Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 17.03.2015
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Kobaninin geleceği

 

      Kobani Suruc’un yanı başında olup  birçok vatandaşımızın  orada akrabaları olduğundan vaz geçilmez  sıkı bağlarımız vardır. Kobani’ye defalarca gittim. Şehrin birçok yerini bilirim. Akrabalarımın Kobani’de çokluğu nedeniyle bazı köyleri de gezdim. Denilebilir ki  Suruç’u adeta ikiye bölmüşler. Kemal Sunal’ın propaganda filmi sanki Suruç ile Kobani’yi anlatıyor.

      Son olaylarda Kobanin Mınaz köyünden yirminin üzerinde akrabam öldürüldü. Bunların çoğu  gençti ve ailelerinin  ocağına ateş düştü, bunun gibi birçok ailede aynı durumda. Olan oldu hesap Allah’a kaldı. Bundan sonra Kobani ne olacak sorusunu kendimize de sormamız lazım. Çünkü Kobanililere bu durumda  ne haliniz varsa görün diyemeyiz ve  onları kendi  hallerine terk edemeyiz

        Son zamanlarda  Kobanide yoğunlaşan savaşta,  gerek  Amerikan  uçaklarının attığı bombalar ve   gerekse Işıdın fırlattığı füze veya top mermileri  Kobaniyi tanınmaz  hale getirmiştir..  

         Savaşın durmasından sonra  bir askeri yetkili  Kobani ve çevresinde yüzde elli civarında patlamamış mühimmat olduğunu söylüyordu.   Evlerine dönen bazı insanlar patlamamış mermilerin patlaması sonucu hayatını kaybetti.. Bu  durum açıkça gösteriyor ki, Kobani  ve köyleri adeta mayın tarlası haline  gelmiştir.

            Ayrıca enkaz altında kalmış yüzlerce ceset  kaldırılamamış  ve bundan  dolayı dayanılmaz kokular etrafa yayılmıştır. Yaşanmaz hale gelen bu şehir de salgın hastalıkların yaygın hale gelmesi için bütün sebepler mevcuttur.

 

           Kobani de binlerce ev ve işyeri yerle bir olmuş, şehrin en az yüzde yetmişi yığın haline gelmiş ve  şehrin  sadece  batı kısmında bazı binalar ayakta kalmıştır.

            Kobani’nin Türkiye sınırı olan kuzeyi hariç diğer bütün çevresi halen  kuşatma altında olup Işıt  bütün giriş çıkış yollarını kontrol etmektedir.  Böyle bir durumda insanların ihtiyaçlarını  temin etmesi asla mümkün değildir. İhtiyaçların Türkiye sınırından temin edilmesinden başka bütün  kapılar kapalıdır.

           Kobanide devlet olmadığından örgütlerin oradaki varlığı bir başka hususu gündeme getirmektedir. Devletlerin anayasaları, yasaları olur. Amma örgütlerin devletler gibi yasaları yoktur. Örgüt mensuplarının vereceği karar oradaki hukuku belirlemektedir.

           Devasa bir  yığın haline gelen Kobani de  ve yürümek bile imkansız hale gelmiştir. Yıkılan binaların enkazını  kaldırmak  başlı başına çok büyük bir külfettir. Şehrin yeniden inşa edilmesi için  çalışmalar başlasa bile  tapu ve imar konusundaki büyük sıkıntılar gündeme gelecektir. Bu şehrin ayağa kalkması için çok büyük bir masraf ve zamana ihtiyaç vardır.

            Kobanin  çevresi bildiğim kadarıyla  tapulu arazilerden oluşmaktadır. Hak sahiplerinin rızası olmadan  yeni bir şehir inşa etmek,  hukuki açıdan  meydana gelebilecek zorluklarla yüklüdür.

          

            Kobanide su, yiyecek, giyecek, elektrik ve daha başka temel ihtiyaçlar olmadığı gibi  şehrin alt ve üst yapısı da tamamen harap olmuştur.

          Diyeceksiniz ki bu bilgileri nereden alıyorsun.. Çünkü benim orada binlerce yakın akrabam var, bazılarıyla görüşüyor ve bire bir onlardan aldığım bilgileri sizinle paylaşıyorum.

           Ayrıca Kobani ve köylerinde bu yıl tahıl ekilememiş,  hayvan sahipleri  hayvanlarını Türkiye ye getirip sattıklarından,  ziraat ve hayvancılık  tamamen yok olmuştur.

          Türkiye her şeye rağmen Kobani halkına yardım elini uzatmalı  su, yiyecek, elektrik ve tüm insanı ihtiyaçlar dahil olmak üzere, şehrin yeniden imarı hususunda elinden geleni yapmalıdır. Hatta bazıları Türkiye’ye muhalif olsa bile, siyasi alandaki yorumları bir kenara bırakarak, insanların insanca yaşamalarına zemin hazırlamak hem İslami ve hem de insani bir görevdir.

 

            Yıllardır büyük ızdırap çeken ve ülkemize iltica eden  kardeşlerimize nasılki Türkiyede sahip çıktık aynı şekilde Kobaninin inşası için de  kardeşlik görevimizi yapmanın zamanıdır. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.