Novada
  • 23.06.2015
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Beş Yüz Yataklı Hastanemiz

  Birkaç gün önce bir hastamı M.Akif İNAN hastanemize götürdüm.  Belinde bir problem vardı. Bundan iki ay evvel sırt üstü düşmesi sonucu ağrıları vardı. Hemen bir film çekildi. Kırık falan görünmüyordu. Sonra artan ağrılar sebebiyle aynı hastanede MR Filmi  çekildi belinde bir kırık tespit edildi.

              Genç bir doktor muayene etti. Yapılan tetkikler sonucu mutlaka ameliyat olması gerekiyordu. Beyin cerrahi uzmanı Yavuz Selim ERKOÇ   çok başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Ancak ameliyattan sonra solunumda bir problem oldu. Bir gün yoğun bakıma aldıktan sonra hasta normale döndü.

              Doktor Yavuz Selim ERKOÇ  kalp ve gögüs uzmanlarından gerekli bilgileri aldıktan sonra ameliyat yapmıştı. Her şey normal iken ameliyat sonrası bir anormallik doktoru biraz telaşlandırdı. Hastamız daha evvel elektrik çarpması, ve  beyin kanaması geçirmesi sebebiyle şüphesiz ki normal bir hasta değildi. Doktorun tedirginliğini görünce rahat olmasını söyledim. Daha evvel hastamızın normal olmadığını biliyorduk deyince doktor rahatladı. Yaptığım araştırmada bu doktorun çok ehliyetli biri olduğunu anlamıştım.

            Şüphesiz ki bu hastanemiz de tek kişilik odalar sadece  kalp ameliyatı  geçirenler için  yoğun bakıma alınmak  üzere  ayrılmıştı. İki veya üç kişilik odalarda hastaları tedavi etmekten başka imkân mevcut değildi. Çünkü bu hastane günümüz şartlarına göre yapılmamıştı.

           Bazı odalarda musluk ve sifon çalışmıyordu. Hastane yetkilileri durumun vahametinden haberdardı. Çünkü bazı insanlarımız muslukları kırıyor, hatta klozeti kullanmayı bile bilmiyorlardı. 

          Hastamız bayan olduğundan yanında bir başka bayan hasta yatıyordu. Akşam olunca en yedi veya on sekiz yaşlarında bir erkek hastamızın odasında yatan bayanın oğlu olduğunu ve annesine yardım etmek için kalacağını söyledi. Durumu nöbetçi hemşireye bildirdim. Böyle bir durum da hastamı götürmek zorunda kalacağımı bildirdim. Tatsız bazı  münakaşalar  olunca o genç oradan ayrılmak zorunda kaldı.  Hastamızın çektiği ızdırap yetmezmiş gibi böylesine olumsuz bir hadise yaşadım. Hastane yetkililerinin  bu tür olaylara meydan vermemesi için ilgilileri  bilgilendirdim.

         Bir Suriyeli iki haftaya yakın bir zamandan beri hastanede yiyip içip yatıyordu. Ameliyat olan hastaneler birkaç günde taburcu olurken bu  durumu  bildirmek üzere  Başhekimle görüşmek  istedim.  Ayrıca  yer yokluğundan bazı hastaların geri çevrildiğini öğrendim.  Başhekim ameliyatta olduğundan görüşemedim.  Hastane idaresinin  bu tür olayları dikkatle takip etmesi gerektiğini bazı yetkililere bildirdim.

Salonda bir genç iki yaşlı başlı hekimle tartışıyordu. Kulak misafiri oldum. Genç her iki hekime kendilerinde tepeden bakıldığını söylüyordu. Devreye girdim Genç kardeşim  benim de burada yatan hastam var,  doktorlarımız büyük bir özveri ile çalışıyorlar deyince  münakaşayı kesti ve çekip gitti. 

          Hastanenin misafirhanesi olduğu halde orada yatmayıp hastane önünde yataklarını serenlere ne demeli. 

                   Urfa ya gelen doktorların uzun süre burada kalmaları için hasta sahiplerinin dikkat etmesi lazım. Doktor da nihayetinde insandır Haksız suçlamalar onların aşk, şevk ve çalışma direncini kırar.  Kaybeden  başta  hastalarımız ve bizler  oluruz.

                      Uzman Dr. Yavuz Selim ERKOÇ”un gerek bize ve gerekse diğer hastalara yapmış olduğu   başarılı ameliyatlarından dolayı tebrik ediyor başarılarının devamını Allahtan niyaz ediyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.