Metrolife
  • 20.08.2016
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

İhtilallerden bazı hatıralar

Yıl 1960 27 mayıs günü  rahmetli  Menderese  karşı  askeri darbe yapıldı. O tarihte Urfa lisesinde okuyorum. Okulun kapanmasına birkaç gün var. Suruca gitmem için bir vasıtaya binmem lazım. Yola  çıktığımda    askerler   yasak buradan öteye geçemezsin dediler . Mecburen geri  döndüm  birkaç  gün  böyle  geçti  amma  perişaniyet son safhada. Cadde ve sokaklarda kimseler yok,  insani  ihtiyaçları  bile  temin etmek nerede ise imkânsız.

1971 yılında  yapılan   askeri  darbede  halkın sokağa çıkmaması için tüm tedbirler alınmıştı. Kendi evinde hapishane  hayatı  yaşayan bir halk vardı. Bu darbeleri  anlatan  bir çok kitaplar yazıldı.

1982 askeri darbesinde bizatihi şahit  olduğum  ve yaşadığım iki hatırayı nakletmeden geçemeyeceğim.

1982 darbesinden sonra Ceylanpınar ilçe olmuştu. Şanlıurfa ağır ceza mahkemelerinde yazı işleri müdürü iken tayinimi Ceylanpınar’a istedim Bura da Adliye yazı işleri müdürlüğü Noterlik ve İcra müdürlüğü görevlerini birlikte yürütecektim.

 Nihayet  kararnamem  imzalandı. Ceylanpınar da göreve başladım.  Bir sabah yanıma iyi giyinmiş elinde siyah çantası olan biri geldi. Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğinin bir yıllık sütünü alacakmış  çiftlikle  antlaşma  yapılmış  kaba taslak bir yıllık sütün alınması için noterden işlem yapılması gerekli olduğundan  tahminen ne kadar masraf olacağını sordu. Tam olmasa da kaba taslak o zamanın parası ile bir buçuk milyon  lira  olduğunu söyledim. O zamanlar bir buçuk milyon çok büyük bir para idi.

Adam çekip gitti aradan bir ay kadar geçti Maliye Bakanlığından bana resmi bir yazı geldi. Bu yazıda çiftliğin bir yıllık sütünü  alacak olan şirketten harç ve damga vergisi alınmayacaktı.

Bir müddet sonra o adam da elindeki bir yazı örneği ile yanıma  geldi. Noterle ilgili işlemi yaptım ve sadece bir lira aldım.

Ceylanpınar devlet üretme çiftliğinde binlerce koyun ve sığır vardı. Bunların günlük sütü tonlarla ifade ediliyordu.

Çiftlikteki hayvanlar,  işçi, ve bütün tesisler devletindi. Antlaşmayı yapan   firma  peynir yapmak üzere sadece birkaç usta getirdi  her gün tonlarca peynir üretiliyordu ve üç kadar sonra da devletin televizyonunda reklama başladı.

Bir müddet sonra adliye müfettişi geldi. İşlemleri inceledi. O şirkete ait işlemi önüne koydu ve bana hitaben “senin yedi sülalen bu yaptığın işlemin parasını ödeyemez. Neden bu şirketten vergileri almadın “ dedi Kasada sakladığım Maliye  Bakanlığının yazısını önüne koydum. Dikkatle okudu. Sayın müfettiş dedim Ankara’da büyük işler oluyor evvela orayı teftiş etmek lazım.

O dönem de Ceylanpınar’a nerede ise her hafta bir askeri helikopter belki  yüzlerce kilometre uzaktan  gelerek çiftliğin ürettiği ürünleri almak için böyle bir yola rahatlıkla başvuruyorlardı.  Çiftlik bazıları için tam bir çiftlikti.

1985  yılında tekrar Urfa da ki eski görevime döndüm, Köyümüzün bağlı olduğu karakola  bir genç yaşta  başçavuş tayin edilmiş. Dedesi babası yaşındaki adamlara  öyle küfürler savuruyor ki ağza  alınmaz. Köyümüzün muhtarı kardeşimdi birkaç muhtarla beraber yanıma geldiler,  durumu anlattılar.

Bende jandarma komutanı olan  yüzbaşının  yanına gittim  şikayetleri ilettim. Ama nafile aynı zülüm devam ediyordu. On kadar muhtar birlikte Genelkurmay, Jandarma genel Komutanlığına birlikte imzaladıkları dilekçe ile şikayetlerini  bildirdiler. . Şikayet edenlerin vay haline. Karakol komutanı her gün muhtarların evine baskın yapıyor yapmadık zülüm ve hakaret kalmıyordu. Muhtarlar bu  vahşi  baskı  ya dayanamayıp şikayetlerini geri aldılar. Sanki büyük bir suç işlemişlerdi.

Darbeler döneminde neler olmadı ki insanlara dışkı yedirmeler insanları çırılçıplak soyarak şahsiyetiyle oynamalar bin bir türlü işkenceler bunları  biliyoruz elbette.

 

Darbelerden sonra ülkenin yönetimini ele alan üç askeri darbe gördüm Hemen hemen hepsi birbirinin kopyası gibiydi.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.