyor kardeşim” demeye açarsın kapıları ardına kadar ithalata başlarsın.Elin oğlunun düşük maliyetle ürettiği mal ucuz fiyata ülkene gelir kapış kapış gider. O zamana kadar hasbel kadar üreten çiftçinin elindeki malı da çöp edersin. Tarlayı tapanı satar “taşı toprağı altın” diye büyükşehire göçer.

İflas eden/ettirilen çiftçinihaddi hesabı yok niye çünkü planlama yok, bizde planlama şu şekilde yapılır 2018 yılında pamuk iyi para etti 2019 büyük küçük her çiftçi pamuk eker, arz fazlalığı oluşur çiftçinin ürünü fazlasıyla elinde kalır, zarar eder pamuğun fiyatı yerlerde sürünür. Ertesi yıl ise geçen yıl elde kalan pamuğu bildiklerinden hemen hemen hiç kimse pamuk üretmez ve bingo pamuğun fiyatı uçar. İstisnasız her sene ve hemen hemen her üründe bu kısır döngü yaşanır.

Liberal ekonomik model uygulanır sözde ama üretici piyasadaki birkaç kan emici stokçuya teslim edilir. Sağ olsun onlarda çiftçinin donuna kadar ne var ne yok üç kuruşa alır.Çiftçiyi ürettiğine üreteceğine pişman ederler. Kooperatifleşemeyen çiftçim ise neyi, ne zaman, hangi miktarda üreteceğini bilmediğinden her sene bu kan emicilerin kapısına gelir ve ürününü onlara teslim eder.

İşin diğer boyutu da çiftçiye sağladık denilen yetersiz destekler. Şöyle ki dünyanın her yerinden en ucuz mazotu üreten çiftçiler alırken biz de ise mavi tura çıkan7 milyon dolarlık yat sahiplerine verilir. Üstüne çiftçinin mazotunu “özel tüketime” tabi tutarız.

Meselenin ne kadar ciddi olduğunun farkında olan ülkeler ki küçücük tarımsal alanında bile bu işin erbabı olan Hollanda da 10 yıl boyunca hangi çiftçinin, hangi ürünü, ne kadar ekeceği belirlenmiştir. Diyelim elimizde sermayemiz var ve Hollanda’ya gidip çiftçilik yapacağız,Yer beğendik ve alalım dedik hop derler kafana göre yer alamazsın bizim sana gösterdiğimiz yeri alacaksın. Gidip aldık pamuk ekeceğiz dedik yine hop derler o kota dolu ihtiyacımız kadarı zaten üretiliyor, fazlası üretilirse diğer üreticiler zarar eder deyip başka ürün ve aynı zamanda ne kadar miktarda üretmen gerektiğini şart koşarlar. İşte durum bu Türkiye dışında her ülkenin çiftçisi bir şekilde korunuyor ve iyi bir yaşam sürmesi için kollanıp para kazanması sağlanıyor. Biz de ise çiftçi ile çalışan herkes para kazanıyor ancak çiftçi kazanamıyor…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.