Metrolife
  • 11.05.2015
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Bazı gecelerde sanki savaş var

       Bütün bir gün boyu çalışmışmış yorgun argın eve gelip bir an evvel istirahat etmek ve ertesi güne daha zinde olarak başlamak istiyorsunuz. Memur, esnaf, işçi, emekli, yaşlı, hasta,   yeni doğmuş bebek veya  çocuk yaşta olan elhasıl toplumun her kesimi çoğunlukla  geceleri evlerindedirler. Bazıları derin bir uykuya dalarken,  bazıları da uyumak üzeredir.

              Bazen  gece yarılarında çevrenizin  ve evinizin  sessizliğini  bozan  patlamalarla irkilirsiniz ve   karşılıklı bir ç atışmamı var diye kendinize sorarsınız. Bazı  çocuklar  bu dehşetli  patlamalar ın  sesinden  titreyerek  ve  ağlayarak  uyanır. Hastalar perişan olur. İstirahat etmek isteyenler uykularını kaybeder. Berbat bir gece yaşamanız ertesi gününüzü de etkiler ve belki de berbat olmasına zemin hazırlar. 

              Oysa duyduğumuz o müthiş patlama sesleri kendini bilmez bazı insanların güya eğlenmek adına yaptıkları bu  terbiyesizce  davranış  konuya komşuya ve topluma  karşı  saygı duymayanların vahşi bir  halidir.  Bazı düğünlerde  peş peşe bazı  atılan  havai fişekler  sebebiyle  kocaman bir mahallede patlama sesleri yankılanmaktadır.

             Bazen çarşıda, sokakta yürürsünüz bazıları televizyon, radyo veya başka cihazların sesini sonuna kadar açar, Kulaklarınızı kapamak istersiniz.  Eğer bir ikazda bulunsanız sana ne kardeşim demokrasi ve hürriyet yok mudur derler.

           Hele şu seçim günlerinde bile neler yaşıyoruz.  Liderler çıkıp televizyonlarda halka hitap edebilirler.  Siyasi partiler ve adaylar tarafın dan  ses cihazları vasıtalara takılmış sonuna kadar açtıkları hoparlörlerin çıkardığı gürültüler değil kulaklarımızı hatta  beynimizi bile rahatsız etmektedir Ses kirliliği şehirlerimizi adeta esir alıyor. Günümüz de  halkı  rahatsız etmeden siyasi partiler propagandalarını yapabilirler ve her eve girecek teknik imkânlar mevcuttur.  Sokaklarda bile artık rahat dolaşamayacağımız gürültüler bizleri son derece rahatsız etmektedir. Sanki gürültü yapmak onların  tabii  hakkı  imiş  gibi rahat davranıyorlar.

        Hani demokrasi ve insan hakları vardı.  Hani kimsenin  kimseyi rahatsız   etmemesi gerekirdi. Başkasının hürriyetini ihlal etmemek medeniyetti.

          Başkasından zarar görmemeyi bekleyenler, başkalarına da zarar vermemelidir. Hukuku sadece devletler uygulamaz. İnsanların da  kendi  aralarında  uygulayacağı  bir çok  hukuk  alanı  vardır.  

         Tekniği kullanıyoruz ama  insani , ahlaki  ve hukuki  medeniyetten bir çokları  yoksun bulunuyor.  Oysa ahlak en muhteşem bir medeniyettir. Hatta medeniyetin gerçek kaynağıdır.

         İslam hürriyeti şöyle tarif eder, Ne kendine ne başkasına nede kâinattaki zerrata zarar vermeden İlahi fermana göre hareket etmektir.

 

          Onun için diyoruz ki  başta Emniyet Müdürlüğü  ve diğer yetkililerden bilhassa  gece yapılan düğünlerde sorumsuzca patlatılan  havai fişeklerin yasaklanmasını istemek en tabii hakkımızdır. Başkalarının hakkına tecavüz etmek en hafifinden insani bir suçtur.   Artık bu gibi ilkel anlayışların berteraf edilmesi ve hatta gelin alayında  çalınan kornaların bile yasaklanması gerekiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.