• 05.03.2017
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Güle güle Mehmet Ağabeyim!

Geçen Perşembe günü rahmeti rahmana kavuşan değerli yazar ağabeyim Mehmet Göncü ile emekli olduktan sonra tanışmıştım. Urfa’da Hizmet gazetesinde yazı hayatına başladı ve öyle de bitirdi denilebilir.

Büyük edebiyatçı ve şair Ahmede Xani, Hafızı Şiraziden ve daha bunlar gibi birçok şairden esinlenmiş ve onların Osmanlıca ve Farsça yazılan şiirlerini güzel bir eda ile hafızasının arşivinden hatasız çıkarır; kendisi yazmış gibi okuduklarını zevkle dinlerdik.

Bir yazarın  alt yapısı olmazsa yazmak hiç de kolay değildir. Kitap okumadan yazarlık yapmak asla mümkün değildir. Mehmet Göncü ağabeyin alt yapısı sağlamdı. Yazdıkları kendi ürünüydü.

Güler yüzlü sevecendi. Kendine has üslubuyla espriler yapardı. Dostunu arar sorar vefasını her zaman gösterirdi.

Bir gün bana şöyle dedi: “İkbal bey neden bir dernek kurmuyorsun. Yazarlarla ilgili bir  boşluk var.” Doğrusu beni bu hususta uyarması ve öneride bulunması harekete geçmeme vesile oldu. Mehmet Ağabeyle bu konuyu istişare ederdim ve nihayet Medya Yazarlar Derneğini kurmaya karar verdim. Kendisi hemen  derneğe üye oldu ve hem de bana çok yardımcı oldu. Şimdi elim varmıyor rahmetlinin vefatı sebebiyle hanesine vefat etmiştir diye yazayım.

Ama hayat böyle işte… Mezar taşlarında boşuna yazılmamış bugün bana yarın sana diye.

Bir gün rahmetli bana sıhhat bakımından bazı problemler yaşadığından  “Galiba ben ihtiyar olmuşum.” Demişti. Aynı zamanda  Mehmet Ağabey, her zaman şık giyindiğinden kendisini baştan aşağıya süzdüm ve şöyle  dedim: Mehmet Ağabey “Şu galiba kelimesini kaldırsan olmaz mı?” Yüzüme manalı baktı ve gülümseyerek söylediğimi kabullendi. 

Rahmetli, galiba kelimesine epeyce güldü amma gülerken biraz da düşündü. Birçok sohbetlerde İkbal Bey “Galiba ihtiyar olmuşum” dememe karşılık Mehmet Ağabey şu galibayı bir kaldırsan dediğimi espri haline getirip bazı dostlarına bunu anlatırdı.

Daha güzel hizmet yapmamız için teşvikte bulunur, bilgisini gizlemez ve bizimle paylaşırdı.

Urfa’nın tek tek dağları hakkında  epeyce yazılar yazdı. Başka arkadaşlar da yazmışlardı. Bu dağların Milli Park olması için çok çaba gösterdi ve Bakanlık tarafından tek tek dağlarının Milli park olması için karar verildi. Bir gün birlikte tek tek dağlarına gitmiştik. Orada bulunan yetkililer, Mehmet Ağabeye çok saygı gösterdiler ve bu hizmette kendisinin de büyük emeği olduğunu ifade ettiler. Mehmet Ağabey, çok duygulandı ve gözlerinden yaşlar akmaya başladı.

Aslında Mehmet Ağabeyin yazdıklarını bir kitap haline getirmek lazım. Bunu da ancak varislerinden biri yapabilir.

Rahmetlinin amcası Kadir Göncü Suruç’ta komşumuz da 1950’li yıllardan beri Göncü ailesini tanımıştık.

Geride bıraktığı en büyük eseri birinci derecede çocukları olmakla beraber yazdıkları ve yaptığı hizmetlerle her zaman anılacak. Eğer yazmasaydı gizli bir hazine olarak kalacak ve birçok insanın haberi olmadan bu alemden göçüp gidecekti.

Bugün Urfa’da merhum Mehmet Ağabeyi seven ve takdir eden birçok insan var. İnşallah  ahirette güzel bir zahire olur.

Güle güle Mehmet ağabey! Yolun açık olsun ilahi huzurda inşallah buluşuruz. Şu gök kubbede güzel bir seda bıraktın. Allahın rahmeti seninle olsun.   


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.