• 18.06.2018
Ahmet  Örenler

Ahmet Örenler

Büyüdük mü?

Meseleye şu açıdan bakmak lazım diye düşünüyorum. 2018 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,4 büyüyen Türkiye Ekonomisi gerçek manada bir büyüme performansı ortaya koydu mu buna bakmak lazım. Büyüme rakamları ülkenin kalkınma rakamlarıyla paralellik gösteriyor mu? Hane halkı bu büyümeden gerçek manada fayda sağlıyor mu? Büyüme rakamları bu gibi sorulara ne ölçüde cevap verebiliyor bunlara değerlendirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.
    Ekonomik Büyümenin ne olduğuna bakmakta fayda var. En anlaşılır tabirleri kullanmaya çalışırsak şu şekilde açıklayabiliriz. Bir fabrika düşünelim ürettiği ürünler arasında ekmek, peynir ve su olsun, geçen yıl bu fabrika tanesini 1 tl den satmak üzere 1000 adet ekmek , peynirin kilosunu 10 tl den satmak üzere 25 kğ peynir ve suyun şişesini 0,50 tl den satmak üzere 500 şişe su üretmiş olsun, bu fabrika için GSYH hesaplaması şu şekilde olur (1000*1)+(10*25)+(500*0,50)=1.500 tl olur. Diyelim ki bu yıl başında fırında ekmek üretimi arttırılmış ve  ekmek üretimi 1.100 adet olmuş ve ekmeğin fiyatı da 1,25 tl ye çıkmış olsun. Bu durumda aynı hesapla bu yılki GSYH 1.875tl olur ve ekonomik büyüme ((1.875-1.500)/1.500)=0,25 yani %25 olarak hesaplanır.Ancak bu büyüme hesabı içinde fiyat artışları olduğundan nominal büyümeyi bize verir ki bu gerçek bir büyüme değildir. Gerçek büyümeyi yani reel büyümeyi hesaplamak için fiyat artışından arındırmak gerekmektedir. Bunun için ise şu hesabı yapmak gerekmektedir. Cari yıl reel büyüme rakamları için fiyat etkisinden arındırdığımız büyüme hesabı için (1.100*1)+(10*25)+(500*0,50)=1.600tl olacak buradan da                              ((1.600-1.500)/1.500)=0,067 yani ülke ekonomisi gerçek manada %6,7 büyümüş olacaktır.
    Lise düzeyi bu hesaplama ile birlikte şunu da açıklamak da fayda var. Bu ekonomide ekmek üretimi 100 adet artmıştır, gerçek büyüme budur. Çünkü bu büyüme refah artışı getirmiştir. Oysa fiyat artışının yarattığı nominal büyüme yalnızca görüntüyü değiştirmiş, refah artışına katkı yapmamıştır.
    Temel manada ekonomik büyümeyi açıkladığımıza göre Türkiye Ekonomisi için bu büyümenin bize ne anlattığına yada en azından bize ne anlatmaya çalıştığına bakmakta fayda var.Rakamlar yıllar nispetinde geçen yıllara göre ortaya konulan performansla bu yılki performansı karşılaştırma konusunda bizlere fikir veriyor.
    Ekonomik Büyüme ülke ekonomisi için olmazsa olmaz gerçeklerden biri olmakla birlikte ekonomik büyüme gerçek manada reel yatırımlarla desteklenmez yani ekonomiye katılan fertlere aş, iş sağlamayıp sadece harcama üzerine bir büyüme sağlanırsa burada gerçek manada ve sağlıklı bir büyümeden bahsedemeyiz ki Türkiye'deki büyüme rakamlarını irdelemekte fayda var. 
    Mahfi Eğilmez hocamızın makalesindeki rakamlardan faydalanmaya çalıştığım yazımızın devamında ülkece ekonomik büyümemizin temelinde her kesimden ekonomist ve iktisatçının hem fikir olduğu konu inşaat gibi katma değeri sıfır olan yatırımlar ve teşvikler vesilesiyle harcama temelli bir ekonomik büyümenin ülke menfaatine uygun olmayan bir şekilde büyümesiyle gerçekleştiğidir. Ekonomik büyümenin en olmazsa olmazı ekonomik kalkınmayı da beraberinde getirmesidir. Ancak bilgisine ve becerisine sonsuz güvendiğim Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek'in dediği gibi iç talep kaynaklı bir büyümedir. Harcama temelli bir büyümedir.
    İktisadi temelde ele alındığında önceki yıla ilişkin ekonomik büyümenin kalkınmaya etkisi üzerine konuşabileceğimiz bir veri elimizde yoktur. Ancak şuradan hareketle tarım sektörü toplam katma değeri %4,6, sanayi sektörü %8,8, inşaat sektörü %6,9 arttı.Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %10 arttı. 2018 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %11 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %3,4, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise %9,7 arttı.Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %0,5, ithalatı ise %15,6 arttı.Bu büyüme rakamlarından hareketle ekonomik büyüme üzerine bir takım varsayımlar elde edebiliriz. 
        Meseleyi tekrardan ele alacak olursak ekonomik büyümeyi ekonomik kalkınma ile paralel bir şekilde gerçekleştiremezsek gelecek açısından büyük sıkıntılara yol açabiliriz. Kaldı ki gerçekleşen büyümenin tüketim ağırlıklı bir büyüme olduğu belirtip yılın geneli itibariyle faiz artışları ile birlikte tüketim maliyetlerinde ortaya çıkacak olumsuzlar neticesinde bu vatandaşların harcamalarında meydana gelecek azalmalar büyümeyi yavaşlatacağı, cari açık ve enflasyon gibi risklerle birlikte bu büyümenin tersine dönebileceği söylenmektedir…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.