• 25.01.2018
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Sayın Urfa V alisi Abdullah Erin’e açık mektup

          Şanlıurfa ili kültür eğitim sanat ve araştırma  vakfı adına yayınlanan Yar.Doç. Dr. Cihat Kürkçüoğlu ve Öğ. Görevlisi Sabri Kürkçüoğlu imzası nı taşıyan  Şanlıurfa Kültür ve Turizm varlıkları adlı    kitabın  yayınlanması  hizmete vesile olur düşüncesiyle   tarafınızdan hüsnü kabul  görmüştür.   

          Ancak bu kitapla ilgili bazı hususları nazarınıza arz etmek  istiyorum . Bu kitap yazıldıktan sonra herhangi bir süzgeçten geçmemiş ve rafine haline getirilmemiş olması aşağıda kısaca arz edeceğim hususlardan açıkça anlaşılacaktır.

            Kitabın Coğrafya  bölümünün ikinci satırında “ Şanlıurfa doğusunda Mardin, batısında Gaziantep, kuzeyinde Adıyaman kuzeybatısında Diyarbakır illeri ile çevrilidir” denilmektedir.

            Urfa’nın batısında Gaziantep olduğuna göre nasıl olurda Diyarbakır kuzeybatısında olarak yazılmıştır. Diyarbakır ilimiz Urfa’nın  kuzeydoğusunda değil midir..

               Urfa Ulucamii  Kızılkilise iken camiye dönüştürüldüğü  minaresine de çan kulesi diye yazılmıştır. Acizane defalarca o minareye bizzat çıktım orada  Çan yeri  yoktur..  bu minarenin kitabesini arka tarafta bulan ilim adamları vardır ve ilerde bu kitabe de buranın cami olduğuna dair  belge   neşredilecektir.

            Halilrahman camii  ise  minaresinin “Bizans döneminin süslemelerini yansıttığından Bizans dönemine ait Ana kilisesinin çan kulesi olabilir denilmektedir. Oraya  çanı  yerleştirecek  bir alan var mıdır. İlerde bilimsel araştırma yapan bazıları bunun minare  olduğunu  yine belgesiyle  açıkça ortaya koyacaklardır.

            Peygamberler bölümünde ise  İslam dışı efsanelere ve   başta Tevrat olmak  üzere  alıntılar yapılarak inancımıza göre Allahın seçmiş olduğu bazı peygamberlere  iftiralar yapılmıştır ki bunun  tarifi mümkün değildir. Hz. Yakup için anlatılanlar insanın tüylerini diken diken eder. Müslümanların kalbini yerinden hoplatır.

              Güya Hz. Yakup bir kız için 14 yılını verir. VE istemediği biri kızı kendisine verirler gece değil sabahleyin bunun farkına varır. İstediği kız içinde yine yedi yıl hizmet etmesi gerekmektedir. Bir peygambere böylesine  atıfta bulunmak  nasıl bir felakettir. Ancak bu tür bilgiler muharref Tevrat kaynaklarında vardır.

              Aynı bölümde Harran da bulunan Hz. İbrahim’in(a.s) manastırından  bahsedilmektedir. Hz. İbrahim Hristiyanlıktan  evvel  geldiğinden onun manastırı olabilir mi?.

              Yine bu kitapta Suruç ilçemize  yer verilmemiştir. Halbuki Suruç’ta en azından Harran evlerine benzer evler bulunmakla  bu kitaba bir zenginlik katılabilirdi.

             Bu kitaptaki bilgi ve belgeler daha evvel bir çok kitap ve dergilerde  defalarca  yayınlandı. Böyle biri kitaba ihtiyaç var mı  yok mu doğrusu buda ayrıca bir tartışma konusudur.  Eğer ilave edilecek yeni bilgi ve belgeler varsa o başka meseledir.

                        Sayglarımla                   Abdulkadir İkbal


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.