Metrolife baner
  • 01.02.2018
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Madde her şeye mani  değildir

                     Allah  alem in her yerini  hem  gizli hem aşikar  sırlarla  dolu olarak  yaratmış tır .  Gözle  görünen   veya  görünmeyen  her şey  harika  ve mucizedir.   Bunun farkında olmak için ilim ve hikmet sahibi olmak gerekir.

               

       Onun içindir ki  bir ayet  bizlere şu  mesajı  vermektedir. Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?

        İlim ilerledikçe bu  âleme  yerleştirilmiş   İlahi sırlar her gün  biraz daha iyi anlaşılmakta ve    dün nazil  olmuş gibi Kur’an    gençleşmekte  ve içindeki  deruni  manalar  açığa çıkmaktadır.

          Evet konumuz madde her şeye mani değildir derken bildiğimiz kadarıyla şu misalleri verebiliriz. Mesela  insan maddeden yapılmış   kapalı   bir  yerde olsa, hayal gücüyle maddeyi aşıp bir anda bile   fezanın uçsuz bucaksız alemlerinde hayalen    gezebilir.

         Katı olan  demire elektrik akımı  girse  ve   o demir onun akımına  mani olamaz. Cam madde olduğu  halde  güneşten gelen ısı  renk  ve ışık onu parçalamadan geçer. Bu durum  nurani olan şeylere has bir özelliktir. Amma cama sert bir cisim atılırsa onu parçalar.  Hava ve su yürüyüşümüze mani olamaz.  Eğer mani olsalardı hayatımız zehir olur ve hareketlerimiz hiçte kolay olmaz dı  Röntgen  şuaları da vücudumuzu  parçalamadan iç alemi gösterir, böyle bir durumda  eğer vücudumuz parçalansaydı  o nimetten  istifade  edemezdik.

         Bir odada hem ışık, hem ısı, hem güneşten gelen renkler, radyo televizyon  dalgaları  aynı yerde bulunur ve herhangi  bir sıkışma olmaz. Halbuki bir maddenin   kapladığı bir   yere başka maddeleri koyarsanız sıkışma olur.

        İnsanoğlu aynı zamanda madde  ile  de  yaratılmış  olduğundan  ,  cesedi  ruhuna  hakim olmuş  ve  ruhu hapsetmiştir.  Eğer ceset ruha tabi  olsaydı  insan  nurani yet  kazanacak  Hz. Peygamberin  (a.s.m.) miraca çıkması nurani âleme geçmenin zirvesidir. Onun  cesedi  ruhuna tabi olmuştur.

        Rüya aleminde cesedimiz  uyurken  maddi alemden nerede ise ilişiği kesilmektedir. Ancak gördüğümüz  bir rüyayı dakikalarca anlatabiliriz.  Bir çok mekânda dolaşıp konuşmalar yapmaktayız Oysa cesedin bundan hiç haberi yoktur. En uzun rüya   saniyeler  olduğuna  göre insanda maddi olmayan bir başka âlem vardır. O küçük zaman dilimi içine yerleştiren ve zamanın üstüne çıkan bir alemde ,cesedimiz uyurken sanki diri  gibidir.

         İnsan   beyni   ufacık olduğu halde kütüphaneler dolusu kitapların manasını hıfzeder.  Eğer   okuduğumuz  kitapları  depolamaya  kalksak  başımızın  bir dağ  gibi olması  gerekirdi. Hem o kadar  kitabı  nasıl  temin  edecektik.  Mana maddede sıkışmadan hıfzedilmektedir.

 Melekler nurdan, cinler de  nardan(ateşten)  yaratıldıkları için hiçbir madde   onların   hareketlerine, seyahatlerine  engel   değildir  . Çünkü Allah onları öyle yaratmıştır. Onlar   hiç bir engele takılmadan   maddenin  için den  süratle   geçerler.

  Bu hususta  misalleri çoğaltabiliriz ve bize başka bir mesaj daha vermektedir.    Bütün   bunları  yaratan yaratıcı  olan Allaha da hiçbir şey haşa ağır gelmez  ve  engel değildir  ve şah damarımızdan bize daha  yakındır. Bu akide bizi Allaha yakınlaştırır ve mesuliyetimizin idrakini sağlar.

       

       

     

          

         

     


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.